Ana içeriğe geç
Sözlük

suyun ile cümle

suyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.カ氏度による温度目盛では水の融点を32 °F、沸点を212 °Fとする。
Bu uzantılar yardımıyla suyun dibinde besin ararlar.この髭は海底で獲物を探す際に役立つ。
Yine sabitlemek için 3 gün süre ile gübreli toprak suyunda bekletmek te kullanılır.綺麗になった土を三日間水に漬けおく。
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.この土砂により、湖の水位が上がった。
Ağızları genelde aşağıya doğru yöneliktir, ve bu yemeklerini suyun dibinde aldıkları anlamına gelir.口は下方に伸長し、水底にある餌を吸い込むのに適している。
Key lime suyunun rengi, düzenli limon suyunun aksine, bir soluk sarıdır.キーライムの果汁は、通常のライム果汁と異なり、淡黄色である。
Caminin şadırvanının üstü havuzdaki suyun kirlenmemesi için mermer eteklikle kapatılmıştır.プールの縁に不用意に腰掛けたために水中に引き込まれた。
John kafasını suyun üzerinde tuttu.ジョンは何とかやっていた。
Cavendish Dünya'nın yoğunluğunu, suyun yoğunluğunun 5.448 ± 0.033 katı olduğunu ortaya çıkardı.卡文迪许发现地球的密度为水的5.448 ± 0.033倍。
Çünkü suyun yüzey pürüzsüzlüğü karadakinden daha fazladır (özellikle derin sularda).鹵指的是鹵水,是比「鹹水」鹽度濃度更高的水。
Şürele “Suyun başı ne tarafta?” diye sorarsa, ona suyun aktığı taraf gösterilmelidir.目于众,疑而不问,直云:“令此人射水傍小鸟。
Wyatt banyo alırken Toby onu suyun altına doğru çeker.就当他正在洗澡时,他被托比拉到水下。
Kent halkını temiz içme suyuna kavuşturdu.有當地居民前來取水飲用。
Çeşmede bulunan ikinci kitâbe ve suyun aktığı kısım.兩足,多置於水邊,一足在陸上,另一足在水中。
Ahali bu pınar suyunun sağlığa çok yararlı olup körlüğü iyileştireceğine inanmaktadırlar.牠們是相當優秀的游泳者,也會以水中為活動根據地,必要時更能於水中潛伏一段時間。
Köy içerisinde şebeke suyunun yanında köy pınarlarında da içimi hoş içme suları akmaktadır.天涯海角水雲宽,人在吴头楚尾间。
Şehrin içinden geçen suyun surlardan çıktığı yerdeki kapıya Bab el-Mina (liman kapısı) denmektedir.中鎮水即大渡河,自清溪入,逕廳北,又東入峩眉。
Çeşme - borularla gelen suyun bir oluk ya da musluktan aktığı düzeneklere verilen isimdir.哈拉的由來,或源自於地名,或源自於居地的河流,或源自古老的圖騰或傳說。
Köy içme suyunu dağlardan gelen kaynak sularından temin etmektedir yerelnet天下第十泉: 庐山龙池山顶水。
Hasıda Un kavurulur ve suyun içerisine atılır.將咱兩個,一齊打破,用水調和。
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.頜齒類具有頰部,可以將食物或水置於肉質頰部內,而不會溢出。
Bu nedenle yalnızca deniz suyunda yaşarlar ve tatlısularda bulunmazlar.它們只生活在海水中,並不在淡水中生活。
Suyun abdeste uygun olması önemlidir.適當的水溫至關重要。
En yüksek olan göl Salzata (Açma) ismi dibi görünebilecek kadar berrak suyundan kaynaklı verilmiştir.斯基納河以其垂釣而聞名,其中鮭魚最為著名。
Suyun üstünde yüzerler.可漂浮在水上。
Kuru nohutları yemek için kullanmadan evvel 12-24 saat suyun içinde bırakmak gerek.把糯米洗淨,将糯米浸泡12-24小时之后放在蒸笼裡蒸熟。
"Vakum bir üründen emilen suyun(veya diğer çözücülerin) çıkarılması işlemi olarak kullanılır."真空過程經常被用來除去產品吸收到的水分(或其它溶劑)。
Suyun doğru yöndeki bir hareketi de, doğal ekosistemin taklidi açısından önemlidir.水的流動對於模擬天然生態系統亦為重要。
Banyo: Banyo suyunuzun içine 10-15 damla kadar yağ damlatınız.豬肚清洗後放入沸水煮約五至十分鐘後撈起備用。
Suyun viskozitesi 8.90 × 10−4 Pa•s veya 8.90 × 10−3 dyne-sec/cm2 dir (25 °C'de).在25 °C时,水的动态粘度是8.90 × 10−4 Pa·s或 8.90 × 10−3 dyn·s/cm2 或0.890 cP。
Genellikle, suyun yakınında duran ağaçlar veya çalılıklarda yuva yapar.它們一般水體傍的樹林或灌木築巢。
Havasının ve suyunun latifliği ile meşhurdu.对空气和水敏感。
Tuz Gölü'nün suyunun içinde tuz oranı çok yüksektir.由於鹽含量高,因此高鹽湖泊的水面浮力很高。
Bu, suyun serin yüzeyde birikmesine neden olur.但它会使眼球表面干燥。
Karşılaşma yapmak için, deiyonize suyun iletkenliği 10,000,000 pS/m ya da 10 µS/m’dir.相比之下,去离子水的電導率大约10,000,000pS/m。
Onlara suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını bildir.上卦是易经八卦中代表水的坎卦、下卦是代表火的离卦。
Saat 01:50'de üç roket daha görüldü ve Stone geminin suyun içinde ilginç göründüğünü not etti.1時50分,二副再度觀察到3枚訊號彈,他指出,那艘船在水中看起來很奇怪,好像正在傾斜。
Bu yüzden buz, suyun dibine batmayıp su üstünde yüzer.这就是为什么水体从水面开始结冰,而不是从水底开始。
Suyun yanında genelde evcil keçilerden sağlanan süt de sık tüketilen bir içecek olmuştur.另外有在家喝牛奶一定要手插腰的習慣。
Dolayısıyla 1 mol suyun ağırlığı 18,01508 gramdır.따라서 1 몰의 물은 18.01508 그램이 된다.
Buz suyun donmuş haline verilen addır.얼음은 물이 얼어 고체가 된 상태를 말한다.
Şürele “Suyun başı ne tarafta?” diye sorarsa, ona suyun aktığı taraf gösterilmelidir.하나님이 말씀하시기를 "물 한가운데 창공이 생겨, 물과 물 사이가 갈라져라" 하셨다.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.권보 등은 태조의 기신(忌晨)에 박거비(朴去非)의 집에 모여서 술을 마시며 기생을 불러 풍악을 베풀었는데, 이때에 이르러 일이 발각되어 규탄했던 것이다.
Örneğin, 25oC'deki suyun yüzey gerilimi değeri 72 dyne/cm dir.예를 들면, 증류수 표면 장력은 25 °C에서 72 dyn/cm 이다.
Suyun üstünde yüzerler.물 위에서 포획된다.
Suyun pH oranı asitlik ya da alkalilik oranını belirler.수소 이온 농도(pH)는 물질의 산성과 알칼리성 정도를 나타내는 수치이다.
Sudan havalanırken, uzun süre suyun üzerinde koşar.평소 날아다니는 것을 꺼려하며 도약할 때에는 첨벙거리며 물 위를 달린다.
Suyun içinde dalga hareketleri ile ilerlerler.히어로 물 만화로 액션 만화이다.
Bazen kendi suyunun veya bir şerbetin içinde servis edilir.종종 각 동륜군 위에 연료와 물이 탑재되기도 함.
Tekirdağ'ın kullandığı su miktarı toplam suyun %42'sini oluşturmaktadır.따라서 우리가 실제 사용하고 있는 물의 양은 나머지 24% 정도이다.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.지난 30년간 개체수의 30% 이상이 사라진 것으로 생각된다.
Suyun kente güvenli biçimde girebilmesi için, tam giriş noktasına bir gözcü kulesi bulunuyordu.해변가를 볼 수 있는 고지를 재빠르게 포위하기 위해 상륙 지역의 중앙에 대규모 강하부대 투입 또한 계획되고 있었다.
Genellikle suyun alt yüzeylerinde yüzer.일반적으로 해변을 따라 얕은 물에서 산다.
Şehrin içinden geçen suyun surlardan çıktığı yerdeki kapıya Bab el-Mina (liman kapısı) denmektedir."長城-面溶溶水, 大野東頭點點山(긴 성 한 쪽을 끼고 넓은 물이 질펀하게 흘러가고, 너른 벌 동쪽 가엔, 점점이 산이더라)"는 그때 지은 시라고 한다.
Suyun birçok farklı katı hali olduğu söylenebilir.물은 몇 개의 다른 고체 상태를 갖는다고 할 수 있다.
Tamamlandığında 45 milyon çeşit çiçek suyun yeniden kullanılması ve damlama yöntemiyle sulanacak.설계가 완성되자, 대략 50개의 수집 체계가 세워졌고 재식림을 위해 산비탈의 묘목에 물을 대는 데 사용되었다.
Suyun kırılma açısı 42°dir.1기압에서 물의 녹는점은 화씨 32도이다.
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.쇠갈비에서 분리한 마구리는 갈비탕을 끓이거나 육수를 낼 때 쓴다.
Bu taşan suyun ağırlığı gemiye uygulanan kaldırma kuvvetine eşittir.배수량은 배의 무게에 의해 밀려난 물의 무게이므로 곧 배의 무게와 같다.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.הסירות לא יכלו להתקרב יותר מכך בגלל סלעים במים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod