Ana içeriğe geç
Sözlük

suyunu ile cümle

suyunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.Az utóbbi 50 évben a rend tagjainak mintegy 50%-át vesztette el.
Son yıllarda yaşanan kuraklık bu derenin suyunun kesilmesine neden olmuştur.Az utóbbi évtizedekben a szárazság a forrás kiapadásához vezetett.
Badenli Louis komutasındaki ordu 14 Ekimde şehri işgal etti, kaleyi kuşattı ve suyunu kesti.Badeni Lajos őrgróf hadserege október 14-én elfoglalta a várost és lerombolta a várba vezető vízvezetéket.
Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümünü karşılamaktadır.A gyár a város területének jelentős részét foglalja el.
Orta Doğu ülkeleri deniz suyunu arıtıp kullanmaktadır, bu pahalı bir yöntemdir.A tengervíz sótalanítása, ihatóvá tétele drága művelet.
Bu meyve suyunu iç.Idd ki ezt a gyümölcslét.
Hayat suyunu aramaya devam eder.Ruokansa se etsii vedestä.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Maailman vesistä vain noin 3 % on makeaa vettä.
Lütfen içme suyunun saf olduğundan emin ol.Varmista, että juomavesi on puhdasta.
Deniz suyunun ortalama yoğunluğu su yüzeyinde 1.025 g/ml (1025 kg/m³)'dir.Η μέση πυκνότητα του θαλάσσιου νερού στην επιφάνεια της θάλασσας είναι 1,025 gr/cm3.
İçme suyunun lezzetli olduğu bilinmektedir.Η γεύση τους είναι ήπια καυστική.
Karadeniz'in suyunun % 90'ı anaerobiktir ve hidrojensülfid (H2S) içermektedir.Η δεσμική γωνία C-Se-H προσεγγίζει τις 90°, όπως συμβαίνει και στο υδροσελήνιο (H2S).
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Το pH του θαλάσσιου νερού κυμαίνεται από 7,5 μέχρι 8,4, είναι δηλαδή ελαφρώς αλκαλικό.
2 derenin içinden geçtiği mahallenin dereleri suyunu yitirmiştir.Δεν πέρασε όμως ανάμεσα από τους δύο κάβους που οδηγούν στο εσωτερικό του λιμναίου.
Maden suyunu sevmem.Δε μου αρέσει το μεταλλικό νερό.
Maden suyunu severim.Μου αρέσει το μεταλλικό νερό.
Şanghay, içme suyunun çoğunu Huangpu'dan alır, bu nedenle bu metropol için önemli bir role sahiptir.Shanghai får det meste af sit drikkevand fra Huangpu og floden er derfor meget vigtig for byen.
Kentin içme suyunun büyük bir kısmı Ülemiste Gölü'nden karşılanır.En del af byens drikkevand stammer fra søen.
Hesaplamalar sonucu anlaşılmıştır ki, kuyunun deniz suyunun seviyesi ile hiçbir ilgisi yoktur.Det er dog væsentligt at bemærke, at vægtprocenter ikke kan sættes lig med rumfangsprocenter.
Suyunun bağırsaklara iyi geldiği söylenir, ama artık kullanılmamaktadır.Det var på tide at trække en streg i sandet og sige, at nu går den ikke mere.
(Bir nehrin suyunun kara olması, çamurlu, kahverengi olması anlamındadır.)Ved lite vann kan elven gå tørr, og elveleiet blir helt tørt (Versickerungen).
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Sjøvannets pH er begrenset til intervallet mellom 7,5 og 8,4.
Dünyadaki içme suyunun yaklaşık %20'si buradadır.20% av konjakken stammer herfra.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Sabuk asteroid juga memiliki komet sabuk utama yang mungkin merupakan sumber air bumi.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.Mereka mencurahkan air dingin dalam bejana bagimu.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.Namun sinyal pada ELF bisa menembus lebih dalam.
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.Lantas, apabila ia mendapatkan mangsanya, air yang telah ia teguk dimuntahkan.
Hayat suyunu aramaya devam eder.Ia hendak mencari sumber air.
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.Kami ingin pergi dari sini, sebab semakin mengeringlah air di danau.
Kentin içme suyunun büyük bir kısmı Ülemiste Gölü'nden karşılanır.Banyak orang yang tinggal di daerah ini mengambil air minum langsung dari danau Vättern.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.Tuy nhiên những tín hiệu trong dải tần số ELF lại có thể xuyên sâu vào nước biển.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Karakulak Suyunun tamirini kararlaştırdı.Ví dụ, hội đồng thành phố đang cân nhắc xây dựng nhà máy xử lý nước thải.
Ölümsüzlük suyunu içtiği söylenir.Ông uống rượu say bất tỉnh.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Do đệm hóa học, độ pH của nước biển bị giới hạn trong khoảng 7,5 tới 8,4.
Ocağa koyduğunuz suyunuz kaynayınca tuzunu ekleyin.貴水 蒼(たかみ そう) 中等部剣待生を参照。
Nun'ın suyunu, Ra'nın emri ile yeniden getirmişlerdir.樹徒(きと) 自称・レインの生まれ変わり。
Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır.オープンソースの思想からオープンコンテントの思想が生まれたと言える。
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.水を加えると白濁する(ウーゾ効果)。
Çökme şiddetli yağmur suyunun artırdı.祈雨に霊験があるとされる。
Yeniden yapılan ahşap çark Kent Park'ta Çark Suyunun yanına yerleştirilmiştir.また復元楽器が、首里城公園で展示。
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.この土砂により、湖の水位が上がった。
Key lime suyunun rengi, düzenli limon suyunun aksine, bir soluk sarıdır.キーライムの果汁は、通常のライム果汁と異なり、淡黄色である。
Ahali bu pınar suyunun sağlığa çok yararlı olup körlüğü iyileştireceğine inanmaktadırlar.牠們是相當優秀的游泳者,也會以水中為活動根據地,必要時更能於水中潛伏一段時間。
Köy içerisinde şebeke suyunun yanında köy pınarlarında da içimi hoş içme suları akmaktadır.天涯海角水雲宽,人在吴头楚尾间。
Köy içme suyunu dağlardan gelen kaynak sularından temin etmektedir yerelnet天下第十泉: 庐山龙池山顶水。
Banyo: Banyo suyunuzun içine 10-15 damla kadar yağ damlatınız.豬肚清洗後放入沸水煮約五至十分鐘後撈起備用。
Havasının ve suyunun latifliği ile meşhurdu.对空气和水敏感。
Tuz Gölü'nün suyunun içinde tuz oranı çok yüksektir.由於鹽含量高,因此高鹽湖泊的水面浮力很高。
Bazen kendi suyunun veya bir şerbetin içinde servis edilir.종종 각 동륜군 위에 연료와 물이 탑재되기도 함.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.지난 30년간 개체수의 30% 이상이 사라진 것으로 생각된다.
Hayat suyunu aramaya devam eder.לנסות בכנות למצוא מים.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.האוכלוסייה פחתה ב-50% בשלוש השנים האחרונות.
Evinde akvaryum bulunduranlar genellikle yerel su şebekesinden aldıkları musluk suyunu kullanır.אקווריומים ביתיים משתמשים בדרך כלל במי ברז המסופקים דרך רשת אספקת המים המקומית שלהם.
Reçelden daha çok kaynatılır ve suyunu daha çok çeker.Така, продуктът набъбва още повече, и поема водата.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.Изстудена, сгъстената мъст връщах във виното.
Son yıllarda yaşanan kuraklık bu derenin suyunun kesilmesine neden olmuştur.Отрицателният воден баланс в последните години е причина нивото на езерото да намалява.
Göl, suyunun şeffaflığı ve balık bolluğu ile bilinmektedir.Езерото е известно с изобилието си от риба.
Mahallede içme suyu sorunu olmamakla birlikte; içme suyunun oldukça kireçli olması bir dezavantajdır.В някои райони, в които дори няма чиста питейна вода, положението е още по-критично.
Şehir kullanım suyunun önemli bir bölümünü karşılamaktadır.Общината разполага с голям воден ресурс.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Морската вода е слабо алкална, като pH варира в границите от 7,5 до 8,4.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod