Ana içeriğe geç
Sözlük

suyun ile cümle

suyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Kata wanita itu, "Tuan tidak punya timba, dan sumur ini dalam sekali. Dari mana Tuan mendapat air hidup
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?여자가 가로되 주여 물 길을 그릇도 없고 이 우물은 깊은데 어디서 이 생수를 얻겠삽나이까
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?La mujer le dijo: --Señor, no tienes con qué sacar, y el pozo es hondo. ¿De dónde, pues, tienes el agua viva
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?"Maar Here", zei zij. "U hebt geen kruik en de put is diep. Waar haalt U dat levende water dan vandaan?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Monda néki az asszony: Uram, nincs mivel merítened, és a kút mély: hol vennéd tehát az élõ vizet?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Người đờn bà thưa : Hỡi_Chúa , Chúa không có gì mà múc , và giếng thì sâu , vậy bởi đâu có nước sống ấy ?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Người đờn bà thưa: Hỡi Chúa, Chúa không có gì mà múc, và giếng thì sâu, vậy bởi đâu có nước sống ấy?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Reče mu žena: Gospod, saj še zajeti nimaš s čim, in vodnjak je globok: odkod imaš torej živo vodo?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Žena mu povedala: Pane, veď nemáš ani vedra nabrať vody, a studňa je hlboká, odkiaľ máš tedy tú živú vodu?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Λεγει προς αυτον η γυνη Κυριε, ουτε αντλημα εχεις, και το φρεαρ ειναι βαθυ ποθεν λοιπον εχεις το υδωρ το ζων;
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Женщина говорит Ему: господин! тебе и почерпнуть нечем, а колодезь глубок; откуда же у тебя вода живая?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?Каже Йому жінка: Добродїю, і черпака не маєш, і колодязь глибокий; звідкіля ж маєш воду живу?
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?ותאמר אליו האשה אדני הן אין לך כלי לשאב בו והבאר עמקה ומאין לך אפוא מים חיים׃
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?قالت له المرأة يا سيد لا دلو لك والبئر عميقة. فمن اين لك الماء الحي.
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?婦 人 說 、 先 生 沒 有 打 水 的 器 具 、 井 又 深 、 你 從 那 裡 得 活 水 呢
Kadın, ‹‹Efendim›› dedi, ‹‹Su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin, yaşam suyunu nereden bulacaksın?婦人說 、 先生 沒 有 打水 的 器具 、 井 又 深 、 你 從那裡 得 活水 呢
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.E le donne non dovrebbero spendere quattro ore al giorno per cercarla, o vedere i propri figli morire.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Iar nicio femeie nu ar trebui să petreacă 4 ore pe zi căutând apă, sau vazându-și copiii cum mor.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.여성이 물을 구하기 위해 네시간씩을 기다려서는 안됩니다 그렇지 않으면 아이들이 죽어가는 것을 보면서 말입니다
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Kobiety nie powinny szukać jej całymi dniami patrzeć, jak dzieci umierają.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Y las mujeres no tendrían que pasarse cuatro horas al día yendo a buscarla o viendo cómo mueren sus hijos.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Και γυναίκες δεν θα έπρεπε να περνούν ώρες για να το ψάχνουν, ή να βλέπουν τα παιδιά να πεθαίνουν.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Женщины не должны проводить по четыре часа в день в её поисках или смотреть, как умирают их дети.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.И жените не трябва да прекарват по четири часа на ден в търсенето й, или да гледат децата им да умират.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.סיבת המוות הראשונה בקרב אנשים בכוכב הלכת הזה היא מים מזוהמים. תלוי במספרים של מי אתם מאמינים,
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.ولا ينبغي للنساء قضاء أربع ساعات يوميا في البحث عنه، أو مشاهدة أطفالهم يموتون.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.子供が死ぬのを見せてはいけません 我々はこれと真空圧縮蒸留器の 組み合わせに成功しました
Kafamı sudan çıkarmadım. Orada öyle suyun üstünde yüzüp kalbimin durmasını bekledim. Sadece bunu bekledim.Но я не вынимал головы — я просто плавал по поверхности и ждал, пока сердце не остановится, просто ждал
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.Afval in alle soorten en maten reist tegenwoordig over de hele wereld.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.Európában számos jogszabály van hatályban a veszélyes és problémás hulladék szállításáról.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.Europa dispune de o legislaţie privind transportul deşeurilor periculoase şi problematice.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.Európa má zavedený súbor právnych predpisov týkajúcich sa prepravy nebezpečného a problematického odpadu.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.Po świecie „podróżują” odpady wszelkiego rodzaju.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.raportoinnissa käytetään osin moniselitteisiä koodeja.
kalmasının artmasının yanı sıra gıda, toprak, yeraltı ve yüzey suyunun kirlenmesiyle sonuçlanmaktadır.което се стига да повишено излагане на хората както и до заразяване на храни, почвата и повърхностните води.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Akési rozšírenie verejnej sféry do vody.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Een voortzetting van de publieke ruimte, het water in.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Kiểu như nối tiếp vương quốc công cộng đến với sông nước.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.공공 공간을 물안까지 확장한 것이지요.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Úgymond belevezettük a közteret a vízbe.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Una continuación del espacio público dentro del agua.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Una specie di continuazione del regno pubblico dentro l'acqua
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Un fel de continuare a accesului public la apă.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Ένα είδος επέκτασης του δημόσιου χώρου μέσα στο νερό.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Един вид, продължение на публичното пространство във водата.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.Общественная деятельность как бы продолжается в воду.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.סוג של המשך של המרחב הציבורי אל תוך המים.
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.نوع من تواصل الملكية العامة وصولاَ للمياه
Kamusal alanın suyun içine doğru devam etmesi gibi.万博では 国家資金による多くの
Karadeniz'e ya da bazı göllere gittiğinizde suyun kendisini mor renge çevirdiğini görürsünüz.여러분들이 흑해나 몇몇 호수에 가서 들여다 보시면, 물이 보라색으로 변한걸 찾을 수 있습니다.
Karadeniz'e ya da bazı göllere gittiğinizde suyun kendisini mor renge çevirdiğini görürsünüz.עליכם רק ללכת לים השחור ועוד כמה מקומות -- כמה אגמים -- ולצלול למטה, ותמצאו שם מים סגולים.
Karadeniz'e ya da bazı göllere gittiğinizde suyun kendisini mor renge çevirdiğini görürsünüz.水面が紫色に染まるのを見られます 紫色になるのは 日光と硫化水素を栄養源とする
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.Eles usam água aquecida por carvão.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.Folosesc apa de izvor încălzită cu lemne de foc.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.Ils utilisent l'eau d'une source, chauffée au feu de bois.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.-Podtalnico ogrevajo z lesom.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.Χρησιμοποιούν υπόγεια ύδατα που θερμαίνονται με καυσόξυλα.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.Грунтовая вода, дровяной обогрев.
Kaynak suyunu odun ateşiyle ısıtıyorlar.إنهم يستخدمون المياه الجوفية التي يتم تسخينها بالحطب المشتعل
Kuşkusuz, suyun fiyatlandırması su tüketim alışkanlıklarını etkilemeninAby zapewnić sobie słodką wodę, kraje regionu Morza Śródziemnego w coraz większym stopniu korzystają z
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod