İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.Εφόσον γνωρίζετε πώς είναι το νερό, τότε μπορείτε να καταλάβετε.
İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.Если вы знаете, что представляет из себя вода, тогда вы сможете это почувствовать.
İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.Относно тази, ако знаете какво представлява водата, тогава можете да изпитате това.
İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.Це, доки ви знаєте, на що схожа вода ви можете відчути це.
İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.طالما انك تعلم نوعية المياه التي تحويها والتي تستشعر لذتها
İşte bu, suyun nasıl olduğunu hatırladığınız sürece bunu hissedebilirsiniz.美しさを感じられます これが美しいのは
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aceea e apa ta, care ajută la formarea norului, care devine ploaie şi hrăneşte plantele şi animalele."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aj tvoja voda pomáha vytvoriť oblak, z ktorého padá dážď, ktorý živí rastliny a tie sú potravou pre zvieratá."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.C'est l'eau qui aide à faire le nuage que devient la pluie qui nourrit les plantes, qui nourrit les animaux. "
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Det er dit vand der hjælper med at lave skyen der bliver den regn der fodrer planterne der fodrer dyrene."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Es ist auch dein Wasser, das eine Wolke bildet, zu Regen wird, die Pflanzen nährt, und die Tiere nährt."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Itu adalah airmu yang membantu membentuk awan yang menjadi hujan yang memberi makan tanaman dan binatang."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.저건 구름을 만들 수 있게해주는 너의 물이고, 그 물은 비가 되고,그 비는 식물을 먹이고 그 식물은 동물에게 식량이 되지."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."que se torna a chuva, que alimenta as plantas "que alimenta os animais."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To je tvoja voda, ki pomaga ustvariti oblak, ki postane dež, ki hrani rastline, ki hranijo živali."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To twoja woda pomaga tworzyć chmury, z których powstaje deszcz, który żywi rośliny i zwierzęta".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Це твоя вода допомагає формувати хмари, що стають дощем, який живить рослини і тварин".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Это вода из тебя помогает сделать облако, которое становится дождём, что кормит растения и кормит животных".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.אלו המים שלך שעוזרים ליצור את העננים והעננים הופכים לגשם שמרווה את הצמחים שמאכילים את החיות.
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.هذه مياهك التي تساعد علي تكوين السحب والذي يصبح مطرا تعيش عليه النباتات والذي بدوره يكون طعاما للحيوانات."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.嗰嚿就係由你汗水形成嘅雲, 將來化成雨來灌溉植物,同養動物。」
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."雲は雨になって 植物を育み" "その植物を食べて 動物は生きているんだ" 私はずっと自然を 追い続けてきました
İttirdiğimiz bu suyun bir yere gitmesi gerek. -Vi ved også at væsken må flytte sig et sted hen. Hvad ved vi om væsker?
İttirdiğimiz bu suyun bir yere gitmesi gerek. -Voilà sa position initiale, et voilà sa position finale.
İttirdiğimiz bu suyun bir yere gitmesi gerek. -Знаем също така, че течността трябва да отиде някъде. Какво знаем за течностите?
İttirdiğimiz bu suyun bir yere gitmesi gerek. -אנו יודעים שהנוזל הזה "הלך" לאנשהו. מה אנו יודעים על נוזלים?
İttirdiğimiz bu suyun bir yere gitmesi gerek. -ونعلم ايضا ان هذا السائل يجب ان يذهب لمكان اخر حيث ماذا نعرف عن السوائل ؟
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Ahhh, de ce oare sucul de portocale are un gust atat de neplacut dupa ce te speli pe dinti.
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Ble, czemu sok pomarańczowy jest tak paskudny po szczotkowaniu zębów?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Ehy, perché il succo d'arancia ha un gusto così cattivo dopo che ti sei lavato i denti?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Eo, sao sau khi mình đánh răng rồi uống nước cam Nó nếm dở tệ thế nhỉ
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?으, 대체 왜 이를 닦은 다음에 오렌지 쥬스를 마시면 맛이 나쁠까요?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Porque é que o sumo de laranja tem um gosto tão mau depois de lavarmos os dentes?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?¿Por qué sabe tan mal el zumo de naranja después de cepillarse los dientes?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Pourquoi le jus d'orange a-t-il si mauvais goût après qu'on se soit brossé les dents?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Warum schmeckt Orangensaft so schlecht, wenn man zuvor Zähne geputzt hat?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Брр, почему после чистки зубов апельсиновый сок так ужасен на вкус?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?Пфу, защо портокаловият сок има толкова гаден вкус след като си си измил зъбите?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?למה יש למיץ תפוזים טעם כל כך דוחה אחרי שמצחצחים את השיניים?
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?لماذا يكون طعم عصير البرتقال سيء للغاية بعد أن تفرّش أسنانك؟
Iyy, neden diş fırçaladıktan sonra portakal suyunun tadı kötü geliyor?そのわけを探るためにも、人間の舌について詳しく見てみましょう。
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.A Judy viděla jak ničí její krajinu a otravují její vodu.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.E Judy ha visto il suo paesaggio che veniva distrutto e la sua acqua avvelenata.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Et Judy a vu son paysage détruit et son eau empoisonnée.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Iar Judy a văzut cum peisajul ei era distrus și apa ei otrăvită.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Judy zag haar landschap verwoest en haar water vergiftigd.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Judy zobaczyła zniszczony krajobraz i zatrutą wodę.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.주디씨는 그녀 주변 환경이 파괴되고 물이 오염되는 것을 보았죠.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.-no sólo a los mineros, sino a todos. Y Judy vio la destrucción de su paisaje y su agua envenenada.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Och Judy såg hur hennes landskap blev förstört och hur hennes vatten förgiftades.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Und Judy musste zusehen, wie ihr Land zerstört und ihr Wasser vergiftet wurde.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Và Judy nhận thấy những vẻ đẹp của quê hương cô đang bị phá hủy nguồn nước bị nhiễm độc.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.Και η Τζούντι είδε το τοπίο της να καταστρέφεται και το νερό της να ρυπαίνεται.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.И Джуди видела, как разрушается пейзаж вокруг, как отравляется вода.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.И Джуди видя как нейния ландшафт бе унищожен и нейната вода отровена.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.אחרי כמה שעות בלבד-- לא רק לכורים, אלא לכולם. וג'ודי ראתה כיצד הנוף שלה נהרס
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.ورأت جودي مناظرها الطبيعية يجري تدميرها ومائها يسمم.
Judy manzarasının yok edildiğini... ve suyunun zehirlendiğini gördü.水が汚されるのを目の当たりにしました 山が空っぽになると
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Disse-lhe a mulher: Senhor, tu não tens com que tirá-la, e o poço é fundo; donde, pois, tens essa água viva?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?I dí jemu žena: Pane, aniž máš, čím bys navážil, a studnice jest hluboká. Odkudž tedy máš tu vodu živou?