Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorum요즘 경제가 어떤지 그림으로 한번 보여드리고 싶군요.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumQuería darles una imagen actual de la economía y eso es lo que tengo detras de mí.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumSzeretném megmutatni Önöknek a gazdaság mai állapotát.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumVoglio darvi un quadro della situazione economica attuale.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumVroiam să vă prezint o imagine curentă a economiei.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumΘα ήθελα να σας δώσω μια τρέχουσα εικόνα της οικονομίας.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumИсках да ви дам картина на настоящото състояние на икономиката.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumЯ хотел описать вам текущее положение дел в экономике
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumאני רוצה לתת לכם תמונה עדכנית של הכלכלה.
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorumكنت أود أن أعطيكم صورة حالية للإقتصاد .
Size ekonominin şu anki tablosunu sunmak istiyorum今私の後に写っているものです (真っ暗)
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.C'est pour ça que j'ai pensé qu'il fallait vous montrer cette copie du programme gay.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Daarom voelde ik het absoluut noodzakelijk dat ik jullie dit exemplaar van de homoagenda toonde.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.De aceea am simțit că trebuie să vă prezint o copie a agendei gay.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Ezért éreztem szükségesnek, hogy bemutassam a meleg összeesküvés ezen példányát.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.그래서 제가 이 '게이 어젠다'를 여러분에게 꼭 보여드리고 싶었던 겁니다
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Per questo motivo ho sentito il dovere di presentarvi questa copia del programma gay.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Por esta razón sentí que era imperativo que les presentara esta copia de la agenda gay.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.To je důvod, proč jsem cítil, že je nutné vám tu předvést tento výtisk homosexuální agendy.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Und aus diesem Grunde fand ich es auch zwingend nötig, Ihnen eine Kopie dieser "Gay Agenda" zu zeigen.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.И именно поэтому я посчитал крайне важным познакомить вас с этой копией гей программы.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.ולכן חשבתי שהכרחי שאציג בפניכם עותק זה של האג'נדה של הגייז.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.هذا السبب الذي جعلني أشعر أنه من واجبي أن أقدم لكم هذه النسخة من أجندات مثليي الجنس.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.このゲイアジェンダを 面白おかしく話せば 皆さんも驚かないと思ったからです
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.Estamos listos para darle lo mejor.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.Estamos prontos para oferecer o melhor a você.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.Kami siap memberikan yang terbaik bagi Anda.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.Nous sommes prêts à vous offrir le meilleur.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.Мы готовы предоставить вам самое лучшее. Bernhard H.
Sizin için en iyi olanı sunmaya hazırız.نحن على استعداد دائم لتقديم الأفضل لك. Bernhard H.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Ada beberapa hal yang lagi terjadi sekarang yang ingin saya bawa ke perhatian anda semua.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Ci sono un paio di cose ancora in corso adesso che voglio portare alla vostra attenzione.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Der foregår nogle ting lige nu, som jeg vil lede jeres opmærksomhed imod.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Det är ett par saker som händer just nu som jag vill uppmärksamma er om.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Er zijn een paar dingen die op dit moment aan de gang zijn waar ik jullie aandacht voor wil vragen.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Há algumas coisas em marcha neste momento para as quais gostaria de chamar a vossa atenção.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Hay un par de cosas sucediendo ahora mismo que me gustaría traer a su atención.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Il y a quelques choses qui se passent actuellement que je voudrais porter à votre attention.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Jest obecnie kilka rzeczy, na które chciałbym zwrócić uwagę.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .지금 현재 벌어지고 있는 일 중 제가 보여드리고 싶은 것이 있습니다.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Právě teď se děje několik věcí na které bych rád upozornil.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Se petrec acum cateva lucruri asupra carora vreau sa va atrag atentia.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Van itt pár folyamatban lévő dolog, melyekre szeretném felhívni a figyelmeteket.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .V súčasnosti sa deje niekoľko vecí, na ktoré by som vás chcel upozorniť.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Zur Zeit sind eine Reihe von Dingen im Gange, auf die ich Sie aufmerksam machen will.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Συμβαίνουν μερικά πράγματα τώρα στα οποία θέλω να σας επιστήσω την προσοχή.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Є декілька речей, що відбуваються саме зараз, до яких я хочу привернути вашу увагу.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Има няколко неща, които се случват сега които искам да поднеса на вашето внимание.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .Ни данный момент имеются несколько начинаний, которые я представлю вашему внимание.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .מספר דברים מתרחשים עכשיו שאני רוצה להביא לתשומת ליבכם.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .وهناك عدة أشياء جارية الآن التي أريد لفت إنتباهكم إليها.
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .取り組みが進められています 消費者金融保護庁と
Sizlerin dikkatine sunmak istediğim şimdilerde gerçekleşmekte olan bir kaç şey var .我想帶大家睇下我哋著手做緊嘅嘢
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.Als gevolg daarvan moeten bedrijven niet alleen waarde leveren, maar waarden.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.E di conseguenza, le aziende devono fornire non solo vantaggio, ma anche valori.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.Et, par conséquent, les entreprises doivent fournir non seulement de la valeur, mais des valeurs.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.그리고 그 결과 회사들은 단지 가치가 아닌 가치관을 제공해야만 합니다.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.Si, ca rezultat, afacerile trebuie sa furnizeze nu doar valoare, ci valori.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.Und daher müssen Unternehmen nicht nur Wert, sondern auch Werte liefern.
Sonuç olarak işletmeler sadece değer değil, değerler sunmak zorunda kalıyor.W rezultacie, biznes musi dostarczać nie tylko towary ale też wartości.