Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Celé telo bolo vytreté palmovým vínom, aby ho nezačali rozkladať baktérie.
Su ürünleri, suyun bulunduğu hemen hemen her yerde elde edilebilir.Jeho usadeniny sa dajú nájsť všade tam, kde preteká tvrdá voda.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Jeho stupnica však bola obrátená, čiže bod varu bol 0 a bod mrazu +100.
Ancak, suyun nereye gittiği sorusu geriye kalmaktadır.Otázkou zostávalo kde.
Böcekleri hem suyun altında hem suyun üstünde avlarlar.Potravu loví pod vodou aj zbiera na súši.
Lezzetini yörenin unundan ve suyundan aldığı söylenir.Korisť prinášajú po súši i z vody.
Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir.Z izhlapevanjem vode se slanost jezera povečuje.
Vasa 333 yıl suyun altında kalmasına rağmen görece iyi bir konumdaydı.Švedski ponos, ki je bil 333 let pod vodo: Ladja Vasa!
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Morska voda pH je omejena na območju 7,5 do 8,4.
Acı Suyun doğusu Müslüman mezarlığı halen mevcudiyetini sürdürüyor.Dostop do Zlatih vrat ovira muslimansko pokopališče.
Bu taşan suyun ağırlığı gemiye uygulanan kaldırma kuvvetine eşittir.Izpodriv je povsem enak teži ladje.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Asteroidni pas vsebuje tudi komete asteroidnega pasu, za katere domnevajo, da so izvor Zemljine vode.
Tut suyunu' denildi.Poimenuje ga Puhi.
Yakın zamanda içme suyunun evlere taşınılması öngörülmektedir.V večini razvitih držav je pitna voda pripeljana v gospodinjstva.
Çok sık olarak yüzeyde hızlıca yüzerken ya da suyun dışına sıçrarken gözlemlenir.Pogosto so zapletene ob skalne grebene ali plavajo po površju odprtega morja.
Diğer bir şekilde de, rüzgar ya da suyun kinetik enerjisi kullanılarak üretilebilir.Kadar je mogoče zajeti vodo ali paro, je mogoče pridelovati energijo.
Drenaj, herhangi bir yerdeki suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına yönelik yapılan çalışmalardır.Sorodna dejavnost je drenaža, ki se ukvarja z naravnim ali umetnim odvodnjavanjem.
Fakat insan vücudunda suyun oranı, okyanuslardaki su miktarı ile kıyaslanamayacak kadar azdır.Alkani so slabo topni v vodi, zato je njihova količina v oceanih zanemarljiva.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Valtis negalėjo priplaukti prie kranto dėl uolų.
Birkaç dakika sonra suyun içi kan olur.Po kelių minučių vanduo išpilamas.
Sırt üstü yüzme suyun üzerinde sırt üstü yatarak yapılmaktadır.Plaukikas turi grįžti į padėtį ant nugaros nuplaukiant nuo sienos.
Ayrıca içme suyundaki sıkıntı bulunmamaktadır.Taip pat jame netrūksta vandens.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.Per pastaruosius 50 metų tikinčių žmonių skaičius nukrito maždaug 33 %.
Suyun sıkışması sonunda önce çamur, sonra toprak, en sonra da taş olur.Tankėdamas oras virsta vandeniu, dar labiau tankėdamas – žeme ir galiausiai akmeniu.
Ay balıkları bazen, henüz bilinmeyen nedenlerden suyun yüzünde yan yatarlar.Dažnai lankosi žuvų tvenkiniuose, kur nejudėdamas stovi prie vandens.
Suyun üstünde yüzerler.Žaros virš vandenų.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.Didelė arbaletų kaina stabdė jų plitimą – tik turtingi kariai galėjo sau leisti tokius ginklus.
Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın.Vandeniu skiedžiama cuika nepabąla ir nepraranda skaidrumo.
Artan dünya nüfusu suyun önemini bu noktada daha da arttırmaktadır.Tokia vidinė migracija didina reikšmingo vandens kiekio buvimo tikimybę šiuose pasauliuose.
Irmaklardaki suyun temel kaynağı yağışlardır.Pagrindinis upės mitybos šaltinis – lietaus vanduo.
Maden suyunu tercih ederim.Aš teikiu pirmenybę mineraliniam vandeniui.
