EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.Η EMC παρουσιάζει: "Αποδεκτείτε τη Διαφάνεια."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.ЕМС ви представя "Прегърнете прозрачността."
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.ІМС: презентує: "Схопи Прозорість".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.إي إم سي يعرض "عناق الشفافية".
EMC "Şeffaflığı Kucaklayın"ı Sunar.みなさんありがとう
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.A očistí svatyni svatou a stánek úmluvy, očistí také i oltář, i kněží, i všecken lid shromážděný očistí.
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.지성소를 위하여 속죄하며 회막과 단을 위하여 속죄하고 또 제사장들과 백성의 회중을 위하여 속죄할지니
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.Người sẽ chuộc tội cho nơi thánh, cho hội mạc, cho bàn thờ, cho những thầy tế lễ, và cho cả dân của hội chúng.
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.и очистит Святое-святых и скинию собрания, и жертвенник очистит, и священников и весь народ общества очистит.
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.וכפר את מקדש הקדש ואת אהל מועד ואת המזבח יכפר ועל הכהנים ועל כל עם הקהל יכפר׃
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.ويكفّر عن مقدس القدس. وعن خيمة الاجتماع والمذبح يكفّر. وعن الكهنة وكل شعب الجماعة يكفّر.
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.他 要 在 至 聖 所 、 和 會 幕 、 與 壇 、 行 贖 罪 之 禮 . 並 要 為 眾 祭 司 、 和 會 眾 的 百 姓 贖 罪
En Kutsal Yeri, Buluşma Çadırını, sunağı arındıracak; kâhinlerin ve bütün topluluğun günahlarını bağışlatacak.他 要 在 至聖所 、 和 會幕 、 與壇 、 行贖 罪 之 禮 . 並要 為眾 祭司 、 和 會眾 的 百姓 贖罪
En yüksek mertebesinde belgesel fotoğrafçılığı dünyaya hayatın daha derin anlamlarından bir kesit sunar.人生の奥深い意味を 人々に垣間見せてくれるのです ピューリッツァー賞を受賞した 『母の旅』は
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Eu controlaria isso diretamente com o público nas ruas.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Ich würde das selbst bestimmen, mit der Öffentlichkeit in den Straßen.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Ik zou de mensen er direct mee confronteren op straat.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Je le contrôlerais directement avec le public dans les rues.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.저는 사람들이 거리에서 직접 보게 할 수 있었습니다.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Közvetlenül kommunikálhattam a közönséggel az utcán.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Lo controllo direttamente io col pubblico... per strada.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Měl jsem propojení přímo s veřejností, na ulicích.
Erkek ona tüm marifetlerini sunar. Bir sevgilinin yapacaklarını yapar, bir farkla, çıkarlarını görmeden.Il lui rend service, il fait tout ce qu'un petit ami ferait, mais sans les avantages en nature.
Erkek ona tüm marifetlerini sunar.Éll le hace favores a ella.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Dagen därefter stod folket bittida upp och byggde där ett altare och offrade brännoffer och tackoffer.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Den følgende dag stod folket tidlig op og bygget et alter der og ofret brennoffer og takkoffer.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.De volgende ochtend stonden zij vroeg op, bouwden een altaar en brachten daarop brand) en vrede-offers.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Drugo jutro pa vstane ljudstvo zgodaj, in zgrade ondi oltar in darujejo žgalne in mirovne žrtve.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.이튿날에 백성이 일찌기 일어나서 거기 한 단을 쌓고 번제와 화목제를 드렸더라
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Nazejtří pak ráno vstal lid, a vzdělali tam oltář, a obětovali oběti zápalné a pokojné.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Qua ngày sau, dân sự đều đứng dậy, xây trong chỗ đó một bàn thờ, dâng lên của lễ thiêu và của lễ thù ân.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Qua_ngày sau , dân_sự đều đứng_dậy , xây trong chỗ đó một bàn_thờ , dâng lên của lễ thiêu và của lễ thù ân .
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Tedy nazajutrz wstawszy rano lud zbudowali tam ołtarz, a sprawowali całopalone i spokojne ofiary.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Tidligt næste Morgen byggede Folket et Alter der og ofrede Brændofre og Takofre.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.Varhain seuraavana päivänä kansa nousi ja rakensi sinne alttarin ja uhrasi polttouhreja ja yhteysuhreja.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.И на утрешния ден, людете станаха рано та издигнаха олтар, и принесоха всеизгаряния и примирителни жертви.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.На другой день встал народ поутру, и устроили там жертвенник, и вознесли всесожжения и мирные жертвы.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.ויהי ממחרת וישכימו העם ויבנו שם מזבח ויעלו עלות ושלמים׃
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.وفي الغد بكر الشعب وبنوا هناك مذبحا واصعدوا محرقات وذبائح سلامة.
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.次 日 清 早 百 姓 起 來 、 在 那 裡 築 了 一 座 壇 、 獻 燔 祭 和 平 安 祭
Ertesi gün erkenden kalkıp bir sunak yaptılar, orada yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.次日 清早 百姓 起來 、 在 那 裡築 了 一 座 壇 、 獻燔祭 和 平安祭
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Mogłem bezpośrednio skierować się do publiki na ulicach.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Overil som si to priamo na verejnosti na uliciach.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Saya sendiri yang memutuskannya bersama publik di jalanan.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.لقد تحكمت بالموضوع مباشرة مع الجمهور في الشوارع.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.直接向き合います これはパリです
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.響大街度 可以更加直接
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim. Ve burası Paris.Tôi muốn nắm quyền quyết định trực tiếp với công chúng trên những con phố và đó là Paris.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Verificam direct cu publicul pe stradă.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Θα την έλεγχα απ' ευθείας με το κοινό στους δρόμους.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Показвах ги директно на публиката по улиците.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.A miképen kiszedik a hálaáldozatra való tulokból; és füstölögtesse el azokat a pap az égõáldozatnak oltárán.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.assim como se tira do boi do sacrifício pacífico; e o sacerdote os queimará sobre o altar do holocausto.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.cum se iau de la viţelul adus ca jertfă de mulţămire, şi să le ardă pe altarul pentru arderile de tot.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.Farà come si fa per il giovenco del sacrificio di comunione e brucerà il tutto sull'altare degli olocausti
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.gleichwie er's abhebt vom Ochsen im Dankopfer; und soll es anzünden auf dem Brandopferaltar.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.Jako odejmują z wołu ofiary spokojnej, i zapali to kapłan na ołtarzu całopalonych ofiar.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.kakor se jemlje od goveda mirovne daritve; in duhovnik naj to zažge na oltarju žgalnih daritev.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.화목제 희생의 소에게서 취함 같이 할 것이요 제사장은 그것을 번제단 위에 불사를 것이며
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.på samma sätt som detta tages ut ur tackofferstjuren; och prästen skall förbränna det på brännoffersaltaret.