Ana içeriğe geç
Sözlük

suyun ile cümle

suyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Единственно как это можно сделать - это не плыть на поверхности воды.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.הדרך היחידה לעשות זאת היא לא לשחות מעל המים.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.الطريقة الوحيدة لفعل هذا هو أن لا تسبح فوق الماء.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.水面を泳いではいけません 密度の関係で、体の95%は
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque, se os tirássemos das ruas, iria cheirar muito melhor e... oh pois, nós bebíamos água do rio.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque si sacamos esos residuos de las calles, olerá mucho mejor, y -- cierto, también tomamos agua del río.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Usuwając odpady z ulic, nie śmierdzi tak bardzo ale z rzeki pijemy wodę.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Want als we het uit de straten verwijderen, dan stinkt het minder en... o ja, we drinken uit de rivier.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Γιατί αν τα διώχναμε από τους δρόμους, η μυρωδιά θα έφευγε και -- α ναι, πίνουμε νερό απ' το ποτάμι.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Защото, ако ги махнем от улиците, ще мирише много по-добре и - о, да, ние пием от реката.
Bunu yapınca, soldaki top her okyanusun dibine kadar suyunu boşaltınca suyun tamamı; bütün buzullar, hepsi.הכדור משמאל מייצג את כל המים שבכל האוקיינוסים שייבשנו בתמונה. כל הקרחונים, הכל.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.그곳에는 방사성 폐기물을 담은 1900개의 스테인레스캡슐들이 물속에 잠겨있습니다. 스테인레스캡슐들이 물속에 잠겨있습니다.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.Edelstahlkapseln mit Atommüll in Wasser getaucht lagern.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.Hier bevinden zich meer dan negentienhonderd roestvrij stalen containers met kernafval, afgezonken in water.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.Plus de 1900 enveloppes en acier inoxydable, remplies de déchets radioactifs, y sont immergées.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.ישנן שם מעל 1900 כמוסות מפלדת-אל חלד שמכילות פסולת גרעינית ושקועות במים.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.حيث يوجد أكثر من ألف وتسعمائة من كبسولات الفولاذ المقاوم للصدأ المحتوية على النفايات النووية المغمورة بالمياه.
Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var.ステンレス容器にくるまれた核廃棄物が 純水に沈められています 保護されていないカプセルに近づけば即死します
Buradaki suyun yüzey alanı 2 metrekare olmalı. -אם אמדוד את שטח המים שם, הוא יהיה 2 מטר מרובע. נגיד ששטח היציאה שווה
Buradaki suyun yüzey alanı 2 metrekare olmalı. -..... و دعنا نفترض أن المساحة الخارجة تساوى
Burada önemli olan şey, gördüğünüz suyun aslında okyanusun dibinde olması.La cosa importante è che l'acqua che state guardando è in realtà sul fondo dell'oceano.
Burada önemli olan şey, gördüğünüz suyun aslında okyanusun dibinde olması.L'important est que cette eau que vous voyez est en fait au fond de l'océan.
Burada önemli olan şey, gördüğünüz suyun aslında okyanusun dibinde olması.Το σημαντικό είναι ότι αυτό το νερό που κοιτάτε είναι στην πραγματικότητα στον βυθό του ωκεανού.
Burada önemli olan şey, gördüğünüz suyun aslında okyanusun dibinde olması.Важно то, что эта вода находится на дне океана.
Burada önemli olan şey, gördüğünüz suyun aslında okyanusun dibinde olması.מה שחשוב הוא, שהמים בהם אתם מתבוננים הם בקרקעית האוקיינוס.
Burada suyun içine daldiriliyor ve boguluyorlar..היכן שהם שוקעים וטובעים
Burada suyun içine daldırılıyor ve boğuluyorlar. KÜMES HAYVANLARIBAROMFI
Burada suyun içine daldırılıyor ve boğuluyorlar.היכן שהם שוקעים וטובעים.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Forse per via dell'acqua che c'č qui, ma anche il riso č pių buono.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel. Gerçekten.Zaradi tukajšnje vode je celo riž boljši.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Ik weet niet of het door het water komt, maar de rijst smaakt ook beter.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Je ne sais pas si c'est grâce à l'eau d'ici, mais le riz a aussi meilleur goût.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Não sei se é por causa da água aqui, mas até o arroz tem um gosto melhor.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.No sé si es por el agua, pero hasta el arroz sabe mejor.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Nu ştiu dacă e din cauza apei de aici, dar orezul are şi el un gust mai bun.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Δεν ξέρω, ίσως εξαιτίας του νερού εδώ, το ρύζι έχει καλύτερη γεύση.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.Не знаю, может быть, дело в здешней воде, но рис кажется вкуснее.
Buranın suyundan mıdır bilmem ama, pirincin tadı bile daha güzel.لا أدري هل بسبب المياه هنا ولكن الأرز مذاقه رائع أيضا
Bu sıvı halde suyun entropisi. -Kapalná voda má mnohem nižší... Toto je entropie kapalné vody.
Bu sıvı halde suyun entropisi. -Бистрата вода има много по-ниска-това е ентропията на бистрата вода.
Bu sıvı halde suyun entropisi. -למים נוזלים יש אנטרופיה... זאת האנטרופיה של מים נוזלים.
Bu sıvı halde suyun entropisi. -والماء السائل له انتروبي اقل بكثير - هذه الانتروبي للماء السائل.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.C'est aussi mystérieux que l'état liquide de l'eau.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu. Değil mi?É um fenómeno tão misterioso como a liquidez da água.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Det är lika mystiskt som vattnets flytande tillstånd.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Det er cirka lige så mystisk som likviditeten af vand.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.E la fel de misterios ca și fluiditatea apei.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Es ist genauso geheimnisvoll wie die Flüssigkeit des Wassers.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Es tan misterioso como la liquidez del agua.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.È tanto misterioso quanto la liquidità dell'acqua.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Het is ongeveer even mysterieus als de vloeibaarheid van water.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Je to podobná záhada ako kvapalnosť vody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Je to stejně mysteriozní jako kapalnost vody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.이는 물의 유동성만큼 신비합니다.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Nó cũng bí ẩn như trạng thái lỏng của nước.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Se on miltei yhtä mystistä kuin veden nestemäisyys.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.To tak tajemnicze jak stan ciekły wody.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Ugyanolyan titokzatos, mint a víz folyékonysága.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Είναι περίπου τόσο μυστηριώδες όσο και η ρευστότητα του νερού.
Bu suyun akıcılığı kadar gizemli bir konu.Нічого загадкового - це як рідкий стан води.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod