O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.Toho dňa budú omdlievať krásne panny i mládenci od smädu.
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.Trong ngày đó , những gái đồng_trinh đẹp_đẽ và những trai_trẻ sẽ mòn_mỏi vì khát .
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.Trong ngày đó, những gái đồng trinh đẹp đẽ và những trai trẻ sẽ mòn mỏi vì khát.
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.V ten čas umdlévati budou panny krásné, ano i mládenci tou žízní,
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.Zu der Zeit werden die schönen Jungfrauen und die Jünglinge verschmachten vor Durst,
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.Εν τη ημερα εκεινη θελουσι λιποθυμησει αι ωραιαι παρθενοι και οι νεανισκοι υπο διψης,
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.В тот день истаявать будут от жажды красивые девы и юноши,
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.ביום ההוא תתעלפנה הבתולת היפות והבחורים בצמא׃
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.في ذلك اليوم تذبل بالعطش العذارى الجميلات والفتيان
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.當 那 日 、 美 貌 的 處 女 、 和 少 年 的 男 子 必 因 乾 渴 發 昏
O gün güzel kızlar, Yiğitler susuzluktan bayılacak.當那日 、 美貌 的 處女 、 和 少年 的 男子 必 因 乾渴發昏
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Aceasta se numeşte "Sete."
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Ceci s'appelle "Le Soif."
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Dieses hier heißt "Durst".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Este se llama "Sed".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Het volgende gedicht heet "Dorst".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."이번엔 "갈증" 이라는 시입니다.
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Następny wiersz ma tytuł "Pragnienie"
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Questa s'intitola "Sete."
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Това се казва "Жажда".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Это называется "Жажда".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."השיר הזה נקרא "צמא".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."هذه أسميتها "ظمأ"
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.A língua do que mama fica pegada pela sede ao seu paladar; os meninos pedem pão, e ninguém lho reparte.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Bayi-bayi tak disusui, sehingga mati kehausan. Anak-anak minta makan, tapi tak ada yang memberikan
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Con mới đẻ khao khát lắm, lưỡi nó dính với cúa họng. Trẻ nhỏ đòi bánh chẳng ai bẻ cho.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Con mới đẻ khao_khát lắm , lưỡi nó dính với cúa họng . Trẻ nhỏ đòi bánh chẳng ai bẻ cho .
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Den spædes Tunge hang fast ved Ganen af Tørst, Børnene tigged om Brød, og ingen gav dem.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Diebarnets tunge henger fast ved ganen av tørst; små barn ber om brød, det er ingen som deler ut til dem,
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Jazyk prsí požívajícího přilnul žízní k dásním jeho; děti prosí za chléb, ale není žádného, kdo by lámal jim.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Jezik lepí dojenčku na nebesu od žeje; otročiči prosijo kruha, a ni ga, da bi ga delil.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.젖먹이가 목말라서 혀가 입천장에 붙음이여 어린 아이가 떡을 구하나 떼어 줄 사람이 없도다
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Limba sugătorului i se lipeşte de cerul gurii, uscată de sete; copiii cer pîne, dar nimeni nu le -o dă.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Spenabarnets tunga låder av törst vid dess gom; le späda barnen bedja om bröd, men ingen bryter sådant åt dem.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Защото езикът на бозайничето се залепя на небцето му от жажда; Децата искат хляб, но няма кой да им отчупи.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Язык грудного младенца прилипает к гортани его от жажды; дети просят хлеба, и никто не подает им.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.דבק לשון יונק אל חכו בצמא עוללים שאלו לחם פרש אין להם׃
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.لصق لسان الراضع بحنكه من العطش. الاطفال يسألون خبزا وليس من يكسره لهم.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.喫 奶 孩 子 的 舌 頭 、 因 乾 渴 貼 住 上 膛 . 孩 童 求 餅 、 無 人 擘 給 他 們
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.喫奶 孩子 的 舌頭 、 因乾 渴 貼住 上膛 . 孩童 求 餅 、 無人 擘給 他 們
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.c'est la photo d'une petite fille mourant de soif.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Đó là tấm hình chụp một bé gái đang chết dần vì khát.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.É a foto de uma menina a morrer de sede.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.E fotografia unei fetițe care moare de sete.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.E' l'immagine di una bambina che sta morendo di sete.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Es la foto de una niña que muere de sed.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Es zeigt das Bild eines kleinen, verdurstenden Mädchens.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Gambar dari seorang gadis kecil yang sekarat karena kehausan.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Het is een foto van een klein meisje dat van dorst sterft.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Je to obrázek malé dívky umírající žízní.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.그건 목이 말라 죽어가는 작은 소녀의 사진입니다
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Przedstawia dziewczynkę umierającą z pragnienia.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Είναι μια εικόνα ενός μικρού κοριτσιού που πεθαίνει από δίψα.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Това е снимка на малко момиче, което умира от жажда.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Це фото маленької дівчинки, що помирає від спраги.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.Это фотография маленькой девочки, умирающей от жажды.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.זו תמונה של ילדה קטנה גוססת מצמא.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.إنها صورة طفلة صغيرة تموت من العطش.
Susuzluktan ölmek üzere olan küçük bir kızın fotoğrafı.どう見ても絶対に間違っています
Teraslar arasında zeytin eziyor, Susuzluktan kavrulurken Şarap için üzüm sıkıyorlar.A ci, którzy między murami ich wyciskają oliwę i prasy tłoczą, pragną.