O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.og Fyrsten skal på den Dag for sig selv og for alt Folket i Landet ofre en Tyr som Syndoffer;
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.På den dagen skall fursten för sig själv och för allt folket i landet offra en tjur till syndoffer.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.På den dag skal fyrsten ofre en okse til syndoffer for sig og for alt folket i landet.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.Sinä päivänä uhratkoon ruhtinas omasta puolestansa ja maan kaiken kansan puolesta mullikan syntiuhriksi.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.Und am selben Tage soll der Fürst für sich und für alles Volk im Lande einen Farren zum Sündopfer opfern.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.В этот день князь за себя и за весь народ земли принесет тельца в жертву за грех.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.И в същия ден нека приготви князът за себе си и за всичките люде на Израилевата земя юнец в принос за грях.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.ועשה הנשיא ביום ההוא בעדו ובעד כל עם הארץ פר חטאת׃
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.ويعمل الرئيس في ذلك اليوم عن نفسه وعن كل شعب الارض ثورا ذبيحة خطية.
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.當 日 王 要 為 自 己 和 國 內 的 眾 民 、 豫 備 一 隻 公 牛 作 贖 罪 祭
O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak bir boğa sağlayacak.當日王 要 為 自己 和 國內 的 眾民 、 豫備 一 隻 公牛 作贖 罪 祭
Olay sunusunu yapılandırKeywordsAnpassa presentation av händelserKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsConfigura a apresentação dos eventosKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsConfigura la presentación de los eventosKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsConfigurer la présentation des événementsKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsDie Präsentation von Veranstaltungen einrichtenKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsΡύθμιση της παρουσίασης των γεγονότωνKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsНалаштувати презентацію подійKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsНастройки на представянето на събитиятаKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsاضبط تقديم منKeywords
Olay sunusunu yapılandırKeywordsイベントのプレゼンテーションを設定Keywords
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.bẻ ra từ miếng và chế dầu trên . Ấy_là của lễ chay .
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.bẻ ra từ miếng và chế dầu trên. Ấy là của lễ chay.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Breek het in stukken en giet er olie overheen; het is een spijsoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Darabold azt el, és önts reá olajat, ételáldozat ez.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.du skal bryde det i Stykker og hælde Olie derover. Det er et Afgrødeoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Du skal bryte det i stykker og helle olje på det; det er et matoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Du skall bryta sönder det i stycken och gjuta olja därpå. Det är ett spisoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Em pedaços a partirás, e sobre ela deitarás azeite; é oferta de cereais.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.조각으로 나누고 그 위에 기름을 부을지니 이는 소제니라
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.la cual partirás en pedazos, y derramarás aceite sobre ella. Es una ofrenda vegetal
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.la farai a pezzi e sopra vi verserai olio: è un'oblazione
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Paloittele se palasiksi ja vuodata öljyä sen päälle; se on ruokauhri.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Polámeš ju na kusy a naleješ na ňu oleja. To je obilná obeť.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Połamiesz ją na kęsy, i polejesz ją oliwą; ofiara to śniedna jest.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Roti yang dipersembahkan itu harus dibelah-belah, lalu dituangi minyak zaitun
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Rozlámeš ji na kusy a naleješ na ni oleje, obět suchá jest.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.S'o frîngi în bucăţi, şi să torni untdelemn pe ea; acesta este un dar adus ca jertfă de mîncare.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Tu le rompras en morceaux, et tu verseras de l`huile dessus; c`est une offrande.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.und sollst's in Stücke zerteilen und Öl darauf gießen, so ist's ein Speisopfer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Zdrobi jo v grižljaje in vlij nanjo olja: jedilna daritev je.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Θελεις διαμερισει αυτην εις τμηματα και θελεις επιχυσει επ' αυτης ελαιον ειναι προσφορα εξ αλφιτων.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Да го пречупиш на уломъци и да го полееш с масло; това е хлебен принос.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.разломи ее на куски и влей на нее елея: это приношение хлебное.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.פתות אתה פתים ויצקת עליה שמן מנחה הוא׃
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.تفتها فتاتا وتسكب عليها زيتا. انها تقدمة
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分 成 塊 子 、 澆 上 油 、 這 是 素 祭
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分成 塊子 、 澆 上油 、 這是 素祭
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.En stadig ild skal holdes tendt på alteret; den må ikke slukne.
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.En stadig Ild skal holdes ved lige på Alteret, den må ikke gå ud.
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.Il fuoco dev'esser sempre tenuto acceso sull'altare, senza lasciarlo spegnere
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.그는 또 그 속건제를 여호와께 가져 올지니 곧 너의 지정한 가치대로 떼 중 흠 없는 수양을 속건 제물을 위하여 제사장에게로 끌어 올 것이요
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.Wszelki mężczyzna z kapłanów będzie ją jadł, na miejscu świętem jedzona będzie; rzecz to najświętsza.
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.Zijn schuldoffer moet een ram zonder gebreken zijn; naar een vastgestelde waarde.
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.ואת אשמו יביא ליהוה איל תמים מן הצאן בערכך לאשם אל הכהן׃
RABbe suç sunusu olarak kâhine belli değeri olan kusursuz bir koç getirmeli.ويأتي الى الرب بذبيحة لاثمه كبشا صحيحا من الغنم بتقويمك ذبيحة اثم الى الكاهن