% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 har varit overksam i% 2 och% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.%1 heeft %2 en %3 niets gezegd.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.%1 ist seit %2 und %3 untätig.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 nieaktywny przez% 2 i% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 on ollut jouten% 2% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 tétlen ez óta:% 2 és% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 бездействует% 2 и% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 е неактивен от% 2 и% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.% 1 не подавав ознак активності% 2 і% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.%1 は%2%3間アイドル状態です。
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.Ο χρήστης% 1 είναι σε αδράνεια για% 2 και% 3.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.המשתמש% 1 לא פעיל במשך% 2 דקות,% 3 שניות.
% 1% 2 ve% 3' dir suskun.كان% 1 خاملا منذ% 2 و% 3.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.1950년대에, 그들은 수은 스위치를 이용해서 이 소리를 덮기 위해 최선을 다했습니다.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.In de jaren 1950 deden ze hun best dit geluid te dempen met kwikschakelaars, en stille knopbesturingen.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.През 50-те години опитали всичко възможно, за да заглушат този звук с живачни ключове и копчета за безшумност.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.בשנות החמישים הם ניסו כמיטב יכולתם לעמעם את הצליל עם מתג מכספית,
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.في عام 1950 جاهد الكثيرون لكبت هذا الصوت بواسطة مفاتيح " كاتمة للصوت "
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.極力消そうと 水銀のスイッチや 静かな調節つまみを使った
2 emisyonlarını 1990 seviyelerinden % 45-60 Towards sustainable energy systems (Geçiş2 από ορυκτά καύσιμα κατά 45-60 % από τα επίπεδα του 1990 μέχρι το 2050.
2 emisyonlarını 1990 seviyelerinden % 45-60 Towards sustainable energy systems (GeçişGemiddelde verandering van Europese gletsjers
Acele et! Çok açım ve susadım!Разбързай се, че съм гладен и жаден!
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Asemeni foamei si setei, e aproape imposibil sa te sustragi."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Come la fame, o la sete, è quasi impossibile da evitare."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Comme la faim et la soif, c'est presque irrépressible."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir.""Como a fome e a sede, é quase impossível de ignorar."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Como el hambre o la sed, es casi imposible salirse de ello".
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Jak głód i pragnienie, prawie niemożliwe jest je stłumić".
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Jako hlad a žízeň, je téměř nemožné to potlačit."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."이는 굶주림이나 갈증처럼 떨쳐버리기가 불가능합니다."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Kot lakota ali žeja. Tega ne morete izključiti.
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Mint az éhség és a szomjúság, szinte lehetetlen megsemmisíteni."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Như cơn đói khát, nó hầu như không thể bị dập tắt."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Precis som hunger och törst är den nästan omöjlig att utrota."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Seperti lapar dan haus, hampir tidak mungkin dilenyapkan."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Wie Hunger und Durst ist es fast unmöglich auszumerzen."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Zoals honger en dorst, is het bijna onmogelijk het uit te doven."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Όπως η πείνα και η δίψα, είναι σχεδόν αδύνατον να εξαλειφθεί".
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Наче голод та спрага, кохання майже неможливо позбутися."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Он подобен голоду и жажде. От этого чувства практически невозможно избавиться".
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Също както глада и жаждата, почти невъзмжоно е да го потушиш."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."כמו רעב וצמא, כמעט ולא ניתן להחניק אותו."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."مثل الجوع والعطش ، يكاد يكون من المستحيل القضاء عليهم."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."また 恋愛は中毒性を伴うと思います
Aç, susuz, Sefil oldular.(106:5) терпели голод и жажду, душа их истаевала в них.
Aç, susuz, Sefil oldular.Andavam famintos e sedentos; desfalecia-lhes a alma.
Aç, susuz, Sefil oldular.Boli hladní i smädní; ich duša omdlievala v nich.
Aç, susuz, Sefil oldular.Byli głodnymi i pragnącymi, aż w nich omdlewała dusza ich.
Aç, susuz, Sefil oldular.de hungrade och törstade, deras själ försmäktade i dem.
Aç, susuz, Sefil oldular.de led både Sult og Tørst, deres Sjæl var ved at vansmægte;
Aç, susuz, Sefil oldular.De var hungrige og tørste, deres sjel vansmektet i dem.
Aç, susuz, Sefil oldular.Door honger en dorst waren zij aan het eind van hun krachten.
Aç, susuz, Sefil oldular.Éhesek és szomjasok valának; lelkök is elepedt bennök.
Aç, susuz, Sefil oldular.Erano affamati e assetati, veniva meno la loro vita
Aç, susuz, Sefil oldular.Estaban hambrientos y sedientos; sus almas desfallecían en ellos
Aç, susuz, Sefil oldular.Heidän oli nälkä ja jano, heidän sielunsa nääntyi heissä.
Aç, susuz, Sefil oldular.Hladovití a žízniví byli, až v nich svadla duše jejich.
Aç, susuz, Sefil oldular.Họ bị đói khát, Linh hồn bèn nao sờn trong mình họ.
Aç, susuz, Sefil oldular.Họ bị đói_khát , Linh_hồn bèn nao sờn trong mình họ .
Aç, susuz, Sefil oldular.hungrig und durstig, und ihre Seele verschmachtete;