Ana içeriğe geç
Sözlük

suna ile cümle

suna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Buradan itibaren biyogaz enerji santralini ve ısıtıcıyı besleyerek, birleşik ısı ve enerji sunar.Il metano servirà quindi ad alimentare un sistema di produzione di biogas e di energia di riscaldamento.
Buradan itibaren biyogaz enerji santralini ve ısıtıcıyı besleyerek, birleşik ısı ve enerji sunar.Od tam bo napajal bioplinsko elektrarno in grelnik, ki bosta zagotavljala toploto in električno energijo.
Buradan itibaren biyogaz enerji santralini ve ısıtıcıyı besleyerek, birleşik ısı ve enerji sunar.Odtiaľ bude zásobovať palivom bioplynovú elektráreň a ohrievač – ponúkajúc kogeneráciu.
Buradan itibaren biyogaz enerji santralini ve ısıtıcıyı besleyerek, birleşik ısı ve enerji sunar.Von dort aus wird es eine Biogas-Kraftstrom- und Heizanlage versorgen – die perfekte Kraft-Wärme-Kopplung.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD: Ieder van jullie die hier zit is zo getalenteerd en heeft zoveel bij te dragen aan de wereld.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD: 여기 온 여러분 모두 재능이 많고 이 세상을 위해 할 수 있는 것들을 많이 가지고 계십니다.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.T.D.:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD: Quindi, ognuno di voi, qui, è ricco di talenti e avete così tanto da offrire al mondo.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.TD:
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.Todos os que aqui vieram são muito talentosos e têm muito a oferecer ao mundo.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.дуже талановитий і може так багато запропонувати світові.
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.ט.ד: אז, כל אחד מכם שבא לפה כל כך כישרוני, ויש לכם כל כך הרבה להציע לעולם,
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.لذا ، كل واحد منكم أتى هنا موهوب جدا، ولديكم الكثير لتقدموه للعالم
Burdaki herkes çok yetenekli kişiler ve dünyaya sunabileceğiniz çok şey var.とても才能のある方々です 皆さんは世界に提供できるものを たくさん お持ちです これをお伝えして 結びの言葉にしようと思います
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Acest lucru îi permite să îşi prezinte activitatea în mod direct cetăţenilor.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Dessa besök gör det möjligt för honom att presentera sitt arbete direkt för medborgarna.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Ello le permite dar a conocer su trabajo a los ciudadanos de una forma directa.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Ez lehetővé teszi számára, hogy munkáját közvetlenül mutathassa be a polgároknak.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.To mu umožňuje prezentovať svoju prácu priamo občanom.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Umożliwia w jednej chwili mu to przybliżenie jego pracy bezpośrednio obywatelom Unii.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Това му позволява да представи своята работа директно на гражданите.
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.Dlatego, wiele fagocytów nazywa się też komórkami prezentującymi antygen.
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.Jadi, banyak fagosit juga disebut antigen presenting sel.
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.Takže, mnohým fagocytům se také říká
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.Давайте подивимось, чи в мене є якась специфічна реакція на цей патоген."
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.לכן, הרבה פאגוציטים נקראים
Bu sebeple, birçok fagositin bir diğer adı da antijen sunan hücrelerdir.لذا العديد من البالعات تسمى أيضاً
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.Mediante ese formulario se pueden enviar a la ciudad preguntas y sugerencias o hacer comentarios.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.Sen kautta voit lähettää kaupungille kysymyksiä ja ehdotuksia tai antaa palautetta.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.Via den kan du skicka frågor och förslag eller respons till staden.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.Vous pouvez envoyer par ce biais vos questions, suggestions et commentaires à la ville.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.С его помощью можно направлять в адрес городских властей вопросы и предложения, а также оставлять отзывы.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.بإمكانك من خلالها إرسال الأسئلة والاقتراحات إلى البلدية أو تقديم الرد لها.
Bu sistem aracılığı ile şehre sorularınızı ve önerilerinizi gönderebilir veya görüşlerinizi sunabilirsiniz.通过该系统,您可向市政府提出问题或建议并可发送反馈意见。
Bu siteyi kullanarak en iyi çözümleri sunan insanlar.Apoi, comunitatea, sau oamenii care interactioneaza pe acest site propun cele mai bune solutii.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.A ukázal sa mu anjel Pánov stojac po pravej strane oltára na kadenie.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Allora gli apparve un angelo del Signore, ritto alla destra dell'altare dell'incenso
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Alors un ange du Seigneur apparut à Zacharie, et se tint debout à droite de l`autel des parfums.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Apareceu-lhe, então, um anjo do Senhor, em pé � direita do altar do incenso.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Bấy giờ có một thiên sứ của Chúa hiện ra cùng Xa-cha-ri, đứng bên hữu bàn thờ xông hương.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Bấy_giờ có một thiên_sứ của Chúa hiện ra cùng Xa-cha-ri , đứng bên hữu bàn_thờ xông hương .
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Da åpenbarte en Herrens engel sig for ham og stod på høire side av røkoffer-alteret.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Då visade sig för honom en Herrens ängel, stående på högra sidan om rökelsealtaret.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Entonces el ángel del Señor se le apareció, puesto de pie a la derecha del altar del incienso
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Es erschien ihm aber der Engel des HERRN und stand zur rechten Hand am Räucheraltar.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.주의 사자가 저에게 나타나 향단 우편에 선지라
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Men en Herrens Engel viste sig for ham, stående ved den højre Side af Røgelsesalteret.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Néki pedig megjelenék az Úrnak angyala, állván a füstölõ oltár jobbja felõl.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Plotseling zag Zacharias een engel van de Here staan, rechts van het altaar waarop de wierook werd gebrand.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Prikaže pa se mu angel Gospodov, stoječ na desni strani kadilnega oltarja.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Silloin ilmestyi hänelle Herran enkeli seisoen suitsutusalttarin oikealla puolella.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Tedy mu się pokazał Anioł Pański, stojący po prawej stronie ołtarza, na którym kadzono.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Tedy ukázal se jemu anděl Páně, stoje na pravé straně oltáře zápalu.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.Εφανη δε εις αυτον αγγελος Κυριου, ισταμενος εκ δεξιων του θυσιαστηριου του θυμιαματος
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.по обичая на свещеничеството, нему се падна по жребие да влезе в Господния храм и да покади.
Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.тогда явился ему Ангел Господень, стоя по правую сторону жертвенника кадильного.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod