İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Tôi dùng năm phút đầu dưới nước cố gắng làm chậm nhịp tim trong tuyệt vọng.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Πέρασα τα πρώτα πέντε λεπτά κάτω από το νερό προσπαθώντας απεγνωσμένα να μειώσω τους παλμούς μου.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Первые пять минут под водой я отчаянно пытался снизить пульс.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Първите 5 минути под вода прекарах, отчаяно опитвайки се да намаля сърдечния си ритъм.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.בזבזתי את החמש דקות הראשונות מתחת למים בנסיון נואש להאט את קצב פעילות הלב
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.وقد قضيت الخمس دقائق الأولى محاولاً بكل جهد أن أخفف من معدل النبضات
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.必死に心拍数を下げようとしました じっとして"心拍数を下げなければ
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Du människobarn, ät nu ditt bröd med bävan, och drick ditt vatten darrande och med oro.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Du Menschenkind, du sollst dein Brot essen mit Beben und dein Wasser trinken mit Zittern und Sorgen.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Embernek fia! kenyeredet rettegéssel egyed, és vizedet reszketéssel és félelemmel igyad.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.«Figlio dell'uomo, mangia il pane con paura e bevi l'acqua con trepidazione e con angoscia
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Filho do homem, come o teu pão com tremor, e bebe a tua água com estremecimento e com receio.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Fils de l`homme, tu mangeras ton pain avec tremblement, Tu boiras ton eau avec inquiétude et angoisse.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.,,Fiul omului, îţi vei mînca pînea tremurînd, şi îţi vei bea apa cu nelinişte şi groază.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç."Hai manusia fana, gemetarlah pada waktu engkau makan, dan menggigillah ketakutan pada waktu engkau minum
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Hỡi con người, ngươi khá ăn bánh trong sự kinh khủng, uống nước với sự run rẩy và sợ hãi.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Hỡi con_người , ngươi khá ăn bánh trong sự kinh_khủng , uống nước với sự run_rẩy và sợ_hãi .
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç."Ihmislapsi, syö leipäsi vavisten, juo vetesi väristen ja huolenalaisena
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.인자야 너는 떨면서 네 식물을 먹고 놀라고 근심하면서 네 물을 마시며
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Menneskesønn! Ditt brød skal du ete skjelvende, og ditt vann skal du drikke bevende og med frykt.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Menneskesøn, spis Brød i Angst og drik Vand i Frygt og Bæven;
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç."Mensenzoon, beef wanneer u uw maaltijden eet, laat uw angst zien wanneer u water drinkt.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç."Oh hijo de hombre, come tu pan con temblor y bebe tu agua con estremecimiento y angustia
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Sin človečji, jej kruh z drgetom in pij vodo s trepetom in strahom!
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Synu člověčí, chléb svůj s strachem jez, a vodu svou s třesením a s zámutkem pí,
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Synu človeka, svoj chlieb budeš jesť s chvením a svoju vodu budeš piť s trasením a so starosťou.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Synu człowieczy! chleb swój z strachem jedz i wodę twoję ze drżeniem i z smutkiem pij,
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Υιε ανθρωπου, φαγε τον αρτον σου μετα τρομου και πιε το υδωρ σου μετα φρικης και αγωνιας.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.Сине човешки, яж хляба си с трепет, И пий водата си с треперене и икономично.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.сын человеческий! хлеб твой ешь с трепетом, и воду твою пей с дрожанием и печалью.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.בן אדם לחמך ברעש תאכל ומימיך ברגזה ובדאגה תשתה׃
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.يا ابن آدم كل خبزك بارتعاش واشرب ماءك بارتعاد وغمّ.
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.人 子 阿 、 你 喫 飯 必 膽 戰 、 喝 水 必 惶 惶 憂 慮
‹‹İnsanoğlu, yiyeceğini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.人子 阿 、 你 喫飯 必 膽戰 、 喝水 必 惶惶憂慮
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››A ryby, ktoré sú v rieke, pomrú, a rieka sa zosmradí, a bude sa hnusiť Egypťanom piť vodu z rieky.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Cá dưới sông sẽ chết , và sông sẽ hôi thúi đi ; người Ê - díp-tô uống nước sông lấy_làm ghê_gớm .
