Ana içeriğe geç
Sözlük

suyunu ile cümle

suyunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
(Nihayet) "Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!" denildi.Then it was said: "O earth, swallow back your water; and, O sky, desist."
Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,He brought out its water and its pastures from it,
Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes!Then it was said: "O earth, swallow back your water; and, O sky, desist."
"Yahut, bağının suyu yerin dibine çekilir de bir daha suyunu çıkarıp bağını sulayamazsın."Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it."
Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.He brought out its water and its pastures from it,
Ve denildi ki: "Ey toprak suyunu yut, ey gök sen de tut."Then it was said: "O earth, swallow back your water; and, O sky, desist."
Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut! denildi. Su azaldı, iş bitirildi.And it was said, 'Earth, swallow thy waters; and, heaven, abate!'
De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akar su getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
De ki: "Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
Şunu da söyle: "Bir sabah suyunuz çekiliverse, kim getirecek fışkırıp akan bir su size?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akarsu getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
De ki, "Hiç düşündünüz mü ki: suyunuz çekilse, size kim temiz bir su getirebilir?Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut."Swallow up your water, and O sky!
(Nihayet) "Ey yer suyunu yut!And it was said: "O earth!
Ve ey gök (suyunu) tut!" denildi.Swallow up your water, and O sky! Withhold (your rain)."
Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut!And it was said: "O earth!
Ey gökyüzü sen de suyunu kes!Swallow up your water, and O sky!
Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi.Swallow up your water'; and: 'Heaven!
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Ve su çekidi.Heaven, cease' The water subsided and the matter was accomplished.
Balık tutmak yasaklandı ve yerel halka nehir suyunu kullanmamaları söylendi.Fishing has been banned and local residents have been told not to use river water.
Yeraltı suyunun arsenik ile kirlenmesi, dünyadaki milyonlarca insanı etkileyen bir sorundur.Arsenic contamination of groundwater is a problem that affects millions of people across the world.
Yüzünün alt yarısını yükselen deniz suyunun altındaki gibi gösterirken. [3]It portrays the bottom half of her face as if under rising sea water.[27]
Develer çölün tuzlu suyunu içmeye adapte olmuşlardır.[2]The camels have adapted to drinking the salt water of the desert.[2]
Güvenli içme suyunun olmaması, şarabın tıpta popüler olmasının bir nedeni olabilir.The lack of safe drinking water may have been one reason for wine's popularity in medicine.
Yeraltı suyunun serbest su seviyesinin altındaki boşluk suyu basınçları piezometreler ile ölçülür.Pore water pressures below the phreatic level of the groundwater are measured with piezometers.
Tiran'ın içme suyunun çoğu bu baraj gölünden temin edilmektedir.[1]It provides most of the drinking water for Tirana.[1]
Barajın rezervuarı kışın doluyor, yazın suyunu tüketiyordu.[1]The dam's reservoir was filled in the winter and expended its water during the summer.[1]
Ancak Anu, Adapa'dan etkilenir ve ona (ebedi) yaşamın yiyecek ve suyunu sunar.Anu, however, is impressed with Adapa and instead offers him the food and water of (eternal) life.
Modern Japonya'da Hokuto-cho yerlileri taze mineral suyunu tatlıyla birkeştirmeye başladılar.In modern Japan, locals in Hokuto-cho began incorporating fresh mineral water into the dessert.
Hidro-güç, nehirlerden ve akarsulardan kaynaklanan yüzey suyunun enerji üretimine zorlanmasıdır. [2]Hydropower is the forcing of surface water sourced from rivers and streams to produce energy.[4]
Deniz suyunun varlığı tüm deniz habitatları için ortaktır.The presence of seawater is common to all marine habitats.
Ohio EPA ayrıca içme suyunun (farklı su yollarından elde edilen) güvenli olduğunu bildirdi.The Ohio EPA also reported that drinking water (sourced from different waterways) was safe.
Ölümsüzlük suyunu içtiği söylenir.Der Trank der Unsterblichkeit.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.So behielt das Wasser auf dem Weg nach Köln seine angenehme Kühle.
Yaklaşık 400 °C sıcaklıktaki fırında kolemanit kristal suyunu kaybeder.Bei 200 °C verliert dieses sein Kristallwasser.
Pindar kaynak suyunu bal kadar tatlı olarak nitelendirmiştir. (bölüm 198 B4).Der Basalrand der Flügeldecken ist als fein gekerbte Leiste ausgebildet (Abb. 8).
Hayat suyunu aramaya devam eder.Auf der Suche nach den Wassern des Lebens.
İnsanlar çeşmenin suyunun kirli olmasından acı çekiyorlar.Les gens souffrent de la contamination de l'eau du robinet.
Mukhamedkhan'ın ötesinde, Murgap suyunun küçük bir kısmı sulama için kullanılır.Au-delà de Mukhamedkhan, une petite partie de l'eau du Murghab est utilisée pour l'irrigation.
Göl suyunun yüzey sıcaklığı yazın ortalama 24 santigrat derecedir.La température de l’eau en surface est d’environ 24 °C en été.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.Ces cinquante dernières années, elle a ainsi perdu le tiers de sa superficie.
Köyün en önemli özelliği, içme suyunun guzel olmasıdır.La principale boisson du village est le vin de palme.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.La ceinture contient également des comètes d'où pourrait provenir l'eau terrestre.
Deri, suyunun % 55-65'ini kaybeder.En moyenne la resténose est diminuée de 55 à 65 %.
Bazı tariflere göre et kendi suyunda pişirilir ve suyunu erken çekerse beyaz şarap eklenir.L'un des eux est chargé de lui apporter de la nourriture et du vin pendant qu'il tiendra l'autre en otage.
Çok tuzlu olduğu için deniz suyunu içemezsin.No puedes beber agua del mar porque es demasiado salada.
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.Este aparato hizo posible transformar el agua de mar en agua potable con facilidad.
Birkaç portakalın suyunu sıktı.Ella exprimió el jugo de varias naranjas.
Onun bu meyve suyunu içmesine izin verme.No dejes que se beba este zumo.
Bu portakal suyunu sen mi içtin?Vos tomaste este zumo de naranja?
Meyve suyunu iç.Bébete tu zumo.
Nehir suyunun 50-55% kadarı eriyen kar sularından oluşmaktadır.Alrededor del 50-55% del caudal del río proviene de la nieve derretida.
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut.”Ve su çekildi.Satura la tierra y el cielo con la gordura, y haz que las vacas tengan bebida abundante.
Hayat suyunu aramaya devam eder.“La búsqueda del agua.
Halaç Köyü Elma deresi suyunun verimli kılınması girişimlerinde de bulundu.Anteriormente la pila que se encuentra en el parque servía para abastecer de agua a la Hacienda Grande.
Genellikle betonun suyunun buharlaşması sonucu sertleştiği zannedilir.Suele ser típico ir a coger siempre agua del caño.
Araştırmalara göre, Mısırlılar Nil deltasında deniz suyunu buharlaştırarak tuz üretiyorlardı.Se promovió que los colonos pudiesen elaborar su propia sal mediante la ebullición del agua marina.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.El agua potable de esos estanques se considera curativa.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod