Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?Γου Μπιν,σου περίσεψε καθόλου χυμός?
Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?Ву Бин, у тебя остался сок?
Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?Ей, WooBin, имаш ли още сок?
Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?היי וו בין נישאר לך קצת מיץ?
Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?هاى،ووبين، هل تبقى لديك بعضاً من العصير؟؟
Hey, WooBin, biraz meyve suyun var mı?ああ、 あげようか?
Hidrojen, suyun bileşenlerinden biridir.El hidrógeno es uno de los componentes del agua.
Hidrojen, suyun bileşenlerinden biridir.L'idrogeno è uno dei componenti dell'acqua.
Hidrojen, suyun bileşenlerinden biridir.O hidrogénio é um dos componentes da água.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünDesfrute de água potável de qualidade com HomePure e sinta os benefícios extraordinários.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünDisfrute bebiendo el agua de calidad de HomePure y experimente sus fantásticas ventajas.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünNikmati air minum bermutu dari HomePure dan rasakan manfaatnya yang luar biasa.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünSavourez une eau potable de qualité avec HomePure et constatez ses incroyables bienfaits.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünНаслаждайтесь качественной питьевой водой от HomePure и убедитесь в его потрясающих преимуществах.
HomePure'dan kaliteli içme suyunun tadına varın ve inanılmaz yararlarını görünتمتع بشرب مياه عالية الجودة من HomePure واكتشف بنفسك مزاياه الرائعة.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Es ist dumm, Wasser auf Fidschi in Plastikflaschen zu füllen, und sie dann hierher zu verfrachten.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Este stupid că punem apa în sticle de plastic în Fiji și le trimitem aici.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca. (Gülüşmeler)Es estúpido que pongamos agua en botellas de plastico en Fiji y traerlas en barco aquí (risas)
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Het is achterlijk dat we water in plastic flesjes doen in Fiji en het hierheen verschepen.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.플라스틱 병에다가 피지에서 길어온 물을 넣는 것, 그리고 여기다가 배송해 오는 것 또한 어리석은 일이예요.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.To głupie że zamykamy w plastikowych butelkach wodę z Fiji i transportujemy do Stanów.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Глупаво е да слагаме вода в пластмасови бутилки във Фуджи и да ги транспортираме с кораби до тук.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Очень глупо, что нам нужно заливать воду в пластиковые бутылки на Фиджи и транспортировать их сюда.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.מטופש להכניס מים לבקבוקי פלסטיק בפיג'י ולהוביל אותם לכאן.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.من الغباء أن نضع المياه في قوارير بلاستيكية نعبئها في 'فيجي' ونرسلها الى هنا.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.ここまで運んでくるのは愚かなことです (笑)
İçme suyunuzu diskin üzerinden geçirmek gibi; Amezcua Pewter Bio Disc,Он тоньше и не ломается.
İçme suyunuzu diskin üzerinden geçirmek gibi;Deixar a água potável correr sobre o disco;
İçme suyunuzu diskin üzerinden geçirmek gibi;تمرير مياه الشرب على القرص؛
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .섭씨온도의 0도와 화씨온도의 32도는 모두 물의 어는점입니다
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .En ambos casos , aquí es el punto en que el agua se congela
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .I båda fallen är det här när vatten fryser, , fryspunkten.
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .I begge tilfælde er det her, at vandet fryser. Vandets frysepunkt.
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .Mindkét esetben ezen a pontot fagy a víz, ez a fagyáspont.
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .V obou případech to je teplota, při které voda zamrzá. Bod mrazu.
İki durumda da, 'burası' suyun donduğu yer, donma noktasıdır. .في كلا الحالتين، هنا سيتم تجمد الماء عند درجة التجمد
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek.Det vil ændres en længde, her.
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek. Peki, bunu nasıl hesaplarız?Alors, dans cette situation, le travail est égal à F1, multipliée par D1, oui?
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek.Změní to tuto hladinu o nějakou vzdálenost.
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek.Ще промени разстоянието тук.
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek.פני הנוזל יעלו מרחק מסוים.
İki kolda da suyun seviyesinin değişmesi gerek.سيقطع مسافة ما.
İlk bakışta suyun kazanması imkansız gibi görünür.A primera vista parece que no hay forma de que el agua pueda vencer.
İlk bakışta suyun kazanması imkansız gibi görünür.Awalnya, seolah air tak mungkin menang.
İlk bakışta suyun kazanması imkansız gibi görünür. Kayayı nasıl yenebilir?A una prima occhiata, sembra che l'acqua non abbia possibilità di vincere: come può vincere la roccia?
İlk bakışta suyun kazanması imkansız gibi görünür.במבט ראשון נראה כי אין מצב שהמים ינצחו.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.저는 물속에서 처음 5분을 필사적으로 심박수를 내리는데 썼습니다.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Am petrecut primele 5 minute sub apa incercand cu disperare sa imi incetinesc ritmul cardiac.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Az első öt percet a víz alatt azzal töltöttem, hogy kétségbeesve próbáltam lelassítani a pulzusom.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.De eerste vijf minuten onderwater probeerde ik wanhopig mijn hartslag omlaag te krijgen.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.De första fem minutrarna under vattnet ägnade jag åt att desperat försöka sakta ner min hjärtrytm.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Die ersten fünf Minuten unter Wasser versuchte ich verzweifelt meine Herzschlagfrequenz zu verlangsamen.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Ensimmäiset viisi minuuttia veden alla yritin epätoivoisesti alentaa sykettäni.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.J'ai passé les 5 premières minutes sous l'eau à essayer désespérément de ralentir mon rythme cardiaque.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Jeg brugte de første fem minutter under vandet på desperat at prøve at sænke min puls.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Me pasé los primeros cinco minutos bajo el agua intentando desesperadamente disminuir el pulso.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Nei primi cinque minuti sott'acqua cercai disperatamente di rallentare la frequenza cardiaca.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Prvních pět minut pod vodou jsem strávil zoufalou snahou o zpomalení pulsu.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Prvých päť minút pod vodou som strávil zúfalou snahou spomaliť svoj tep.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Spędziłem pierwsze pięć minut pod wodą desperacko próbując spowolnić akcję serca.