Sunak için akasya ağacından sırıklar yap, tunçla kapla.You shall make poles for the altar, poles of acacia wood, and overlay them with brass.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››You shall make it with hollow planks. They shall make it as it has been shown you on the mountain.
Koçu sen kes. Kanını sunağın her yanına dök.You shall kill the ram, and you shall take its blood, and sprinkle it around on the altar.
‹‹Düzenli olarak her gün sunağın üzerinde bir yaşında iki erkek kuzu sunacaksınız."Now this is that which you shall offer on the altar: two lambs a year old day by day continually.
‹‹Üzerinde buhur yakmak için akasya ağacından bir sunak yap."You shall make an altar to burn incense on. You shall make it of acacia wood.
masayla takımlarını, saf altın kandillikle takımlarını, buhur sunağını,the table and its vessels, the pure lampstand with all its vessels, the altar of incense,
yakmalık sunu sunağıyla takımlarını, kazanla kazan ayaklığını,the altar of burnt offering with all its vessels, the basin and its base,
Yakmalık sunu sunağını konutun -Buluşma Çadırının- giriş bölümüne koy."You shall set the altar of burnt offering before the door of the tabernacle of the Tent of Meeting.
Kazanı çadırla sunak arasına koyup içine su doldur.You shall set the basin between the Tent of Meeting and the altar, and shall put water therein.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.He put the golden altar in the Tent of Meeting before the veil;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.The sons of Aaron the priest shall put fire on the altar, and lay wood in order on the fire;
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.You shall cut it in pieces, and pour oil on it. It is a meal offering.
Kâhin bunları sunağın üzerinde yakacak. RAB için yakılan yiyecek sunusudur bu.The priest shall burn it on the altar: it is the food of the offering made by fire to Yahweh.
Boğanın bütün yağını alıp sunağın üzerinde yakacak.All its fat he shall take from it, and burn it on the altar.
Sunağın üzerindeki ateş sürekli yanacak, hiç sönmeyecek.› ››Fire shall be kept burning on the altar continually; it shall not go out.
Kâhin yağı sunağın üzerinde yakacak, ama döş Harunla oğullarının olacak.The priest shall burn the fat on the altar, but the breast shall be Aaron's and his sons'.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.He killed it; and Moses sprinkled the blood around on the altar.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.So Aaron drew near to the altar, and killed the calf of the sin offering, which was for himself.
Sununun işkembesini, bağırsaklarını, ayaklarını yıkayıp sunakta yakmalık sununun üzerinde yaktı.He washed the innards and the legs, and burned them on the burnt offering on the altar.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.and they put the fat upon the breasts, and he burned the fat on the altar:
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Aaron shall present the goat on which the lot fell for Yahweh, and offer him for a sin offering.
Günah sunusunun yağını sunakta yakacak.The fat of the sin offering he shall burn on the altar.
O gün gündelik işlerinizi yapmayacak, RAB için yakılan sunu sunacaksınız.› ››You shall do no regular work; and you shall offer an offering made by fire to Yahweh.'"
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler."They shall take away the ashes from the altar, and spread a purple cloth on it.
İlk tahılınızdan yapılmış bu sunuyu kuşaklar boyunca RABbe sunacaksınız.› ››Of the first of your dough you shall give to Yahweh a wave offering throughout your generations.
RABbin gönderdiği ateş buhur sunan iki yüz elli adamı yakıp yok etti.Fire came forth from Yahweh, and devoured the two hundred fifty men who offered the incense.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balak did as Balaam had spoken; and Balak and Balaam offered on every altar a bull and a ram.
Balam, ‹‹Burada benim için yedi sunak kurup yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Balaam said to Balak, "Build me here seven altars, and prepare me here seven bulls and seven rams."
Balak onun dediğini yaptı, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.Balak did as Balaam had said, and offered up a bull and a ram on every altar.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nadab and Abihu died, when they offered strange fire before Yahweh.
günahlarınızı bağışlatmak için de günah sunusu olarak bir teke sunacaksınız.and one male goat for a sin offering, to make atonement for you.
günahlarınızı bağışlatmak için de bir teke sunacaksınız.one male goat, to make atonement for you.
her kuzuyla da onda bir efa ince un sunacaksınız.a tenth part for every lamb of the seven lambs:
Bundan sonra Yeşu Eval Dağında İsrailin Tanrısı RABbe bir sunak yaptı.Then Joshua built an altar to Yahweh, the God of Israel, in Mount Ebal,
O sırada Saul RABbe bir sunak yaptı. RABbe yaptığı ilk sunaktı bu.Saul built an altar to Yahweh. This was the first altar that he built to Yahweh.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.He reared up an altar for Baal in the house of Baal, which he had built in Samaria.
O zaman sunağın çevresine akan su hendeği doldurdu.The water ran around the altar; and he also filled the trench with water.
RABbin, ‹‹Yeruşalimde bulunacağım›› dediği RABbin Tapınağında sunaklar kurdu.He built altars in the house of Yahweh, of which Yahweh said, "I will put my name in Jerusalem."
Tapınağın iki avlusunda gök cisimlerine tapmak için sunaklar yaptırdı.He built altars for all the army of the sky in the two courts of the house of Yahweh.
Kâhinlerin kemiklerini kendi sunaklarının üstünde yaktı. Böylece Yahuda ve Yeruşalimi arındırdı.He burnt the bones of the priests on their altars, and purged Judah and Jerusalem.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?For in death there is no memory of you. In Sheol , who shall give you thanks?
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.I will bless Yahweh, who has given me counsel. Yes, my heart instructs me in the night seasons.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:I will declare your name to my brothers. In the midst of the assembly, I will praise you.
Suçsuzluğumu göstermek için ellerimi yıkar, Sunağının çevresinde dönerim, ya RAB,I will wash my hands in innocence, so I will go about your altar, Yahweh;
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.My foot stands in an even place. In the congregations I will bless Yahweh.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.I will give you thanks in the great assembly. I will praise you among many people.
Her gün Tanrıyla övünür, Sonsuza dek adına şükran sunarız. _iSelaIn God we have made our boast all day long, we will give thanks to your name forever. Selah.
Çünkü sen kurbandan hoşlanmazsın, Yoksa sunardım sana, Yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın.For you don't delight in sacrifice, or else I would give it. You have no pleasure in burnt offering.
Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya Rab, Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim.I will give thanks to you, Lord, among the peoples. I will sing praises to you among the nations.
Ömrümce sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım.So I will bless you while I live. I will lift up my hands in your name.
Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana, Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak.My soul shall be satisfied as with the richest food. My mouth shall praise you with joyful lips,
RABbin büyük işlerini kim anlatabilir, Kim Ona yeterince övgü sunabilir?Who can utter the mighty acts of Yahweh, or fully declare all his praise?
Ya RAB, seni adınla çağırıp Şükran kurbanı sunacağım.I will offer to you the sacrifice of thanksgiving, and will call on the name of Yahweh.
Beni yaşat ki, sana övgüler sunayım, Hükümlerin bana yardımcı olsun.Let my soul live, that I may praise you. Let your ordinances help me.
Bütün yapıtların sana şükreder, ya RAB, Sadık kulların sana övgüler sunar.All your works will give thanks to you, Yahweh. Your saints will extol you.
Yaşadıkça RABbe övgüler sunacak, Var oldukça Tanrıma ilahiler söyleyeceğim.While I live, I will praise Yahweh. I will sing praises to my God as long as I exist.
Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.The sacrifice of the wicked is an abomination: how much more, when he brings it with a wicked mind!
Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki arşın, genişliği on iki arşın.The altar hearth shall be twelve [cubits] long by twelve broad, square in the four sides of it.
Yedi gün sunağı arındırıp pak kılacaklar. Böylece sunak adanmış olacak.Seven days shall they make atonement for the altar and purify it; so shall they consecrate it.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Because Ephraim has multiplied altars for sinning, they became for him altars for sinning.