Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.De kommer med gaver, og med guld, røgelse og myrra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.De kommer med gåvor, och har med sig guld, rökelse och myrra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Eles entram trazendo ofertas, ouro, incenso e mirra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Entrano portando i regali, portano oro, franchincenso e mirra.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Họ mang theo quà mừng, họ mang theo vàng, hương trầm và nhựa thơm.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Hozzák az ajándékokat, és hoznak aranyat, tömjént és mirrhát.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Intră cu daruri, aduc aur, tămâie și smirnă. Chiar așa s-a întâmplat.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Je weet dat de drie wijzen binnenkomen met geschenken: goud, wierook en mirre.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Llegan trayendo regalos, traen oro, incienso y mirra. Esto en verdad pasó.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Mereka datang membawa hadiah, dan mereka membawa emas, dupa (frankincense) dan minyak mur.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Nesú dary, a donesú zlato, kadidlo a myrhu.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Přijdou a nesou dary. Přinášejí zlato, kadidlo a myrhu.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Prinesejo darila. Prinesejo zlato, kadilo in miro.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Przynoszą dary, niosą złoto, kadzidło i mirrę.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Sie bringen Geschenke, Gold, Weihrauch und Myrrhe. Das ist wirklich passiert.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Вони увійшли з подарунками і принесли золото, пахощі та мирру.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Они приходят с дарами, приносят золото, ладан и мирру.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.Те идват, носейки дарове и те носят злато, тамян и смирна.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.שבו 3 המלכים נכנסים. הם באים נושאי מתנות, הם מביאים זהב, לבונה ומור.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.حيث يدخل الملوك الثلاث. يأتوا محملين بالهدايا، فيحضرون الذهب، اللبان والمر.
Hediyeler sunmak için gelirler, ve altın, tütsü ve mür getirirler.持ってくる場面はわかりますよね これは本当に起こったことなんですよ
Helsinki’de birçok şirket tercümanlık hizmetleri sunmaktadır.De nombreuses entreprises proposent des services d'interprète à Helsinki.
Helsinki’de birçok şirket tercümanlık hizmetleri sunmaktadır.En Helsinki, hay varias empresas que ofrecen servicios de interpretación.
Helsinki’de birçok şirket tercümanlık hizmetleri sunmaktadır.I Helsingfors erbjuds tolktjänster av flera företag.
Helsinki’de birçok şirket tercümanlık hizmetleri sunmaktadır.Tulkkauspalveluja Helsingissä tarjoavat monet yritykset.
Helsinki’de birçok şirket tercümanlık hizmetleri sunmaktadır.В Хельсинки много компаний, предоставляющих услуги устного перевода.
Helsinki gençlik merkezi (Helsingin nuorisoasema) 13-23 yaşlarındaki Helsinki’li gençlere yardım sunmaktadır.Helsingfors ungdomsstation (Helsingin nuorisoasema) erbjuder hjälp till 13–23-åriga unga Helsingforsbor.
Helsinki gençlik merkezi (Helsingin nuorisoasema) 13-23 yaşlarındaki Helsinki’li gençlere yardım sunmaktadır.Helsingin nuorisoasema tarjoaa apua 13–23-vuotiaille helsinkiläisille nuorille.
Helsinki gençlik merkezi (Helsingin nuorisoasema) 13-23 yaşlarındaki Helsinki’li gençlere yardım sunmaktadır.赫尔辛基青年中心(Helsingin nuorisoasema)向居住在赫尔辛基的13至23岁的青少年提供援助,包括心理问题、麻醉品滥用、停止赌博等等。青少年的家长们也可以主动联系青年中心。
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.Helsingfors svenskspråkiga arbetarinstitut Arbis erbjuder många kurser i svenska.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.Helsingin ruotsinkielinen työväenopisto Arbis tarjoaa monia ruotsin kielen kursseja.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.La escuela de oficios en sueco de Helsinki Arbis ofrece muchos cursos de sueco.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.L'Institut populaire svecophone d'Helsinki Arbis propose de nombreux cours de suédois.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.Шведоязычное народное училище Arbis в Хельсинки предлагает множество курсов шведского языка.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.معهد الأيدي العاملة لهلسنكي الذي باللغة السويدية Arbis يقدم العديد من الدورات التعليمية للغة السويدية.
Helsinki’nin İsveççe eğitim veren halk eğitim merkezi Arbis birçok İsveççe dil kursu sunmaktadır.赫尔辛基的瑞典语成人学校Arbis提供许多瑞典语课程。
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesi lezzet sunmaktır.A pék lenagyobb kihívása minden kukta és minden főszakács legnagyobb kihívása: jó ízeket előállítani.
Her fırıncının, her aşçılık öğrencisinin, her aşçının gayesi lezzet sunmaktır.В конечном счёте, задачей пекаря, кулинарного студента, каждого шеф-повара, является раскрыть вкус.
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum.21세기의 전세계를 위한 인도의 선물은
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum.21世紀の贈り物は ガンジー流のモノづくりです
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum. Gandi Mühendisliği.Ấn Độ dành cho thế giới, kĩ thuật Ganđi.
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum.Geschenk des 21. Jahrhunderts anzukündigen, das Indien der Welt macht.
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum.על המתנה של המאה העשרים ואחת לעולם מהודו
Hindistan'ın dünyaya hediyesini sunmaktan gurur duyuyorum.أن الهدية القرن 21 الي العالم من الهند ،
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Bây giờ tôi sẽ đưa ra đề xuất đầu tiên. Tôi sẽ để các bạn đơn giản hóa pháp luật.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Donc, voici la première de quatre propositions que je vais vous faire sur comment on peut simplifier le Droit.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Dus, nu het eerste van vier voorstellen die ik zal doen over de vraag hoe het recht te vereenvoudigen.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Entonces, ahora tengo la primera de cuatro propuestas que les dejaré sobre como simplificamos la ley.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:자, 이제 네 가지 제안 가운데 첫 번째를 꺼내놓겠습니다. 어떻게 법을 간소화할 수 있는지를 여러분께 알려드릴 것입니다.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Mám prvý zo štyroch návrhov ktorý vám chcem predložiť ako zjednodušiť právo.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Ora vi presento la prima di quattro proposte su come poter semplificare la legge.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Tak tady mám první ze 4 tezí, kterými vám nastíním, jak zjednodušit právo.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Tehát, íme az első ajánlásom, a négyből, melyeket átnyújtok, arról, hogy hogyan egyszerűsítsük a törvényeket.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:Und nun stelle ich Ihnen den ersten von vier Vorschlägen zur Vereinfachung des Rechtssystem vor.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:И така, сега ще изложа първото от четири предложения, които ще ви представя за това как да се опрости законът.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:И теперь я назову первый из своих четырех способов упростить закон.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:אז, עכשיו ארצה להציג את הראשונה מארבע ההצעות שאני עתיד להציג בפניכם, כדי לפשט את החוק.
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:ولهذا .. لدي أربع مقاربات حل سوف اعرضها عليكم .. وهي تهدف الى تبسيط القانون
Hukuku basitlestirmek icin sizlere sunmak istedigim dort onerinin birincisi su:法律をどうやって単純化するかということは皆さんへの宿題にします 社会への影響を広く捉えて
I. kısım çiftçilere doğrudan yardım ve tarım pazarlarına müdahale sunmaktadır.Im Folgenden einige Vorabinformationen über die Ergebnisse der Analyse.