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Cá dưới sông sẽ chết, và sông sẽ hôi thúi đi; người Ê-díp-tô uống nước sông lấy làm ghê gớm.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››E os peixes que estão no rio morrerão, e o rio cheirará mal; e os egípcios terão nojo de beber da água do rio.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Fiskene i Nilen skal dø, og Nilen skal stinke, og Ægypterne skal væmmes ved at drikke Vand fra Nilen."
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ikan-ikan akan mati, dan sungai ini akan berbau busuk, sehingga bangsa Mesir tak bisa minum airnya.'
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ja kalat virrassa kuolevat, ja virta rupeaa haisemaan, niin että egyptiläisiä inhottaa juoda vettä virrasta.`"
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››하수의 고기가 죽고 그 물에서는 악취가 나리니 애굽 사람들이 그 물 마시기를 싫어하리라 하라
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Los peces que hay en el Nilo morirán. El Nilo apestará, y los egipcios tendrán asco de beber agua del Nilo.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››og fiskene i elven skal dø, og elven skal lukte ille, så egypterne skal vemmes ved å drikke vannet.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Peştii din rîu vor pieri, rîul se va împuţi, aşa că le va fi greaţă Egiptenilor să bea din apa rîului.``
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ribe pa, ki so v reki, poginejo, in reka se usmradi, in gnusilo se bo Egipčanom piti vodo iz reke.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››и рыба в реке умрет, и река воссмердит, и Египтянам омерзительно будет пить воду из реки.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Рибите, които са в реката ще измрат, и реката ще се усмърди та египтяните ще се гнусят да пият вода от реката.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››והדגה אשר ביאר תמות ובאש היאר ונלאו מצרים לשתות מים מן היאר׃
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››ويموت السمك الذي في النهر وينتن النهر. فيعاف المصريون ان يشربوا ماء النهر
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››河 裡 的 魚 必 死 、 河 也 要 腥 臭 、 埃 及 人 就 要 厭 惡 喫 這 河 裡 的 水
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››河裡 的 魚必死 、 河 也 要 腥臭 、 埃及人 就要 厭惡喫這 河裡 的 水
İronik bir suyun ne kadar süre kesileceğini söylüyorlar – biz de plan yapabiliyoruz.L'ironie d'un excès de pompage.
İronik bir suyun ne kadar süre kesileceğini söylüyorlar – biz de plan yapabiliyoruz.Takéto množstvo stačí na zásobovanie 400 000 domácností.
İronik bir suyun ne kadar süre kesileceğini söylüyorlar – biz de plan yapabiliyoruz.„Tu je poleti pogosto več kot 40 °C in vlažnost je lahko zelo visoka,″ pravi Barış iz Istanbula.
İsa, ‹‹Gel!›› dedi. Petrus da tekneden indi, suyun üstünden yürüyerek İsaya yaklaştı.A on povedal: Poď! A Peter sostúpiac s lode chodil po vodách a prišiel k Ježišovi.
İsa, ‹‹Gel!›› dedi. Petrus da tekneden indi, suyun üstünden yürüyerek İsaya yaklaştı.A on řekl: Pojď. A vystoupiv Petr z lodí, šel po vodě, aby přišel k Ježíšovi.
İsa, ‹‹Gel!›› dedi. Petrus da tekneden indi, suyun üstünden yürüyerek İsaya yaklaştı.A on rzekł: Pójdź! A Piotr, wystąpiwszy z łodzi, szedł po wodzie, aby przyszedł do Jezusa;
İsa, ‹‹Gel!›› dedi. Petrus da tekneden indi, suyun üstünden yürüyerek İsaya yaklaştı."Datanglah," jawab Yesus. Jadi Petrus turun dari perahu, berjalan di atas air dan datang kepada Yesus
İsa, ‹‹Gel!›› dedi. Petrus da tekneden indi, suyun üstünden yürüyerek İsaya yaklaştı.Disse-lhe ele: Vem. Pedro, descendo do barco, e andando sobre as águas, foi ao encontro de Jesus.