Herifin suratına yumruğu indirmene gerek de yoktu.You didn't have to punch him in the nose, though.
Şu çocuktan nefret ediyorum! Kim suratıma kaka attı!Who threw these poops on me?!
Şöyle aldım ve suratımı geri çektim hemen.I took them like this, and I yanked my face back.
Ve eğer dikkat ettiyseniz, aslında kendi suratını işliyor.If you notice, he's actually needlepointing his own face.
Sonrasında ses portreleri yaratıyorum. İşte birkaç surat.Here's some faces.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.They use the upper half of the face; the ears are very expressive.
Bu, bir kısa kuyruklu şebeğin boşalma sırasındaki surat ifadesi.This is the ejaculation face of the stump-tailed macaque.
Ama neden siz surat asıyorsunuz?Why the long faces?
Peki o zaman, bu asýk surat niye?Then why so glum?
Seninki gibi bir surata mý?With a face a like that...
Affedersin ama, böyle korkutucu bir surat takınmana gerek yok.I'm sorry but you don't have to put on a scary face like that
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.So it's expressing its emotion through its face and the prosody in its voice.
Ben, babam ve annem senin mafyoz çingene suratına tükürürüz!Me, my father and my mother spit on your Mafioso gypsy face!
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.Well, I meant to draw that as a set but I turned it into a frowny face.
Bu yakışıklı suratın bir resmini çekmek istedim...I wanted to take a picture of his good-looking face...
RAB Kayine, ‹‹Niçin öfkelendin?›› diye sordu, ‹‹Niçin surat astın?Yahweh said to Cain, "Why are you angry? Why has the expression of your face fallen?
Sonra surat astı, kaşlarını çattı,And frowned and puckered his brow,
Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azabın)dan ötürü Rabbimizden korkarız. (derler).We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Surat astı ve döndü;HE FROWNED AND turned away,
"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimiz'den korkuyoruz."We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Surat astı ve yüz çevirdi;HE FROWNED AND turned away,
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;And frowned and puckered his brow,
Sonra kaşını çattı, suratını astı,And frowned and puckered his brow,
Şüphe yok ki biz, suratları astıran, azabı pek şiddetli olan gün, Rabbimizden korkarız.We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler.We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.And frowned and puckered his brow,
Sonra kaşını çattı, surat astı.And frowned and puckered his brow,
Derken suratını astı, kaşlarını çattı...And frowned and puckered his brow,
Ve nice suratlar vardır o gün asılır.And how many faces on that Day will be woe-begone
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız.”We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Sonra surat astı, kaşlarını çattı.And frowned and puckered his brow,
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz."We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Diriliş günü, ALLAH hakkında yalan uyduranların suratlarını asık görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler.We wish for no reward, nor thanks from you.
Surat Thanithailand. kgmSurat Thani
Ajami kelimenin tam manasıyla suratınıza tokat indiriyor.It hits you in the face, Scandar Kopti's and Yaron Sheni's movie "Ajami"' bluntly.
Yıllardır gördüğümüz hep aynı suratlardan biraz bıktık." diye ekliyor.We are all a bit tired of the one and the same faces we have been seeing for years", she adds.
Hem erkek hem kadın suratları test süresince kullanılır.Both male and female faces are used during the test.
Bir adamın bir kadının suratına boşaldığı çizimAn illustration of a man ejaculating onto a woman's face
Surat DMCH'si, hastanın öldüğü bölgedeki sağlık görevlilerini uyardı.The DMCH of Surat alerted medical officers in the area where the patient had died.
Veba haberi 21 Eylül 1994 gecesi Surat şehrine yayıldı.News of the plague spread through Surat city through the night of 21 September 1994.
Suratına bir yumruk attı.Er schlug ihr ins Gesicht.
Geç kaldım diye mi surat yapıyorsun?Ziehst du so ein Gesicht, weil ich zu spät gekommen bin?
Gülmek, ciddi bir surattan daha az enerji gerektirir.Lachen braucht weniger Energie als ein ernstes Gesicht.
Tom'un tam şamarlık bir suratı var.Tom hat ein richtiges Backpfeifengesicht.
Tom'un tam tokatlık bir suratı var.Tom hat ein richtiges Backpfeifengesicht.
Suratında tam bir ifade yoktur.Es gab keinerlei Ausdruck in ihrem Gesicht.
Yine de çağdaşları olan kısa suratlı ayıdan (Arctodus) daha küçüktüler.Das Griffende (Heft) ist kleiner als das Kopfstück (siehe Zeichnung).
"Nur Yerlitaş: Yolda suratıma tüküren oldu!".Balun: Euch spuck ich ins Gesicht.
Bu durumdan Deri Surat hoşlanmasa da ailesine karşı çıkamaz.Dessen Familie will er kein Haar krümmen.
Onun için suratı ifadesizdir.Ihr Gesicht ist ausdruckslos.
Kayin çok öfkelendi, suratını astı.”Seine Gelenke waren unförmig angeschwollen, das Gesicht aufgedunsen.
Suratı hiç gülmez.Er lacht niemals.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Er hatte sich mit einer Pistole in den Kopf geschossen.
Bunların hepsi surat kısmında toplanmışlardır.Diese sind allesamt für die Schublade geschrieben.
Suratı sadece orada gözükür.Das Gesicht im Gesicht.
Bazen çocuklar bu köpükleri birbirinin suratına atarlar.Bisweilen treiben Kinder untereinander Scherze mit solchen Schreckfiguren.
İlin merkezi Surat Thani'dir.Die Hauptstadt der Provinz heißt ebenfalls Surat Thani.