Ana içeriğe geç
Sözlük

surgun ile cümle

surgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Delil yetersizse sürgün veya beraat kararı veriliyordu.Voor veroordeling was een bekentenis of een betrouwbare getuigenverklaring nodig.
1921 yılında Bolşevikler tarafından hükûmeti ile birlikte sürgüne gönderildi.De anarchisten werden in 1921 verslagen door de bolsjewieken.
Julia'nın öz annesi Scribonia sürgün sırasında ona eşlik etti..Toen Julia in 2 v.Chr. door haar vader in ballingschap werd gestuurd, begeleidde Scribonia haar dochter.
Bunu 1610'daki Sürgün Fermanı izlemiştir.Het gasthuis werd in 1610 opgeheven.
Sürgün 31 Mart 1945'e kadar sürdü.Zijn krijgsgevangenschap duurde tot 31 december 1945.
Yehoahaz, sürgünde ölen ilk Yehuda kralıdır.Hij was daarmee de eerste koning van Juda die in ballingschap is overleden.
Ağaçlar sürgün veriyor.De bomen botten uit.
2 Ağustos 1600 de Katalizim e dönüşü reddettiğinde, Kepler ve ailesi Graz’dan sürgün edildi.2 sierpnia 1600 roku, po odmowie przejścia na katolicyzm, Kepler i jego rodzina zostali wygnani z Grazu.
1538 - Jean Calvin ve yandaşları Cenevre'den sürgün edildi.1538 – Jan Kalwin został wypędzony z Genewy.
Annesi ise sürgün edildi.Matka została wypędzona.
Geri kalan yaşamını batı Avrupa’da, özellikle de İsviçre’de sürgünde geçirdi.Resztę życia spędził w Europie Zachodniej, głównie – Szwajcarii.
Sürgün Polonya Hükumeti 1990 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.Konstytucja Konstytucja Rzeczypospolitej Polskiej Na uchodźstwie obowiązywała do 1990.
2002 - Eski Afganistan Kralı Zahir Şah, 29 yıllık sürgünün ardından ülkesine döndü.18 kwietnia – po 29 latach pobytu na emigracji powrócił do ojczyzny były król Afganistanu Zahir Szach.
Orada, 1944'ün Eylül ayında, sürgündeki Vichy hükümetinin Fransız Devlet Komisyonu başkanı oldu.Od września 1944 był w Berlinie prezydentem francuskiej Komisji Rządowej Vichy na Uchodźstwie.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra sürgünde etkin bir siyasetçi haline geldi.Po II wojnie światowej stał się bardzo aktywnym politykiem.
Sürgündeki Polonya Hükümeti.Skarga Polski odrzucona.
Díaz, 25 Mayıs 1911'de devlet başkanlığından ayrıldı ve sürgüne gönderildi.Diaz ustąpił ze stanowiska 25 maja 1911 i udał się na stałe na wygnanie do Europy.
Eşinin talebi üzerine, sürgün yeri Bursa olarak değiştirildi.Jednak, dzięki staraniom matki, wyrok zamieniono na wygnanie.
1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı.W latach 1994–1998 przebywała za granicą.
Avusturya'ya sürgün gitti.Wyemigrował do Austrii.
Umar 1975 yılından bu yana, Cezayir'in Tinduf Vilayetinde sürgünde yaşayan bir Polisario Cephesi gazisidir.Umar jest weteranem Frontu Polisario, od 1975 żyje na uchodźstwie w Tinduf w Algierii.
Fiéis (Sadıklar): Katanga’lı sürgünlerdir.Nazwane od zarośli wierzbowych (vimen).
Napolyon savaşı kaybeder ve sürgüne gönderilir.Mario przegrywa z nim walkę i zostaje wyrzucony z zamku.
İoannis Metaksas'ın diktatörlüğü sırasında sürgünde yaşadı.Z zagranicy protestował przeciwko dyktaturze Metaksasa.
Tarquin M.Ö. 496 yılında Campania'daki Cumae şehrinde sürgünde öldü.Tarkwiniusz zmarł na wygnaniu w Kume w Kampanii w 496 pp. n.e.
Genç sürgünlerin özü bölmelidir.Młodzi ludzie cierpią jednak niewygody.
Bunun sürgün edilenlerin mülkiyetini kamulaştırabilmesini kolaylaştırmak için yapıldığı düşünülmektedir.Dzięki temu łatwo ustalić właściciela skradzionych rzeczy.
Heraklonas'ın burnu, Martina'nın dili kesildi ve Rodos adasına sürgüne gönderildiler.Po obaleniu Herakleonasa Martynie obcięto język i zesłano na wyspę Rodos, gdzie zmarła.
Çalışmalarına Buenos Aires'te sürgünde devam etti.Ponadto trwały aresztowania w Damaszku.
1905 Devrimi döneminde yeniden tutuklanarak sürgüne gönderilir.Podczas rewolucji w 1905 r. był ponownie aresztowany.
Bu durum, Yehova'nın Kudüs'ten ayrılıp halkıyla birlikte sürgüne gittiğini ifade etmektedir.Okazało się, że Hana spodziewa się dziecka i wyjeżdża z Leśnej Góry do Izraela.
Yüz Gün dönemi boyunca XVIII. Louis'le birlikte Gent'te sürgünde kaldı.W okresie stu dni towarzyszył Ludwikowi XVIII do Gandawy.
Kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı.Następnie zostaje wypędzony przez swojego brata.
1972 - Juan Peron, 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.1973 – Były prezydent Argentyny Juan Perón wrócił do kraju po 18 latach wygnania.
Çok azı da sürgünlerin uçlarında terminal durumludur.Na najniższym poziomie znajdują się terminale użytkowników.
711 yılında kendi sürgüne gönderdiği Ansprand geniş bir orduyla Bavyera Düklüğü'ne geldi.W 711 Ansprand, którego wcześniej wygnał, powrócił z armią od Teodeberta księcia Bawarii.
Tomurcuklar sürgünlere almaşık olarak dizilmiş, ve sürgüne gömülmüştür.Znajdujące się w niej zwoje były owinięte w płótna i złożone w dzbanach.
Sürgündeki Wilhelm'in en büyük tutkularından biri avlanmaktı.Największą pasją księcia Henryka było polowanie.
Hastalığın belirtileri ağacın yaprak, meyve ve sürgünlerinde görülür.Objawy choroby widoczne są na liściach, pędach i na owocach.
Arjuna sürgünde Manipur'a gitti.Ci wycofali się pod osłoną nocy do Manili.
Ağır yaralı bir şekilde Jersey'e taşındı ve karısını geride bırakarak İngiltere'ye sürgüne gitti.Był ciężko ranny, po wyleczeniu wyjechał do Wrocławia.
Yine bu karakolda yaptığı “işgüzarlıklar”, onun bu sefer bir sınır karakoluna sürgün edilmesiyle sonuçlanır.Aresztowany kolejny raz, tym razem na granicy Generalnego Gubernatorstwa, został skierowany do Arbeitsamtu.
Mağlup Napolyon Bonapart Elba Adasına sürgüne gönderilmiştir.Towarzyszył Napoleonowi Bonapartemu na wyspie Elbie.
Bir grup insan da çöldeki kamplara sürgün edildi.Wiele ludzi wywieziono do Pustkowa i innych obozów.
Bunun sonrasında Krasin sürgüne İtalya’ya gider.Aby zdobyć fundusze, Perhan wyjeżdża do Włoch.
Celegorm ve Curufin Nargothrond'dan sürgün edilir.Po drodze napotkali jednak Celegorma i Curufina, wygnanych przez Orodretha z Nargothrondu.
Ölümüne kadar Lübnan'da sürgün hayatı sürdü.W Lublinie mieszkał do śmierci.
Bu iki krallık "sürgündeki krallıklar" olarak bilinir.Obaj bowiem pragnęli zostać „królami królów”.
Sürgün verme özelliği fazladır.Źle toleruje przesadzanie.
Altı aylık sürgünden sonra Diyarbekir'e dönebilmiştir.Kilka dni wcześniej powrócił z sześciomiesięcznego urlopu.
Sürgünler, uzun sürgün ve kısa sürgündür.Wydzwania on pełne i połówkowe godziny.
Sonraları Polonya'daki hükümete karşı açıkça tavır aldı ve sürgüne zorlandı.Projekt spotkał się z ostrym sprzeciwem panów polskich i upadł.
Otlar ve kamış sürgünleri ana besin kaynaklarıdır.Świerk i brzoza są tutaj głównymi gatunkami.
Savaş Yıllarında Bir Sürgün.W latach wojny w konspiracji.
Kısa ve uzun sürgünler bulunur.Wyróżnia się ery krótkie i ery długie.
Claudius, Agrippina'nın sürgünden dönmesine izin verdi.Claudius tillät Agrippina att återvända från exilen.
58 yılında Faustus Sulla sürgüne gönderildi ve 62 yılında da Nero'nun emriyle öldürüldü.År 58 blev Faustus Sulla sänd i exil och mördades 62 på order av kejsar Nero.
Ertesi yıl 1934 yılında Haber sürgünde öldü.Året därpå, 1934, avled Haber i exil.
Annesi ise sürgün edildi.Även hustrun utlämnades.
Papa VI. Pius Fransa'ya sürgüne gönderildi ve 1799'da orada öldü.Pius VI förvisades till Frankrike och dog där 1799.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod