Hatta Çekiç Başlı Köpekbalığı gibi okyanus gezginleri bile bu sularda toplanırlarΩς και οι ταξιδιώτες του ωκεανού, όπως οι σφύρνες... ...συγκεντρώνονται σε τεράστια νούμερα.
Hatta Çekiç Başlı Köpekbalığı gibi okyanus gezginleri bile bu sularda toplanırlarДаже такой крупный хищник, как рыба-молот, встречается здесь в больших количествах.
Hatta Çekiç Başlı Köpekbalığı gibi okyanus gezginleri bile bu sularda toplanırlarאפילו נוודי הים כגון דגי-פטיש .נאספים במספרים עצומים
Hatta Çekiç Başlı Köpekbalığı gibi okyanus gezginleri bile bu sularda toplanırlarحتى مسافرو المحيط مثل قروش رؤوس المطارق الصدفية يتجمّعوا في الأعداد الضخمة
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[donna che parla nella sua lingua] uomo che canta:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kobieta mówiąca w ojczystym języku] mężczyzna śpiewa:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kvinde taler lokalt sprog] mand synger:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kvinna pratar på inhemskt språk] man som sjunger:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[nainen puhuu omaa kieltään] mies laulaa:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[nő anyanyelvén beszél] férfiének:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[vrouw spreekt in eigen taal] man zingt:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[žena hovoří rodnou řečí] muž zpívá:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της] άντρας που τραγουδάει: want to drink from the clearest water.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.(76:20) Путь Твой в море, и стезя Твоя в водах великих, и следы Твои неведомы.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Chuyển động Chúa ở trong biển, Các lối Chúa ở trong nước sâu, Còn các dấu bước Chúa không ai biết đến.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Chuyển_động Chúa ở trong biển , Các lối Chúa ở trong nước sâu , Còn các dấu bước Chúa không ai biết đến .
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Dein Weg war im Meer und dein Pfad in großen Wassern, und man spürte doch deinen Fuß nicht.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Din tordens røst lød i stormhvirvelen, lyn lyste op jorderike, jorden bevet og skalv.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.din Vej gik midt gennem Havet, din Sti gennem store Vande, dine Fodspor kendtes ikke.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Ditt dunder ljöd i stormvirveln, ljungeldar lyste upp jordens krets, jorden darrade och bävade.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Engkau berjalan melalui ombak, mengarungi lautan, tetapi jejak-Mu tak tampak
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Huczało grzmienie twoje po obłokach, błyskawice oświeciły okrąg ziemi, ziemia się wzruszyła i zatrzęsła.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Il fragore dei tuoi tuoni nel turbine, i tuoi fulmini rischiararono il mondo, la terra tremò e fu scossa
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.주의 길이 바다에 있었고 주의 첩경이 큰 물에 있었으나 주의 종적을 알 수 없었나이다
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Pelo mar foi teu caminho, e tuas veredas pelas grandes águas; e as tuas pegadas não foram conhecidas.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Sinun pauhinasi ääni vyöryi, salamat valaisivat maan piirin, maa vapisi ja järkkyi.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Ţi-ai croit un drum prin mare, o cărare prin apele cele mari, şi nu Ţi s'au mai cunoscut urmele.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Tu camino estaba en el mar, y tu sendero en las caudalosas aguas. Pero tus huellas nadie las pudo conocer
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Vznělo hřímání tvé po obloze, blýskání osvěcovalo okršlek zemský, pohybovala se a třásla země.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Zvuk tvojho hromu rachotil na nebeskej okruhline; blesky osvecovaly okruh zeme; nepokojila a triasla sa zem.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Δια της θαλασσης ειναι η οδος σου και αι τριβοι σου εν υδασι πολλοις, και τα ιχνη σου δεν γνωριζονται.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.През морето бе Твоят път, И стъпките Ти през големи води, И следите Ти не се познаваха.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.בים דרכך ושביליך במים רבים ועקבותיך לא נדעו׃
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.في البحر طريقك وسبلك في المياه الكثيرة وآثارك لم تعرف.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.你 的 道 在 海 中 、 你 的 路 在 大 水 中 、 你 的 腳 蹤 無 人 知 道
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.你 的 道在 海中 、 你 的 路 在 大水 中 、 你 的 腳蹤 無人 知道
Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.Indiát körülvevő vizekben vannak kék bálnáink. Találkozhatnak velük Kerala partjainál.
Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.대왕고래는 몰디브 근처에도 있고 인도에도 있습니다. 케랄라에서 볼 수 있죠.
Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.במים סביב המלדיבים, באזור הימים של הודו. אתם יכולים לראותם ליד קרלה.
Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.في المياه المحيطة بالمالديف، وفي المياه المحيطة بالهند. يمكننا أن نراها أيضاً على سواحل ولاية كيرلا (الهندية).
Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.ケーララでも遭遇できるでしょうね 実はこの地域はとても恵まれており
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.A baj, hogy ezek rejtett költségek, mert a hullámok takarásában vannak.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Das Problem ist, dass wir diesen Preis unter den Wellen verbergen.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.El problema es que estamos ocultando ese precio bajo las olas.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Het probleem is dat we die prijs verbergen onder de golven.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Il problema è che stiamo nascondendo quel prezzo sotto le onde.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.문제는 우리가 그 비용을 수면 아래 숨기고 있다는 것입니다.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Le problème est que nous cachons ce prix sous les vagues.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Masalahnya adalah kita menyembunyikannya di bawah berbagai gelombang.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.O problema é que estamos a esconder esse preço sob as ondas do mar.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Problema e că ascundem preţul dedesubtul valurilor.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Problemet är att vi gömmer priset under vågorna
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Problém je, že tu cenu skrýváme pod vlnami.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Problémom je, že náklady skrývame pod vlnami.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Problem w tym, że chowamy te konsekwencje pod falami.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Vấn đề ở đây là chúng ta đang tự trốn tránh cái giá đó.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Το πρόβλημα είναι ότι κρύβουμε αυτό το τίμημα κάτω από τα κύματα.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Проблемът е, че крием тази цена под вълните.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.Только проблема в том, что мы прячем эту цену под толщей океанов.
Mesele şudur ki, bu bedeli sularda gizliyoruz.הבעיה היא שאנו מסתירים את המחיר מתחת לגלים.