Ana içeriğe geç
Sözlük

suna ile cümle

suna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.på samme Måde som det udtages af Takofferoksen. Og Præsten skal bringe det som Røgoffer på Brændofferalteret.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.samalla tavalla kuin se erotetaan pois yhteysuhrihärästä; ja pappi polttakoon ne polttouhrialttarilla.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.Semua itu harus dibakarnya di atas mezbah kurban bakaran seperti pada kurban perdamaian
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.tak ako sa odníma od vola pokojnej obeti bitnej, a kňaz to bude kadiac páliť na oltári zápalnej obeti.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.Tak jako se odjímá od volka oběti pokojné, a páliti to bude kněz na oltáři zápalu.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.как отделяется из тельца жертвы мирной; и сожжет их священник нажертвеннике всесожжения;
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.както се изважда от юнеца, за примирителна жертва); и свещеникът да ги изгори на олтара за всеизгаряне.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.כאשר יורם משור זבח השלמים והקטירם הכהן על מזבח העלה׃
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.كما تنزع من ثور ذبيحة السلامة ويوقدهنّ الكاهن على مذبح المحرقة.
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.與 平 安 祭 公 牛 上 所 取 的 一 樣 . 祭 司 要 把 這 些 燒 在 燔 祭 的 壇 上
esenlik kurbanı olarak sunulan sığırda olduğu gibi ayıracak. Bunları yakmalık sunu sunağı üzerinde yakacak.與 平安 祭 公牛 上 所取 的 一 樣 . 祭司 要 把 這些燒 在 燔祭 的 壇上
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Я сам могу это понять с помощью людей на улицах.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.אשלוט בזה במישרין מול הציבור ברחובות.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.Eso lo manejaba yo directamente con el público en las calles.
Espoon Yrittäjät ry üyelerine eğitim, iş birliği ve rehberlik sunan girişimcilerin kendi kuruluştur.Se on yrittäjien oma järjestö, joka tarjoaa jäsenille esimerkiksi koulutusta, yhteistyötä ja neuvontaa.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.Đó là một thực tế mang đến những khả năng thú vị để tổ chức một loạt các hoạt động trong tương lai.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.Ini juga menawarkan kemungkinan yang sangat menarik dalam hal mengatur keseluruhan aktivitas yang ada.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.그리고 그것은 정말 흥미로운 가능성을 제공합니다. 모든 일어나고 있는 일들을 모아 전달하는 것을 가능하게끔 조직하는 것입니다.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.Rzeczywistość oferująca wiele interesujących możliwości do organizowania wielu spraw oddolnie.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.Si este una care ofera posibilitati de-a dreptul interesante de a organiza o multime de activitati pe viitor.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.И она предлагает интересные возможности для потенциальной организации целого ряда мероприятий.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.כזו שגם מציעה באמת אפשרויות מענינות לארגון שורה ארוכה של פעילויות בהמשך הדרך.
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.و هو حقاً الشيء الذي يقدم إمكانيات مثيرة للاهتمام لتنظيم مجموعة كاملة من الأنشطة مع الوقت
Etkinlik yapmak için gerçekten enteresan imkanlar sunar.この大量の活動を組織すると 面白い可能性があることを示します つまり ブログ界が示していることは
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Aveugles! lequel est le plus grand, l`offrande, ou l`autel qui sanctifie l`offrande?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Blázni a slepci, i co jest většího, dar-li, čili oltář, kterýž posvěcuje daru?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Blázni a slepci, veď čože je väčšie, dar a či oltár, ktorý posväcuje dar?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Bolondok és vakok: mert melyik nagyobb, az ajándék-é vagy az oltár, a mely szentté teszi az ajándékot?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Cegos! Pois qual é maior: a oferta, ou o altar que santifica a oferta?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Ciechi! Che cosa è più grande, l'offerta o l'altare che rende sacra l'offerta
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?¡Ciegos! ¿Cuál es más importante: la ofrenda o el altar que santifica a la ofrenda
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Głupi i ślepi! albowiem cóż większego jest? dar, czyli ołtarz, który poświęca dar?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Hỡi kẻ mù kia , của lễ , và bàn_thờ làm cho của lễ nên thánh , cái nào trọng hơn ?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Hỡi kẻ mù kia, của lễ, và bàn thờ làm cho của lễ nên thánh, cái nào trọng hơn?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?I blinde! hvad er størst, offergaven, eller alteret som helliger gaven?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?I blinde, vilket är då förmer, offergåvan eller altaret, som helgar offergåvan?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?I Dårer og blinde! hvilket er da størst? Gaven eller Alteret, som helliger Gaven?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Ihr Narren und Blinden! Was ist größer: das Opfer oder der Altar, der das Opfer heiligt?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Jullie zijn werkelijk stekeblind! Wat is belangrijker? Het offer of het altaar dat het offer heilig maakt?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?소경들이여 어느 것이 크뇨 그 예물이냐 예물을 거룩하게 하는 제단이냐
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Nebuni şi orbi! Care este mai mare: darul, sau altarul, care sfinţeşte darul?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Sentähden, joka vannoo alttarin kautta, vannoo sen kautta ja kaiken kautta, mitä sen päällä on.
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Slepci! kaj pa je več, dar ali oltar, ki posvečuje dar?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Μωροι και τυφλοι διοτι τι ειναι μεγαλητερον, το δωρον η το θυσιαστηριον το αγιαζον το δωρον;
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Безумные и слепые! что больше: дар, или жертвенник, освящающий дар?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?Дурні й слїпі: що бо більше: дар, їй жертівня, що осьвячує дар?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?езумни и] слепи! Че кое е по-голямо, дарът ли, или олтарът, който освещава дара?
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?אתם הכסילים והעורים כי מה הוא הגדול אם הקרבן או המזבח המקדש את הקרבן׃
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?ايها الجهال والعميان ايما اعظم القربان أم المذبح الذي يقدس القربان.
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?你 們 這 瞎 眼 的 人 哪 、 甚 麼 是 大 的 、 是 禮 物 呢 、 還 是 叫 禮 物 成 聖 的 壇 呢
Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?你 們這 瞎眼 的 人 哪 、 甚麼 是 大 的 、 是 禮物 呢 、 還是 叫 禮物 成聖 的 壇呢
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Ale až dosud jsme jim nemohli nabídnout vše, co chtěli vidět.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Até agora, nem sempre conseguimos dar aos utilizadores o que procuravam
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Až doteraz sme však používateľom nemohli vždy dať to, čo hľadali.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Dar, până acum, nu reușeam întotdeauna să le oferim utilizatorilor ceea ce căutau.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Do tej pory nie zawsze udawało się nam pokazać to, co użytkownicy chcieli widzieć.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Jusqu'à présent, nous n'avons pas toujours pu satisfaire toutes les demandes.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Ma finora non eravamo riusciti sempre a fornire agli utenti quello che cercavano.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Men før nu har vi ikke altid været i stand til at give brugerne det, de kigger efter.
Fakat şu ana kadar kullanıcılarımıza İnternet'te bakmak istedikleri şeyi her zaman sunamadık.Men i vissa fall kunde vi inte ge användarna det de ville ha - förrän nu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod