Ana içeriğe geç
Sözlük

surgun ile cümle

surgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Greif iz izgnanstva mojega sina dade stopp'd sapo: Kaj še gorje neugodna za starost mine?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Greif meines Sohnes Verbannung hat ihr Atem stopp'd: Welche weiteren Wehe verschwört sich gegen mein Alter?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Gyász a fiam száműzetésben kinek stopp'd lélegzete: Milyen további jaj közrejátszik ellen vénségemre?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Il dolore dell'esilio di mio figlio ha stopp'd il respiro: Che guai ulteriori cospira contro la mia età?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Sorg av min sons exil har stopp'd hennes andedräkt: Vilka ytterligare ve konspirerar mot min ålder?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?내 아들의 망명의 슬픔은 그녀가 숨을 stopp'd 하셨어요 : 더 비애는 내 나이 돌린 뭐야?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Suru poikani maanpaossa kaiketi stopp'd hänen hengitystään: Mitä muita Voi conspires vastaan minun ikä?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Żal mojego syna wygnaniu bowiem stopp'd nosem: Co dalej biada spiskuje przeciwko wieku kopalni?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Zármutek mého syna vyhnanství dal stopp'd dech: Jaké další Běda spiknutí proti mému věku?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Zármutok môjho syna vyhnanstva dal stopp'd dych: Aké ďalšie Beda sprisahanie proti môjmu veku?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Η θλίψη της εξορίας του γιου μου hath stopp'd ανάσα: Τι περαιτέρω αλίμονο συνωμοτεί εναντίον ηλικία μου;
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Горе изгнания моего сына имеет stopp'd ее дыхание: какое еще горе заговор против моего возраста?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?Мъката на изгнание на сина ми има stopp'd си дъх: Какви по-нататъшни горко заговорничи срещу мина възраст?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?צער הגלות של בני יהוה stopp'd נשימתה: מה אוי נוספת קושרת נגד הגיל שלי?
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?هاث أحزان المنفى ابني stopp'd انفاسها : ما ويل مزيد من يتآمر ضد سن الألغام؟
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?プリンスルック、となたは、参照してください。
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Engendrarás hijos e hijas, pero no serán para ti; porque serán llevados cautivos
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Fiakat és leányokat nemzesz, de nem lesznek tiéid; mert fogságra jutnak.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Filhos e filhas gerarás, porém não te pertencerão; porque irão em cativeiro.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Genererai figli e figlie, ma non saranno tuoi, perché andranno in prigionia
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.네가 자녀를 낳을지라도 그들이 포로가 되므로 네게 있지 못할 것이며
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Naplodíš synov a dcér, ale nebudú tvoji, pretože pojdú do zajatia.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Ngươi sẽ sanh con trai và con gái, nhưng chúng nó không thuộc về ngươi, vì chúng nó sẽ bị bắt làm mọi.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Ngươi sẽ sanh con_trai và con_gái , nhưng chúng_nó không thuộc về ngươi , vì chúng_nó sẽ bị bắt làm mọi .
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Poikia ja tyttäriä sinulle syntyy, mutta et saa niitä pitää, sillä he vaeltavat vankeuteen.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Sinove in hčere boš rodil, in vendar ne bodo tvoji, ker pojdejo v ujetništvo.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Söhne und Töchter wirst du zeugen, und doch nicht haben; denn sie werden gefangen weggeführt werden.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Söner och döttrar skall du föda, men du skall icke få behålla dem, ty de skola draga bort i fångenskap.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Sønner og Døtre skal du avle, men du skal ikke beholde dem, thi de skal gå i Fangenskab.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Sønner og døtre skal du få, men du skal ikke beholde dem, for de skal gå i fangenskap.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Synů a dcer naplodíš, a nebudeš jich míti, nebo zajati budou.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Tu engendreras des fils et des filles; et ils ne seront pas à toi, car ils iront en captivité.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Uw zonen en dochters zullen bij u worden weggeroofd om slaaf te worden.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Vei naşte fii şi fiice; dar nu vor fi ai tăi, căci se vor duce în robie.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Υιους και θυγατερας θελεις γεννησει, και δεν θελουσιν εισθαι σου διοτι θελουσιν υπαγει εις αιχμαλωσιαν.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Синове и дъщери ще раждаш, но те не ще бъдат за тебе, защото ще отиват в плен.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.Сынов и дочерей родишь, но их не будет у тебя, потому что пойдут в плен.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.בנים ובנות תוליד ולא יהיו לך כי ילכו בשבי׃
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.بنين وبنات تلد ولا يكونون لك لانهم الى السبي يذهبون.
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.你 生 兒 養 女 、 卻 不 算 是 你 的 、 因 為 必 被 擄 去
Oğullarınız, kızlarınız olacak, ama sizinle kalmayacaklar, sürgüne gönderilecekler.你 生兒養女 、 卻 不 算是 你 的 、 因 為必 被 擄去
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,1. 그 날 곧 내가 유다와 예루살렘의 사로잡힌 자를 돌아오게 할 그때에
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,4:1 Denn siehe, in den Tagen und zur selben Zeit, wann ich das Gefängnis Juda's und Jerusalems wenden werde,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Bo oto w one dni i w on czas, gdy nawrócę pojmany lud Judzki i Jeruzalemski,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Car voici, en ces jours, en ce temps-là, Quand je ramènerai les captifs de Juda et de Jérusalem,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,"He aquí que en aquellos días y en aquel tiempo, cuando yo restaure de la cautividad a Judá y a Jerusalén
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,"In die tijd, wanneer Ik het lot van Juda en Jeruzalem verander", zegt de HERE,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Kajti glej, v tistih dneh in tisti čas, kadar nazaj pripeljem ujetništvo Judovo in jeruzalemsko,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Lebo hľa, v tých dňoch a v tom čase, keď navrátim zajatých Júdu a Jeruzalema,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Mert ímé, azokon a napokon és abban az idõben, a mikor meghozom Júda és Jeruzsálem fogságát:
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Nebo aj, v těch dnech a v ten čas, když zase přivedu zajatý lid Judský a Jeruzalémský,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Pois eis que naqueles dias, e naquele tempo, em que eu restaurar os exilados de Judá e de Jerusalém,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Sillä katso, niinä päivinä ja siihen aikaan, kun minä käännän Juudan ja Jerusalemin kohtalon,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,TUHAN berkata, "Pada waktu itu Yerusalem dan Yehuda akan Kupulihkan kemakmurannya
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Ty se, i de dagarna och på den tiden, då jag åter upprättar Juda och Jerusalem,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Vì nầy , trong những ngày đó , và trong kỳ đó , khi ta sẽ đem phu tù của Giu-đa và Giê-ru-sa-lem trở_về ,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Vì nầy, trong những ngày đó, và trong kỳ đó, khi ta sẽ đem phu tù của Giu-đa và Giê-ru-sa-lem trở về,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Защото, ето, в ония дни и в онова време, Когато върна Юдовите и Ерусалимските пленници,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,Ибо вот, в те дни и в то самое время, когда Я возвращу плен Иуды и Иерусалима,
‹‹O günler Yahuda ve Yeruşalim halkını Sürgünden geri getirdiğimde,כי הנה בימים ההמה ובעת ההיא אשר אשוב את שבות יהודה וירושלם׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod