Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.És láttátok az õ undokságaikat és bálványaikat: fát és követ, ezüstöt és aranyat, a melyek nálok vannak.)
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.e vistes as suas abominações, os seus ídolos de pau e de pedra, de prata e de ouro, que havia entre elas);
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.in videli ste njih ostude in njih malike, les in kamen, srebro in zlato, ki so bili med njimi.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Ja te näitte heidän iljetyksensä, ne puu-, kivi-, hopea- ja kultajumalat, jotka heillä on.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Kamu sudah melihat patung-patung berhala mereka yang menjijikkan dari kayu, batu, perak dan emas
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.너희가 또 그들 중에 있는 가증한 것과 목석과 은금의 우상을 보았느니라)
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.og I så deres væmmelige Guder og de Afgudsbilleder af Træ og Sten, af Sølv og Guld, som de har.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Og I så deres vederstyggelige og motbydelige avguder, de guder av tre og sten, av sølv og gull som de hadde.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.U hebt hun heidense afgoden van hout, steen, zilver en goud gezien.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.und saht ihre Greuel und ihre Götzen, Holz und Stein, Silber und Gold, die bei ihnen waren.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Vous avez vu leurs abominations et leurs idoles, le bois et la pierre, l`argent et l`or, qui sont chez elles.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.και ειδετε τα βδελυγματα αυτων και τα ειδωλα αυτων, ξυλα και λιθους, αργυριον και χρυσιον, τα μεταξυ αυτων
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.и видели мерзости их и кумиры их, деревянные и каменные, серебряные и золотые, которые у них.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.и видяхме мерзостите им, и дървените им и каменни, сребърни и златни кумири, които са между тях);
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.ותראו את שקוציהם ואת גלליהם עץ ואבן כסף וזהב אשר עמהם׃
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.ورأيتم ارجاسهم واصنامهم التي عندهم من خشب وحجر وفضة وذهب.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.你 們 也 看 見 他 們 中 間 可 憎 之 物 、 並 他 們 木 、 石 、 金 、 銀 的 偶 像 。
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.你 們 也 看見 他 們中間 可憎 之 物 、 並他 們木 、 石 、 金 、 銀的 偶像 。
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.A nők megfigyelésével valamiképpen érthetővé válik az ország szerkezete és ideológiája.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Así que, de cierta manera, al estudiar a la mujer, se puede ver la estructura y la ideología del Estado.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Bằng cách nghiên cứu về người phụ nữ, bạn có thể hiểu cấu trúc và ý thức hệ của đất nước Iran.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Deci într-un fel, studiind o femeie, puteți citi structura și ideologia țării.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Dus door een vrouw te bestuderen, kan je de structuur en de ideologie van het land lezen.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Indem man die Frauen studiert, kann man sozusagen die Struktur und die Ideologie eines Landes lesen.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.In qualche modo, studiando le donne, si riesce a cogliere la struttura e l'ideologia di un Paese.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Jadi dalam hal tertentu, dengan mempelajari wanita Anda dapat membaca struktur dan ideologi dari negara ini.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.그래서 어떤면으로는 그 나라 여성을 연구함으로써, 그 나라의 구조와 이념을 알 수 있게되는 겁니다.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Portanto, de certa forma, ao estudar uma mulher, pode-se ler a estrutura e a ideologia do país.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Takže určitým způsobem, studováním žen, můžete číst stukturu a ideologii země.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.W pewien sposób, przypatrując się kobietom, można zrozumieć strukturę i ideologię kraju.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Κατά κάποιον τρόπο, μελετώντας μία γυναίκα, μπορείς να διαβάσεις τη δομή και την ιδεολογία της χώρας.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Від так, певною мірою, вивчаючи жінку, ви можете прочитати структуру та ідеологію країни.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.Поэтому в каком-то смысле, изучая женщин, ты можешь прочесть структуру и идеологию страны.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.כך שבמידה מסוימת, על ידי למידת אישה, ניתן לראות את המבנה והאידיאולוגיה של המדינה.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.ذلك بطريقة ما ، من خلال دراسة امرأة، يمكنك قراءة تركيبة وفكر البلاد.
Öyle ki, bir tek kadını incelemek suretiyle bütün bir ülkenin yapısını ve ideolojisini okuyabiliyordunuz.この国の構造とイデオロギーを読み解けるのです そこで私はかつて直面した
--programları denemek suretiyle ilerlemekle ilgili-- değişken kavramı.자, 이 정도까지 실험을 진행했으니, 그 다음으로 소개할 개념은, 변수라는 개념입니다.
--programları denemek suretiyle ilerlemekle ilgili-- değişken kavramı.Lo siguiente que quiero presentarte mientras experimentamos con programas es el concepto de variable.
--programları denemek suretiyle ilerlemekle ilgili-- değişken kavramı.בניסיוננו הרצוף בכתיבת תכנית
--programları denemek suretiyle ilerlemekle ilgili-- değişken kavramı.بما أننا نقضي وقتنا نجرب البرنامج سوف نتكلم عن فكرة المتغير
--programları denemek suretiyle ilerlemekle ilgili-- değişken kavramı.次に説明したいのは、変数についてです。 様々な情報を別の場所に保管しておきたいからです。
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.Esto lo hago sólo para exposición, importante artificialmente del animal y su joven cerebro.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.J'ai simplement exposé de façon, artificiellement importante l'animal et son jeune cerveau.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.단지 노출에 의해서, 그 동물과 그것의 어린 뇌에게는 인공적으로 중요하도록 만들 수 있는 것입니다.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.làm cho nó quan trọng một cách giả tạo đối với con vật và bộ não non nớt của nó.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.l'animale e il suo giovane cervello.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.Obțin asta prin simpla expunere, de o importanță artificială, a animalului și a creierului său tânăr.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.Който правя само чрез излагане, принудително важно за животното и младия му мозък.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.Я сделаю это просто, исскуственно завышая их важность для животного и его молодого мозга.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.שאני גורם להם להיות חשובים באופן מלאכותי לחיה ולמוח הצעיר שלה.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.فقط عن طريق عرضها، وهو أمر اصطناعيّ مهمّ للحيوان و لدماغه الصّغير.
Sadece maruz bırakmak suretiyle yaptığım, hayvan ve genç beyni için yapay olarak önemli.動物とその脳にとって重要なものにできます そしてその脳を調べると
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.네가 또 나의 준 금 은 장식품으로 너를 위하여 남자 우상을 만들어 행음하며
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.ותקחי כלי תפארתך מזהבי ומכספי אשר נתתי לך ותעשי לך צלמי זכר ותזני בם׃
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.واخذت امتعة زينتك من ذهبي ومن فضتي التي اعطيتك وصنعت لنفسك صور ذكور وزنيت بها.
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.你 又 將 我 所 給 你 那 華 美 的 金 銀 、 寶 器 、 為 自 己 製 造 人 像 、 與 他 行 邪 淫
Sana verdiğim altın, gümüş süslerden erkek suretleri yaptın, onlarla fahişelik ettin.你 又 將 我 所 給 你 那華 美 的 金銀 、 寶器 、 為自己 製造 人像 、 與 他 行邪淫
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler. 2.Para pemimpin politik dan agama mereka terus menerus mempropagandakan "kehancuran Israel" 2.
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.2.イスラエルは何十年にもわたり「YES」を言い続け、それをヨルダンとエジプトとの和平条約の締結によって証明しました。
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.Politische und religiöse Anführer propagieren unaufhörlich die Zerstörung Israels.