Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirזה גורם לכך שהקולטנים רגישים הרבה יותר לטעמים המרים שבמיץ התפוזים, וזה גורם לטעם הדוחה.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirهذا يجعل المستقبل أكثر حساسية بكثير تجاه النكهات المرة في عصير البرتقال مما يسبب ذلك الطعم المروع.
Bu durum, acı tat alma reseptörlerimizi portakal suyundaki acı moleküllere daha hassas bir hale getirirもちろんSLSは味覚を変えるだけのものではありません。
Bu, Ed Felton'un çok bilinen şu söylemindeki gibiydi. "Islak olmayan suyun aktarılması gibi."Bylo by to, jak kdysi slavně prohlásil Ed Felton, jako "předávání vody, která není mokrá".
Bu hayvanların hepsinin, her zaman iki ayak üzerinde yürüdükleri tek bir koşul var: Suyun içinde yürürken.Csak egy körülmény van, amikor mindig, mindegyik két lábon megy, akkor, ha vízen gázolnak keresztül.
Bu hayvanların hepsinin, her zaman iki ayak üzerinde yürüdükleri tek bir koşul var: Suyun içinde yürürken.Det är endast ett tillfälle då de, alltid, alla, går på två ben, och det är när de vadar genom vatten.
Bu hayvanların hepsinin, her zaman iki ayak üzerinde yürüdükleri tek bir koşul var: Suyun içinde yürürken.Es gibt nur eine Situation, in der sie alle auf zwei Beinen gehen, nämlich wenn sie durch das Wasser waten.
Bu hayvanların hepsinin, her zaman iki ayak üzerinde yürüdükleri tek bir koşul var: Suyun içinde yürürken.Există doar o circumstanță în care ele, întotdeauna, toate, merg pe două picioare și anume când trec prin apă.
Bu hayvanların hepsinin, her zaman iki ayak üzerinde yürüdükleri tek bir koşul var: Suyun içinde yürürken.Je ale jen jediná okolnost, za které vždy a všichni chodí po dvou, a to když se brodí vodou.
Bu her yıl eriyen bir nehir. Ancak akan suyun miktarı her zamankinden çok daha fazla.Toto je sezónna rieka z roztopeného ľadu, ibaže prietok je oveľa väčší, ako zvykol byť.
Bu kuvvet yukarıdaki suyun ağırlığıdır çünkü bulunduğumuz yerde yer çekimi var.Ele vai ser o peso da água acima dele, porque
Bu kuvvet yukarıdaki suyun ağırlığıdır çünkü bulunduğumuz yerde yer çekimi var.זה המשקל של המים האלה שמעליו, מכיוון
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.(76:18) Облака изливали воды, тучи издавали гром,и стрелы Твои летали.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.As nuvens desfizeram-se em água; os céus retumbaram; as tuas flechas também correram de uma para outra parte.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Awan mencurahkan hujan, guntur mengguruh; halilintar menyambar ke segala arah
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước , Bầu_trời vang ra tiếng . Và các tên Chúa bay đây_đó .
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước, Bầu trời vang ra tiếng. Và các tên Chúa bay đây đó.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Die dicken Wolken gossen Wasser, die Wolken donnerten, und die Strahlen fuhren daher.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Izlili so oblaki vode, glas so zagnali gornji oblaki, tudi pšice tvoje so švigale semtertja.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.구름이 물을 쏟고 궁창이 소리를 발하며 주의 살도 날아 나갔나이다
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Láttak téged a vizek, oh Isten, láttak téged a vizek és megfélemlének; a mélységek is megrázkódának.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Los nubarrones vertieron sus aguas; tronaron las nubes; también se desplazaron tus rayos
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Norii au turnat apă cu găleata, tunetul a răsunat în nori, şi săgeţile Tale au sburat în toate părţile.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Skyerne udøste Vand, Skyhimlens Stemme gjaldede, dine Pile for hid og did;
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Ti videro le acque, Dio, ti videro e ne furono sconvolte; sussultarono anche gli abissi
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Toen het water U zag, o God, beefde en sidderde het.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vannene så dig, Gud, vannene så dig, de bevet, ja avgrunnene skalv.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vattnen sågo dig, och Gud, vattnen sågo dig och våndades, själva djupen darrade.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vedet näkivät sinut, Jumala, vedet näkivät sinut ja vapisivat, ja syvyydet värisivät.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Videly ťa vody, Bože, videly ťa vody a chvely sa; áno, triasly sa hlbiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vidělyť jsou tě vody, Bože, viděly tě vody, a zstrašily se; pohnuly se také i hlubiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Widziały cię wody, o Boże! widziały cię wody, i ulękły się, i wzruszyły się przepaści.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Πλημμυραν υδατων εχυσαν αι νεφελαι φωνην εδωκαν οι ουρανοι και τα βελη σου διεπεταξαν.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Облаците изляха поройни води; небесата издадоха глас; Тоже и стрелите Ти прелетяха.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.זרמו מים עבות קול נתנו שחקים אף חצציך יתהלכו׃
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.سكبت الغيوم مياها اعطت السحب صوتا. ايضا سهامك طارت.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲 中 倒 出 水 來 . 天 空 發 出 響 聲 . 你 的 箭 也 飛 行 四 方
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲中 倒出 水來 . 天空 發出 響聲 . 你 的 箭 也 飛行 四方
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Jeśli ma się mydło, wodę i żywność, można żyć długo.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.침실뿐만이 아니라 주방에서도 결정됩니다. 비누, 물, 음식 등이 잘 갖춰져 있다면
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Nếu nhà bạn có xà phòng, nước cũng như thức ăn, bạn sẽ sống lâu thôi.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Wenn Sie Seife, Wasser und Essen haben, wissen Sie, dann kann man lang Leben.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Если у вас есть мыло, вода, еда то, знаете ли, вы можете прожить долго.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Якщо є достатньо мила, води та продуктів харчування, як відомо, можна прожити довше.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.מדובר על חדר הרחצה ועל המטבח. אם יש לכם סבון, מים ומזון
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.فالقضية تتعلق بالحمام والمطبخ. فكما تعلمون, فان استعمال الصابون وتوفر الماء والطعام
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.人は長く生きられます
- bu nokta, güneşin, gözümüze suyun neresinden yansıdığıdır- מישהו העיר על זה בלוח ההודעות, וזאת הערה טובה - שהנקודה הזאת היא המקום שבו האור מוחזר לעיניים שלנו,
- bu nokta, güneşin, gözümüze suyun neresinden yansıdığıdırوهناك شخص اشارالى ذلك برسالة وهذه نقطة جيدة- في هذه النقطة حيث الضوء اذا كان ينعكس الى اعيننا
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.A única forma de o fazer é não nadar à superfície da água.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Cách duy nhất là đừng bơi trên mặt nước.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.De enige manier waarop je dat kan doen, is door niet op het water te zwemmen.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Der einzige Weg das zu tun ist es nicht AUF dem Wasser zu schwimmen.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Ennek egyetlen módja az, hogy nem a víz felszínén úszol.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.그렇게 할 수 있는 유일한 방법은 수면에서 수영하지 않는 것입니다.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.La única manera de hacer esto es no nadar en la superficie del agua.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.L'unico modo in cui potete farlo è non nuotare sulla superficie dell'acqua.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Można to zrobić płynąc tuż pod powierzchnią.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Singurul mod în care poţi face asta este să nu înoţi deasupra apei.
Bunu sağlamanın tek yolu suyun üzerinde yüzmemektir.Единственият начин да го направите е да не плувате на повърхността на водата.