Ana içeriğe geç
Sözlük

suyun ile cümle

suyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gece, karası çıkması için, suyun içinde bekletilir.Op een dag valt hij daardoor in het water.
Kaynama suyunun az olmasına dikkat edilmelidir.Stel nu dat je wilt dat het waterniveau lager moet zijn.
Bu nedenle, analogu olmayan suyun en etkili saflaştırmasıdır.De sterkste zuren zijn daarom bekend uit niet waterige systemen.
Kireç miktarı suyun sertliği/yumuşaklığını belirler. c.Die het wapenembargo schonden, c.
Devamlı suyun içinde kalırlarsa çürürler.Als ze in het water staan drijven ze soms.
Çeşmede bulunan ikinci kitâbe ve suyun aktığı kısım.Zo werd het zoete en het zoute water gescheiden gehouden.
Bu suyun eksikliği tarımsal kuraklık olarak isimlendirilir.Deze bouwstijl staat bekend als Waterstaatstijl.
Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.Tom nam het sinaasappelsap uit de koelkast.
Suyun en temizini içmek istiyorum.Ik wil van het schoonste water drinken.
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut.”Ve su çekildi.Halt and Catch Fire - The Way In (ang.).
Bu açlık formları deniz suyunda Ultramikrobakterilerin en yaygın türü olabilirler.Takie „formy głodowe” są prawdopodobnie najbardziej typowymi ultramikrobakteriami w wodzie morskiej.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Łodzie nie mogły dobić do brzegu z powodu licznych skał w przybrzeżnej wodzie.
Bunun üzerine suyun içinden bir alabalık burnunun üzerinde yüzük ile belirdi.Otóż nalał on do pełna wody do naczynia, a następnie zanurzył w nim koronę.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Skażoną wodę pitną można potraktować substancją zwaną temefosem w celu zabicia larwy.
İşte bu dönme hareketi içinde suyun hareketine gibi etkenlere ihtiyaç varıdır.Do rozwoju potrzebuje warunków podobnych jak pchła ludzka.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Oddzielisz ziemię od ognia, subtelne (lotne) od gęstego, z wolna, z wielką zręcznością.
Bu sistemdeki suyun büyük kısmından sulamada yararlanılır.Większość hubów wbudowanych w system wykorzystuje ten komponent.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.W ciągu ostatnich trzydziestu lat jego populacja spadła o jedną trzecią.
Suyun kireç oranı çok düşüktür ve içimi lezzetlidir.Woda miała niską temperaturę i była niezwykle smaczna .
Diğer bir şekilde de, rüzgar ya da suyun kinetik enerjisi kullanılarak üretilebilir.Mogą być następnie przez wiatr lub wodę przenoszone dosyć daleko.
Suyun üstünde yüzerler.Pływają po powierzchni wody.
Suyun kırılma açısı 42°dir.Powierzchnia zwierciadła wody wynosi 42 ha.
Sadece suyun hacmiyle şekliyle oynayabildiği söylenmektedir.Potrafi mówić tylko o wodzie.
Suyun yüzeyine yakın olarak dalsalar da, 60 metre derinliğe kadar dalabilirler.Pokarm zbierają z powierzchni wody, mogą jednak nurkować na głębokość do 6 m.
Suyun yıllara göre tadı değişir."I w odmianach czasu smak jest".
Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.Rowy (fosy) mogły być wypełnione wodą (mokre) bądź nie (suche).
İçme suyunu 25 km mesafedeki kaynaktan karşılar.Dostawy wody pochodzą z miejsca oddalonego o 30 km.
Suyunuz var.Wy macie wodę.
Suyunuz var.Pani ma wodę.
Suyunuz var.Pan ma wodę.
Suyunuz var.Państwo mają wodę.
Senin suyun var.Ty masz wodę.
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.I många fall har saltsjöar högre koncentration av salt än havsvatten.
Daha yüksek atmosfer basıncı, suyun sıvı kalacağı aralığı arttırır.Högre tryck i atmosfären kan utöka det område där vattnet kan förbli flytande.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.På de senaste 50 åren har staden förlorat en tredjedel av sin befolkning.
Kaynak suyu veya mineral su diye bilinen tat, aslında suyun içinde çözülmüş olan minerallerin tadıdır.Smaken som annonseras på källvatten eller mineralvatten kommer från de mineraler som är upplösta i det.
Suyun başını kim ya da kimler tutar?Vem skapade vattnet och jorden?
Suyun bir bez ya da kumaştan filtre edilmesi çoğunlukla yeterlidir.Att filtrera vattnet genom en bit tyg är ofta tillräckligt.
Tüm köyleri asfalt kaplama yola ve içme suyuna sahiptir. ^ "1990 genel nüfus sayımı verileri".Bara fortsätt även om folk kastar ägg på dig." ^ Sveriges befolkning 1990.
Bu da fazla suyun derin hendekten aşağı boşalmasını sağlıyordu.Detta gjorde det möjligt att arbeta samtidigt helt nedsänkt i vatten.
Suyun basma özelliğinden yararlanarak çalışır.Fachingen säljer fortfarande vatten från källan.
Bu suyun %80'i Keban barajının yukarısından kaynaklanır.Nu har ca 80% av vattnet åkt tillbaks till kroppen från primärurinen.
Suyun altında yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük heyecan uyandırdı.Satelliten skapade stor uppståndelse över hela världen.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Kontaminerat dricksvatten kan renas med hjälp av den kemiska substansen temefos som dödar larverna.
Aslında adsorbe edilmiş suyun iz konsantrasyonlarda varlığı milyonda 10 ilâ 1000 parça olarak hesaplanmıştır.I själva verket beräknas adsorberat vatten finnas vid spårkoncentrationer av 10 till 1000 ppm.
Bazen kendi suyunun veya bir şerbetin içinde servis edilir.Ibland är den placerad i en vas eller kruka.
Halının en geniş suyunda yayalar ve atlılar birbirlerini aynı yöne doğru takip ederler.De äldre bildstenarna är prydda med solhjul och hästar i livfull rörelse mot varandra.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Dessa innehar en tredjedel av världens sötvatten.
Bir gece, karası çıkması için, suyun içinde bekletilir.En dag nedsteg Ilmatar till vattnet.
Fakat Bulgaristan yaptığı barajlarla yazın suyun tamamına yakınını kullanmaktadır.I omgivningarna runt Sommers Lake växer i huvudsak blandskog.
İsviçre, Avrupa'nın temiz suyunun% 6'sına sahiptir ve bazen "Avrupa'nın su kulesi" olarak geçmektedir.Швейцарії належить 6% прісної води Європи, через що її деколи називають «водонапірною вежею Європи».
Bu nedenle, analogu olmayan suyun en etkili saflaştırmasıdır.Тому це найефективніше очищення води, яка не має аналогів.
Naraya'nın bir başka çevirisi Suyun Üzerinde olan Bir'dir.Інший переклад слова Нараяна — це «той, хто лежить на воді».
Americano'nun sertliği eklenen espresso ve suyun miktarına göre değişir.Міцність американо залежить від кількості еспресо.
Takım elbisesiyle suyun giderini tıkar.Тому вони носять з собою посудину з водою.
Yakıt deniz suyundan kolayca elde edilebilir.Легко переносить опріснення морської води.
Suyun Sihirli Şövalyesi'dir.Чарівник живої води.
Suyun üstünde yüzerler.Харчується над поверхнею води.
Yakılan bu ateşle aynı zamanda suyun ısınması da sağlanmaktadır.Щоб ми загасили той вогонь, треба нам води!
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.За останні 10 років пішло з життя 35 чоловік.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod