20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Com 20 mil milhões de dólares, todas as pessoas podem ter acesso a água potável.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Con 20 miliardi di dollari, ognuno può avere accesso ad acqua potabile sicura.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Con 20 mil millones de dólares, cada uno puede tener acceso a agua potable.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Cu 20 de miliarde de dolari, toţi ar avea acces la apă potabilă.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Dengan 20 miliar dolar, semua orang dapat memiliki akses ke air minum yang aman.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Met 20 miljard dollar kan iedereen de beschikking krijgen tot veilig drinkwater.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Mit 20 Milliarden Dollar könnte jeder Zugang zu sauberem Trinkwasser haben.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Z 20 milijardami dolarjev bi lahko imeli vsi dostop do varne pitne vode.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Za 20 miliárd dolárov môže mať každý prístup k bezpečnej pitnej vode.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Za 20 miliard dolarů může mít přístup k pitné vodě každý.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Με 20 δισεκατομμύρια δολάρια, όλοι μπορούν να έχουν πρόσβαση σε ασφαλές πόσιμο νερό.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.З 20-ма мільярдами доларів кожен матиме доступ до питної води.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.Затратив $20 млрд, доступ к питьевой воде можно обеспечить всему человечеству!
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.С 20 милиарда долара всеки може да има достъп до безопасна питейна вода.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.עם 20 מיליארד דולר, לכולם תהיה גישה למי שתיה ראויים.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.بعشرين بليون دولار، يمكن لأي شخص الحصول على مياة شرب آمنة.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.結果として、毎年苦しんでいる
8.2 sürümü, alternatif bir ağır tank araştırması dalıyla Amerikan aracı hayranlarının ağzının suyunu akıtacak.Aktualizace 8.2 potěší fanoušky amerických vozidel výzkumem alternativní větve těžkých tanků.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Crescono sempre più, poi escono dall'acqua, escono dal bozzolo, nella forma adulta.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ne kasvavat vaihe vaiheelta ja lopulta nousevat vedestä, puhjeten ulos aikuisina, jotka näemme.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ważki rosną stadiami, a z wody wychodzą jako formy dorosłe.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Они растут шаг за шагом, выползают из воды и превращаются во взрослую стрекозу.
Akan suların miktarı artmıştır. Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.A folyamok egyre növekednek, de ha egyszer elfogynak, elfogy az ivóvíz is
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)De vloeiende beelden en omgevingsgeluiden dragen er samen toe bij dat je jezelf volledig verliest onder water.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Grafica fluidă şi sunetele ambientale se combină pentru a vă ajuta să vă cufundaţi complet în apă.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)부드러운 그래픽과 잔잔한 음향이 모아져 사용자는 완전히 물속으로 빠져들 수 있습니다.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La fluidité de l'image et les bruits d'ambiance se mélangent pour vous perdre complètement sous l'eau.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La grafica fluida e l'audio ambientale si uniscono e fanno sì che ci si perda completamente sott'acqua.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Płynna grafika i nastrojowe dźwięki łączą się, żeby pomóc całkowicie zatracić się pod wodą.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)В сочетании, живая графика и звуковое окружение помогают вам полностью погрузиться в воду.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Плавната графика и околните звуци се комбинират, за да ти помогнат напълно да се изгубиш под вода.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)הגרפיקה הזורמת והקולות הסביבתיים משולבים כדי לאפשר לכם לאבד את עצמכם לגמרי מתחת למים.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)إن الرسوم الانسيابية والأصوات المحيطة تتحد لتساعدك على أن تنسى نفسك تحت الماء.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)まるで水中にいるかのような感覚を与えてくれます"
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.많은 여자들이 끈으로 등에 어린 아이들을 들쳐업고 금을 걸러내고 있었는데 그들은 수은 독이 퍼져 있는 물 속을 헤치며 일하고 있었습니다.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Mnoho žen mělo děti přivázané ke svým zádům, zatímco rýžovaly zlato a brodily se přitom vodou otrávenou rtutí.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Multe femei aveau copii legați în spate în timp ce săpau pentru aur, mergând în apă otrăvită cu mercur.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Nhiều phụ nữ địu con trên lưng trong khi đãi vàng, và lội qua dòng nước nhiễm độc thủy ngân.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Veel vrouwen met kinderen vastgebonden op hun rug op zoek naar goud, wadend in door kwik vergiftigd water.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Wiele kobiet nosiło dzieci przywiązane do pleców, podczas wypłukania złota, brodząc w wodzie zatrutej rtęcią.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Много жени имаха деца, привързани на гърбовете си, като промиваха златоносен пясък, ходейки във вода с живак.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.נשים רבות החזיקו תינוקות קשורים לגביהן בעודן מחפשות זהב ומשכשכות במים רעילים מכספית.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.金を選鉱していました 足が浸かっている水は水銀で汚染されています 採取工程で水銀が使われるのです
Ama birleştiklerinde oluşan suyun ateşi söndürmesi함께라면 불을 끄는 물질인 물을 만든다는 사실은 어떨까요?
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.A diferencia de nuestra cerámica que sale de hornos, esto sucede en el agua de mar.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Besonders interessant ist, dass es im Gegensatz zu unserer Keramik aus dem Brennofen, im Meerwasser entsteht.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.De ami igazán érdekes: amig azok kemencében készülnek, ez tengervízben készül.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.하지만 정말 흥미로운 것은, 가마에서 나오는 세라믹과는 달리
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Maar wat echt interessant is: anders dan bij onze keramiek in kalkovens gebeurt dit in zeewater.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Mais le plus intéressant: contrairement à nos céramiques qui sont cuites, cela se produit dans l'eau de mer.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Mas o que é muito interessante: ao contrário das cerâmicas que vão ao forno, isto acontece na água do mar.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Tapi apa yang sangat menarik: tidak seperti keramik yang dibakar di tungku, mutiara dibentuk di laut.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Разликата е, че нашата керамика се изважда от пеща, а това става във морската вода.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Только в отличие от керамики, полученной обжигом, раковина создана в морской воде.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.אבל מה שמאוד מעניין הוא שבשונה מהקרמיקות שלנו שנוצרות במשרפות,
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.لكن ما هو ممتع فعلاً: إنه ليس مثل السيراميك الموجود في الأفران،
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.真珠は海水生物の体の中と近くで作られます
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.그러나 빠른 속도로 토지와, 담수, 인과 바다의 경계치에 접근하고 있습니다.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.land, water, fosfor en de oceanen.
Ama hızla yaklşıyoruz özellikle karada, içme suyunda, fosforda ve okyanuslarda.-men vi närmar oss snabbt- -vad gäller mark, vatten, fosfor och hav.