Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.ונבנה את החומה ותקשר כל החומה עד חציה ויהי לב לעם לעשות׃
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.فبنينا السور واتّصل كل السور الى نصفه وكان للشعب قلب في العمل
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.這 樣 、 我 們 修 造 城 牆 、 城 牆 就 都 連 絡 、 高 至 一 半 、 因 為 百 姓 專 心 作 工
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.這樣 、 我 們 修造 城牆 、 城 牆 就 都 連絡 、 高 至 一半 、 因為 百姓 專心 作工
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Är inte det berättelsen om Suruphanaka?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Bukankah juga ada cerita Suruphanaka? Suruphanaka bukan?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Czy nie było historii o Suruphanace? Miała na imię Suruphanaka?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Đó là chuyện Suruphanaka - Suruphanaka gì đó phải không?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Eikö Suruphanakastakin ole tarina? Onhan se Suruphanaka?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Et l'histoire de Suruphanaka? Suruphanaka, non?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Não é a história de Suruphanaka? Suroopanaka?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Není to příběh o Suruphanace? Suruphanaka, že?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?No hay una historia de Suruphanaka? Suruphanaka, ¿no es verdad?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Non c'era quella storia di Suruphanaka? Suruphanaka, giusto?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Nu e o poveste şi despre Suruphanaka ? Suruphanaka se scrie ?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Und die Geschichte über Suruphanaka? Suruphanaka, richtig?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Volt valami sztori Szurúpnakháról, igaz?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?- А как же история с Шуркпханакой?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?Не беше ли историята със Сурупанака - Сурупанака, нали?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?שורופנקה לא מופיעה בסיפור הזה? קוראים לה שורופנקה, נכון?
Suruphanaka hikayesi- ya da Suruphanaka, doğru mu?シュールパナカー
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.A Uziáš vystavil veže v Jeruzaleme, pri bráne Uhlu a pri bráne Údolia, a pri Mikcoe, a opevnil ich.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.A vzdělal Uziáš věže v Jeruzalémě u brány úhlové, a u brány údolí, a u Mikzoa, i upevnil je.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.웃시야가 예루살렘에서 성 모퉁이 문과 골짜기 문과 성굽이에 망대를 세워 견고하게 하고
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Och Ussia byggde torn i Jerusalem över Hörnporten och över Dalporten och över Vinkeln och befäste dem.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Og Uzzija byggede Tårne i Jerusalem ved Hjørneporten, Dalporten og Murhjørnet og befæstede
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ozia a zidit turnuri la Ierusalim pe poarta unghiului, pe poarta văii, şi pe unghiu, şi le -a întărit.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ozia costruì torri in Gerusalemme alla porta dell'Angolo e alla porta della Valle e sul Cantone e le fortificò
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Und Usia baute Türme zu Jerusalem am Ecktor und am Taltor und am Winkel und befestigte sie.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ussia rakennutti Jerusalemiin tornit Kulmaportin ja Laaksoportin päälle ja Kulmauksen päälle ja varusti ne.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.И построил Озия башни в Иерусалиме над воротами угольными и над воротами долины и на углу, и укрепил их.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.ויבן עזיהו מגדלים בירושלם על שער הפנה ועל שער הגיא ועל המקצוע ויחזקם׃
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.وبنى عزيا ابراجا في اورشليم عند باب الزاوية وعند باب الوادي وعند الزاوية وحصّنها.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.烏 西 雅 在 耶 路 撒 冷 的 角 門 和 谷 門 、 並 城 牆 轉 彎 之 處 、 建 築 城 樓 、 且 甚 堅 固
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.烏西雅 在 耶路撒冷 的 角門 和 谷門 、 並城牆轉彎 之 處 、 建築 城樓 、 且 甚 堅固
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.A boldogságról készítettem egy projektet, rengeteg helybélit interjúvoltam meg.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Desfăşuram acolo un proiect despre fericire, intervievând mulţi localnici.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Estaba haciendo un proyecto ahí sobre la felicidad, entrevistando mucha gente local.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Et j'y faisais un projet sur le bonheur, j'interviewais beaucoup de natifs.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Ik deed er een project over geluk waarbij ik vele plaatselijke mensen interviewde.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.거기서 행복에 관한 프로젝트를 하면서 그 지방의 여러 사람을 인터뷰했습니다.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Pracoval jsem tam na projektu o štěstí. Mluvil jsem s mnoha místními lidmi.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Pравех проект за щастието, интервюирайки много от местните хора.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Robiłem tam projekt o szczęściu, robiąc wywiady z tubylcami.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Stavo realizzando là un progetto sulla felicità, facendo interviste a un sacco di gente del posto.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Tôi thực hiện một dự án về sự hạnh phúc ở đó, phỏng vấn một số đông những người dân địa phương.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Und ich führte dort ein Projekt durch über Glücklichsein und befragte viele ortsansässige Leute.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Εκεί έκανα μια εργασία για την ευτυχία, και πήρα συνεντεύξεις από ντόπιους.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.Там я занимался проектом о счастье, я брал интервью у многих местных жителей.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.ועשיתי פרוייקט על אושר, ראיינתי הרבה אנשים מקומיים.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.و كنت أنفذ هناك مشروع عن السعادة، أقوم بمقابلة السكان المحليين.
Ve orada mutlulukla ilgili bir proje üzerinde çalisiyordum, yerel halktan bir suru insanla görüşmeler yaptım.多くの地元の人々にインタビューをしました ブータンではとても変わった所があって
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.E eu irei lhe passar um bocado de exemplos antes de mesmo lhe mostrar a definição da Regra da Cadeia.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.En ik ga je eerst een hoop voorbeelden geven voor ik de definitie van de kettingregel laat zien.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.Ich werde euch erst mal einige Beispiele geben bevor ich euch die Definition der Regel sage.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.I najpierw pokażę Ci kilka przykładów, zanim nawet pokażę Ci definicję tej zasady.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.Y voy a darles un montón de ejemplos antes de incluso mostrarles la definición de la regla de la cadena.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.И просто ще ви дам няколко примера, преди да ви покажа определението за верижно правило.
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.ואני אתן לכם מספר דוגמאות לפני שאניי אתן לכם את ההגדרה של כלל השרשרת
Ve zincir kuralinin tanimini vermeden sizinle bir suru ornek cozecegiz.وسوف اعطيكم مجموعة من الامثلة قبل ان اوضح لكم تعريف قاعدة السلسلة