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.2014. aastast alates on linnal olnud probleeme joogivee reostumisega.
Su ürünleri, suyun bulunduğu hemen hemen her yerde elde edilebilir.Protiste leidub peaaegu kõikjal, kus on vett.
Mpemba etkisi, bazı özel koşullarda, "sıcak" suyun "soğuk" sudan daha hızlı donmasıdır.Mpemba efekt on nähtus, kus teatud tingimustel jäätub soe vesi kiiremini kui külm.
Mahallenin içme suyu ihtiyacı hem kaynak ve hem de şebeke suyundan temin edilmektedir.Veearvesti (ka veemõõtur; argikeeles ka veemõõtja) on veekulu mõõtmise riist (arvesti).
Ayrıca Mısır'daki Maryut Irmağı'nın acı suyunda da yaşar.Teda leidub ka Egiptuses riimveelises Maryūţi järves.
Hayat suyunu aramaya devam eder.Liikvele võidakse minna ka vee otsingul.
Yüzme amacıyla kullanılan suyun niteliği.Ujumistrikood kasutatakse ujumisel.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.Tuttpütt on väga hea ujuja ja sukelduja, jälitades saagiks olevaid kalu vee all.
Genellikle tamammen suyun içine girer.Paaritutakse üldjuhul vees.
Kentin içme suyunun büyük bir kısmı Ülemiste Gölü'nden karşılanır.Suure osa asumi territooriumist võtab enda alla Ülemiste järv.
Buz suyun donmuş haline verilen addır.Merejää on merevee külmumisel moodustuv jää.
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.Toitumiseks aulid sukelduvad ja ujuvad vee all.
Deniz suyunda ses hızı 1,500 m/s civarında olmakla birlikte sıcaklık, tuzluluk ve basınç ile değişir.Helikiirus merevees on 1500 m/s ning see sõltub vee temperatuurist ja rõhust.
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.Nüüd muutub järve olemasolu selle põhjuseks, et ma järve olemasolu usun.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Asteroidivöös on ka komeetide peavöö, millelt võisid komeedid Maa peale vee tuua.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.Külm vesi jõuab kollektorisse pumba abil.
Suyun yüzeyine yakın olarak dalsalar da, 60 metre derinliğe kadar dalabilirler.Tavaliselt toituvad nad pinna lähedal, kuid võivad sukelduda kuni 60 m sügavusele.
Genellikle suyun altında bir ila iki metrelik derinliğe uzatma çubuğu ile sabitlenir.Veejuga ulatub tavaliselt paari sentimeetri sügavusele pinnasesse.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.Seda värvi kangaid sai endale lubada ainult kõige rikkamad inimesed ja nii sümboliseeris see värv rikkust.
Finlandia, Finlandiya'da üretilen altı sıralı arpa ve buzul kaynak suyundan üretilen bir votka türüdür.Finlandia on Soome viinamark, mida valmistatakse kuuerealisest odrast ja jää sulaveest.
Suyun büyük çoğunluğu sondajla elde edilmektedir.Suurem osa elementidest jõuavad otoliiti veest lõpuste kaudu.
> 2010’a kadar kentlerdeki atık suyun işlenmesi > 2013’e kadar içme suyu kalitesi Macaristan2009 > úpravu mestskej odpadovej vody do r.2010 > kvalitu pitnej vody do r. 2013 Maďarsko
> 2010’a kadar kentlerdeki atık suyun işlenmesi > 2013’e kadar içme suyu kalitesi Macaristan> čiščenje mestnih odpadnih voda do le- ta 2010 > kakovost pitne vode do leta 2013
> 2010’a kadar kentlerdeki atık suyun işlenmesi > 2013’e kadar içme suyu kalitesi Macaristan> úprava komunálních odpadních voddo roku 2010
> 2010’a kadar kentlerdeki atık suyun işlenmesi > 2013’e kadar içme suyu kalitesi MacaristanГлавата е отворена през:м.юни 2001г.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.200억 달러면, 모든 사람들이 깨끗한 식수를 구할 수 있게 되죠.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.20 miliardami dolarów dałoby dostęp do wody pitnej każdemu.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.20 milliárd dollárból mindenki biztonságos ivóvízhez juthat.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Avec 20 milliards de dollars, tout le monde pourrait avoir accès à l'eau potable.