Ana içeriğe geç
Sözlük

sunmak ile cümle

sunmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.A marketingesek eddig átlagos termékeket készítettek átlagos embereknek.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Apa yang penjual biasa lakukan adalah membuat produk biasa untuk orang biasa.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Ceea ce marketerii faceau in trecut erau produse medii pentru oameni medii.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Ce que les marketeurs faisaient c'était des produits moyens pour les gens moyens.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Di solito, i venditori realizzavano prodotti medi per persone medie.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.마케터들은 '인구분포 곡선'의 중앙에 있는 사람들을 위한 제품을 만들어내는 것에
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Lo que la gente que se dedica a comercialización hacía era fabricar productos promedio para gente promedio.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Marketéři byli zvyklí dělat průměrné produkty pro průměrné lidi.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Marketerzy tworzyli kiedyś przeciętne produkty dla przeciętnych ludzi.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Những người tiếp thị đã từng chế ra những sản phẩm bình thường cho người bình thường sử dụng.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Os gestores costumavam fazer produtos medianos para pessoas médias.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Vad marknadsförare brukade göra, var att tillverka lagomprodukter för lagom människor.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Včasih so tržniki delali povprečne produkte za povprečne ljudi.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Wat marketeers voorheen deden, was gemiddelde producten maken voor gemiddelde mensen.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Werbeleute arbeiten an Durchschnittsprodukten für Durchschnittsmenschen.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Οι άνθρωποι του μάρκετινγκ έφτιαχναν μέτρια προϊόντα για τον μέσο άνθρωπο.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Маркетёры обычно делали средние продукты для средних людей.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.Преди него маркетолозите правеха посредствени продукти за посредствени хора.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.מה שאנשי שיווק נהגו לעשות, זה לייצר מוצרים רגילים לאנשים רגילים
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.الشئ الذي أعتاد المسوقون فعله هو صنع منتجات متوسطة لمتوسط الناس.
Pazarlamacıların bugüne kadar yapmış olduğu ortalama insanlar için, ortalama ürünler sunmaktı.それがマス・マーケティングというものです。
Pell Bursları'nın ve diğer eğitim fırsatlarının genç insanların erişimine sunmak istediğini söyledi.Romney gesprochen, er will Pell Grants und sonstiger Unterricht für zugänglich machen
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.Peluuri auttaa myös internetissä.
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.Peluuri finns även på internet.
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.Peluuri ofrece también su ayuda a través de Internet.
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.Peluuri vous aide aussi sur Internet.
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.Служба Пелуури работает также в Интернете.
Peluuri internet üzerinden de yardım sunmaktadır.بيلوري يساعد عن طريق الإنترنت أيضاً.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A aby stáli každého jitra k slavení a chválení Hospodina, tolikéž i u večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.a aby stáli na mieste každého rána oslavovať a chváliť Hospodina, a tak i večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A iżby stali na każdy poranek ku wysławianiu, i ku chwaleniu Pana, także i w wieczór;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Dovevano presentarsi ogni mattina per celebrare e lodare il Signore, così pure alla sera
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.e de estarem cada manhã em pé para render graças e louvor ao Senhor, e semelhantemente � tarde.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ei aveau să stea în fiecare dimineaţă şi în fiecare seară, ca să laude şi să mărească pe Domnul,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Ejercen su servicio cada amanecer, y asimismo al atardecer, para dar gracias y alabar a Jehovah
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Elke ochtend en avond stonden zij voor de HERE om dankliederen te zingen en Hem te prijzen.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.eller att var morgon göra tjänst genom att tacka och lova HERREN, och likaledes var afton,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.És hogy álljanak az Úrnak tiszteletére és dícséretére, úgy reggel, mint este;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver Morgen skal de stå og love og prise HERREN, ligeså om Aftenen,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver morgen skulde de stå og love og prise Herren, og likeså hver aften,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ils avaient à se présenter chaque matin et chaque soir, afin de louer et de célébrer l`Éternel,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.새벽과 저녁마다 서서 여호와께 축사하며 찬송하며
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều , họ phải đứng tại đó cảm_tạ và ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va ;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều, họ phải đứng tại đó cảm tạ và ngợi khen Ðức Giê-hô-va;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.seisoa joka aamu kiittämässä ja ylistämässä Herraa, ja samoin joka ilta;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Selain itu mereka harus menyanyi untuk memuji TUHAN setiap pagi dan setiap malam
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ter naj stojé vsako jutro, da hvalijo in slave GOSPODA, takisto zvečer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.und zu stehen des Morgens, zu danken und zu loben den HERRN, und des Abends auch also,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.και δια να ιστανται καθ' εκαστην πρωιαν και εσπεραν, δια να υμνωσι και να δοξολογωσι τον Κυριον
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и всяка заран да стоят за да славят и хвалят Господа, тоже и вечер,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и чтобы становились каждое утро благодарить и славословить Господа, также и вечером,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ולעמד בבקר בבקר להדות ולהלל ליהוה וכן לערב׃
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ولاجل الوقوف كل صباح لحمد الرب وتسبيحه وكذلك في المساء.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早 晚 、 站 立 稱 謝 讚 美 耶 和 華
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早晚 、 站立 稱謝讚 美 耶和華
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Des services de santé publics sont offerts par les centres médicaux (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Julkisia terveyspalveluita tarjoavat terveysasemat.
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Offentliga hälsovårdstjänster tillhandahålls av hälsostationerna (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Государственные медицинские услуги оказывают поликлиники (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.تقدم الخدمات الصحية العامة العيادات الصحية (terveysasema).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod