Beton gibi görünen suratının altında harika bir kalp barındırır.Der Wandteppich setzt in dem vom Beton bestimmten Raum einen starken Farbakzent.
Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.Denis rit du visage rondelet de Wilson.
Haberi duyduğunda, onun suratını görmeliydin.Tu aurais dû voir sa tête quand il a appris la nouvelle !
Suratım enteresan geldi seyirciye.Il attire le regard du spectateur.
Suratında tam bir ifade yoktur.Rien ne se lisait sur son visage.
Bill Johnson, Deri Surat rolünde.Bill Johnson, malfaiteur en liberté surveillée.
Onun için suratı ifadesizdir.Le visage est en revanche inexpressif.
İlin merkezi Surat Thani'dir.Elle appartient à la province de Surat Thani.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Mais un jour, le jeune garçon meurt d'un accident dont les circonstances sont inconnues.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.Il lui tranche la tête et la brandit.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Le journaliste n'apparaît pas à l'écran au cours du jeu, et ne s'exprime jamais.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.L'origine de cette potion se perd dans la nuit des temps.
Sahnelerinin çoğunda birbirlerine bağırırlar ve surat yaparlar.En la mayoría de ellos sólo bailaba y se desnudaba.
Yumruğunu sıkar ve Biff'in suratına en sert yumruğunu atar.Él se apresura y golpea el Nuevo Bully en la cara.
Onların lideri Hayalet Surat şimdi Birinci Bölük parçasıdır.Su líder, El Conejo Fantasma, es parte del Primer Escuadrón.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Tú sabes, Polonia es un lugar donde cosas extrañas le suceden a tu mente.
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat.Natural Born Killers en Metacritic (en inglés).
Kız gibi bir suratı olmasına karşın bir erkek bebektir.A pesar de comer demasiado tiene la apariencia de una niña.
Onun için suratı ifadesizdir.Las caras son inexpresivas.
Suratım enteresan geldi seyirciye.Es una acción espectacular para el espectador.
Kendisinden nefret ettiğini suratına vura vura, bağırarak ağlaya ağlaya söyler.Él le ofrece escapar con ella, a lo que ella acepta llorando.
Diğer grup üyeleri olaya karışır ve Stella limonatasını onun suratına püskürtür.El resto de la banda interviene y Stella escupe limonada en Ray.
Ardından arabadan Deri Surat kendi arabasının üzerine çıkarak motorlu testere ile gençlere saldırır.Por lo tanto ella trata de mostrarle los senos a un chico en bicicleta.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.El beso es en medio de la calle, en una noche oscura.
Suratım enteresan geldi seyirciye.Sorprendere lo spettatore.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Le sue origini si perdono nella notte dei tempi.
Bayan Chicarelli : Kick'in asık suratlı kapı komşusudur.Signorina Chiccarelli: altra vicina di casa di Kick.
Onların lideri Hayalet Surat şimdi Birinci Bölük parçasıdır.Il fantasma di Protagora Parte seconda.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Non sono mai state viste in volto, né hanno mai parlato.
Onun için suratı ifadesizdir.Il rostro è indistinto.
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat.Technical specifications for «Natural Born Killers» (англ.).
Suratında tam bir ifade yoktur.У него не общее выражение лица.
"Nur Yerlitaş: Yolda suratıma tüküren oldu!".«Он смотрел прямо мне в лицо; он целился в мою голову.
Suratım enteresan geldi seyirciye.Представление произвело на зрителей огромное впечатление.
Chop Top ise Deri Surat'ın Stretch'i öldürdüğünü sanır.Сол говорит, что он наверно был прав насчёт плана Эстеса убить Броуди.
Onun için suratı ifadesizdir.Лицо его казалось беззащитным.
Suratı hiç gülmez.Никогда не улыбается.
Aralarında farklı sesler, pozlar ve surat işaretleri ile iletişimi kurarlar.Для общения и ухаживания птица использует разнообразные звуки, сигналы и показательные приёмы.
Suratı sadece orada gözükür.Вместо этого, показано только её лицо.
Kız gibi bir suratı olmasına karşın bir erkek bebektir.Mas um garoto se parecer com uma garota é degradante.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.A fundação da Sertã perde-se na noite dos tempos.
Felak Suresi (Arapça: سورة الفلق , Surat'ul Falag), Kur'an'ın 113. suresidir.Al-Falaq(em árabe: سورة الفلق) (A Alvorada) é o 113a sura do Alcorão.
Deri Surat ise testeresini almıştır.De relíquia, possuía um dente dele.
Bunların hepsi surat kısmında toplanmışlardır.Todos os membros participaram na composição das letras.
Tek bir kurşun ile suratını dağıtmıştı.Hij kreeg een pistool mee met één kogel.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.Vervolgens randde hij haar aan en sneed haar keel open.
Fiji maymun suratlı yarasası (Mirimiri acrodonta) Fiji'ye özgü bir memeli megayarasadır.De Fiji-apenkopvleermuis (Mirimiri acrodonta) is een vleermuis die voorkomt op Fiji.
İlin merkezi Surat Thani'dir.Het behoort tot de provincie Surat Thani.
Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır.Een oude vrouw met groente.
Köyleri ararlar, herkes kapıyı suratlarına kapatır.Omwoners openen en sluiten haar deur.
Naceri, Kasım 2005'te, Paris'te restoranda 22 yaşındaki adama saldırdı ve suratına bir küllük attı.In november van datzelfde jaar mishandelde Naceri in een restaurant een 22-jarige man met een asbak.
Kendisinden nefret ettiğini suratına vura vura, bağırarak ağlaya ağlaya söyler.Als je haar aan het huilen maakt, maak ik jou aan het huilen.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.De vader van Rembrandt was slechtziend, mogelijk blind.
Onun suratı asık, çünkü metroyu kaçırmış ve işe yürümek zorunda kalmıştı.Zij is chagrijnig, omdat ze de metro gemist had en naar het werk moest lopen.
Ben suratsız değilim.Ik ben niet chagrijnig.
Ben asık suratlı değilim.Ik ben niet chagrijnig.
Maide Suresi (Arapça: سورة المائدة, Surat'ul Maide), Kur'an'ın beşinci suresidir."Stół zastawiony") – to piąta sura Koranu.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.Ojciec Chateaubrianda był człowiekiem twardym, bezwzględnym i ponurym.
At Suratlı olarak bilinir.Twoja twarz brzmi znajomo.
Deri Surat ise testeresini almıştır.Skóra zachowała swoją fakturę.