Ana içeriğe geç
Sözlük

suyum ile cümle

suyum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.“A casa teniamo circa 50 litri di acqua in bottiglia per lavare e pulire, non si sa mai.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.”För säkerhets skull har vi runt 50 liter vatten på flaska i lägenheten för disk och tvätt.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.”Meillä on asunnossa noin 50 litraa pullotettua vettä peseytymistä ja siivoamista varten, kaiken varalta.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.„Na wszelki wypadek trzymamy w mieszkaniu około 50 litrów butelkowanej wody do mycia i sprzątania.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.« Nous avons environ 50 litres d'eau en bouteille dans l'appartement pour laver et nettoyer, juste au cas où.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.„Pre istotu máme doma vo fľašiach okolo 50 litrov vody na umývanie a upratovanie.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.„Pro případ potřeby máme doma asi 50 litrů balené vody na mytí a úklid.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var."Temos à volta de 50 litros de água engarrafada no apartamento para lavagem e limpezas, por precaução.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var."Vi har omkring 50 liter vand på flaske i lejligheden til vask og rengøring, bare for en sikkerheds skyld.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.„V stanovanju hranimo okoli 50 litrov ustekleničene vode za umivanje in čiščenje, za vsak primer.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.«Έχουμε περίπου 50 λίτρα εμφιαλωμένο νερό στο διαμέρισμα για το πλύσιμο και το καθάρισμα, για παν ενδεχόμενο.
'Dairede yıkama ve temizlik için her ihtimale karşı bulundurduğumuz 50 litre kadar şişelenmiş suyumuz var.„В апартамента имаме около 50 литра бутилирана вода за миене и чистене, за всеки случай.
Diyelim ki, bir kap suyumuz var.Řekněme, že máme hrnek s vodou.
Diyelim ki, bir kap suyumuz var.Да кажем, че имаме чаша вода.
Diyelim ki, bir kap suyumuz var.יש לנו כוס מים.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Kami tidak mempunyai listrik, air, pipa saluran.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.전기도, 물도, 하수구도 없죠.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Meillä ei ole sähköjä, ei vettä, ei viemäriä.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Nemáme elektřinu, vodu ani kanalizaci.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Nie mamy elektryczności, wody ani kanalizacji.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Nincs áram, nincs víz, nincs csatorna.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Non abbiamo l'elettricità, l'acqua, le fognature.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Vi har ingen elektricitet, intet vand, intet afløb.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Vi har ingen el, inget vatten och inget avlopp.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.We hebben geen elektriciteit, geen water, geen afvoer.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Wir haben keinen Strom, kein Wasser, keinen Abfluss.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Χωρίς ηλεκτρικό, χωρίς νερό ούτε αποχέτευση.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.Нет ни электричества, ни воды, ни канализации.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.لا توجد كهرباء، ولا مياه ولا صرف صحي.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.でも俺たちは生きてる
Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Évente legalább 200 millió kilogramm ftalát kerül a levegőbe, vizeinkbe és földjeinkbe.
Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Hàng năm, hơn 200 ngàn tấn phthalate làm ô nhiễm không khí, nước và đất của chúng ta.
Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Każdego roku ponad 200 mln kilogramów zanieczyszcza nasze powietrze, wodę i glebę.
Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Každoročně nejméně 213 mil. tun ftalátů kontaminuje náš vzduch, vodu a půdu.
Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Ogni anno, più di 210 mila tonnellate di ftalati contaminano la nostra aria, l'acqua e il suolo.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.제니: 매년 최소한 21만 톤 이상의 프탈레이트가
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Anual, cel puțin 235 de mii de tone de ftalați ne contaminează aerul, apa și solul.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Cada año, al menos 210 millones de kilogramos de ftalatos contaminan nuestro aire, agua y suelo.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Chaque année, au moins 210 000 tonnes de phtalates polluent l'air, l'eau et le sol.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Elk jaar vervuilen meer dan 200 miljoen kg ftalaten onze lucht, water en bodem.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Jedes Jahr verschmutzen mindestens 213.200 Tonnen Phtalate unsere Luft, das Wasser und den Erdboden.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Každý rok, minimálne 235 miliónov kg ftalátov kontaminuje náš vzduch, vodu a pôdu.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Setiap tahun, setidaknya 470 juta pon ftalat mencemari udara, air, dan tanah kita.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Vsako leto vsaj 210 milijonov kilogramov ftalatov onesnaži naš zrak, vodo in zemljo.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Κάθε χρόνο τουλάχιστον 213 εκατομμύρια κιλά από φθαλικές ενώσεις ρυπαίνουν τον αέρα, το νερό και τη γη.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.Каждый год по меньшей мере 218 миллионов килограммов фталатов загрязняют наш воздух, воду и почву.
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.ג'"י: בכל שנה, לפחות 213 מיליון ק"ג של פטלטים
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.ج.ي: كل سنة,هناك 470 مليون من الفثالات
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.私たちの空気 水 土を汚染しています
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.건기 동안에는, 4일마다 4시간동안만 물이 공급되었습니다.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Během období sucha jsme měli vodu čtyři hodiny denně každý čtvrtý den.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Durante la estación seca, teníamos cuatro horas de agua cada cuatro días.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Durante la stagione secca, avevamo quattro ore di acqua ogni quarto giorno.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.În timpul sezonului uscat, aveam patru ore de apă la fiecare patru zile.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Pendant la saison sèche, on avait 4h d'eau courante tous les 4 jours.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Tijdens het droge seizoen, hadden we om de vier dagen vier uur water.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Under den tørre årstid havde vi fire timer med vand hver fjerde dag.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Während der Trockzeit hatten wir jeden 4. Tag für 4 Stunden Wasser.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.W porze suchej mieliśmy wodę na cztery godziny co czwarty dzień.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.Σε περίοδο ξηρασίας, είχαμε τέσσερις ώρες νερό κάθε τέταρτη μέρα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod