Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.la mayoría de los terremotos y volcanes están en el mar, en el fondo del mar.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La plupart des tremblements de terre et de volcans se produisent dans la mer - au fond de la mer.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Majoritatea cutremurelor şi a vulcanilor sunt în mare-- pe fundul mării.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Väčšina zemetrasení a sopiek je v mori - na dne mora.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Většina zemětřesení a vulkánů je v moři - na mořském dně.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Οι περισσότεροι από τους σεισμούς και τα ηφαίστεια είναι στη θάλασσα -- στον πυθμένα της θάλασσας.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Повечето от земетресенията и вулканите са в морето... на дъното на морето.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Почти все извержения вулканов происходят там же — на дне океана.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.רוב הרי הגעש ורעידות האדמה מתרחשים בים בקרקעית הים.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.مُعظم الزلازل والبراكين في البحر -- في منتصف البحر.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.つまり海底にあるんです 海における多様性と生物密度は
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.이건 무슨 말이냐면 가장 깊은 물속에서 석유를 채굴해야 한다는 겁니다, 꽁꽁 언 북극해 같은데요 그런데 여기는 청소란 불가능한 곳이죠.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.וזה אומר קידוחי-נפט במים הכי עמוקים, כולל הימים הקפואים באזור הארקטי ולנקות שם עלול להיות פשוט בלתי-אפשרי.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.石油を採掘することを意味します もしそこから流出すれば 浄化できないでしょう もしくは それまで見たことが無かったような
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Amióta neki azokat megrendelések Tegnap vágni ezeken a vizeken ... ő volt az idegesség.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.De când ai dat acele ordine ieri pentru a reduce prin aceste ape ... el a avut draci.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.De cet ordre que vous avez donné hier Il est sur les nerfs
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Egli non ha lasciato i ponti da quando si deciso di venire attraverso il canale. Che cosa vuoi arrivare?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Hän ei ole jättänyt sillan jälkeen kun päätti tulla läpi kanava. Mitä sinä ajaminen?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Han har ikke forladt broen, siden du besluttede at komme gennem kanalen. Hvad er du kører på?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Han har inte lämnat bron eftersom du bestämde sig för att komma igenom kanalen. Vad är det du kör på?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Nedal mosta, pretože ste rozhodol sa prejsť kanálu. Čo to jazda?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Odkar si mu ti naročila včeraj zmanjšati skozi te vode ... on je imel nervoza.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Ông đã không để lại cây cầu kể từ khi bạn quyết định thông qua kênh. Bạn đang lái xe gì?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.On nie pozostawił mostu ponieważ zdecydowałem się przez kanał. Co pan zmierza?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Seit Sie ihm befohlen haben, durch diese Gewässer zu fahren... ...hat er doch eine Heidenangst.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Sinds je gaf hem deze opdracht gisteren te snijden door middel van deze wateren ... hij had de kriebels.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Už od doby, kdy jste mu dal pokyn plavit se těmito vodami, je celý nervózní.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Δεν έχει αφήσει τη γέφυρα από τη στιγμή που αποφάσισε να έρθει μέσα από το κανάλι. Τι οδήγηση;
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Він не залишив моста, так як ви вирішив приїхати через канал. Що ви говорите?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Он не оставил моста, так как вы решил приехать через канал. Что вы клоните?
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.Откакто му даде тези заповеди вчера, за да намалят чрез тези води ... той е имал нерви.
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.انه لم يكن قد غادر الجسر منذ كنت قررت أن تأتي من خلال القناة. ما أنت في القيادة؟
Dün, bu sulardan geçme emrini verdiğinden beri heyheyleri üstünde.あなたは、何を運転している? あなたは彼にそれらの命令を与えた以来 昨日は、これらの海域でカットする...
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Estas são algumas das espécies, que habitam o mundo aquático da Terra.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Estas son algunas de las especies... .. .que habitan el mundo de agua llamado tierra.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Ini adalah beberapa dari spesies... ... Yang mendiami dunia air disebut Bumi.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.지구라고 불리는 곳의 물속 세상에는 많은 종들이 거주하고 있습니다.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Queste sono alcune delle specie... ...che abitano il mondo acquatico chiamato Terra.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Solche sind nur einige der Arten... ...die diese, Erde genannte, Wasserwelt bevölkern.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Voici quelques espèces habitant la planète des eaux: la Terre.
Dünyadaki sularda da yaşayan az sayıda... ...canlı da burada mevcut.Това е една много малка част от видовете, които населяват водния свят, наречен Земя.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Bezpečný kanál ve světě okolo nás" v těchto vodách neplatí.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Biztonságos az egész világon" nem megy ezeken a vizeken.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Cả hai đều một chút ra khỏi vị trí, theo này.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.De är båda lite ur position, Enligt denna.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.De er begge en smule ud af position, i henhold til denne.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.He ovat molemmat hieman pois paikaltaan, Tämän.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Mereka berdua sedikit keluar dari posisi, menurut ini.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Obaja sú trochu mimo pozíciu, podľa tohto.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Oboje się nieco pozycji, zgodnie z tym.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Safe intre în întreaga lume" nu merge în aceste ape.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Safe med vsem svetu" ne gre v teh vodah.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Safe между света" не излиза в тези води.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Sicher bedeutet in diesen Gewässern etwas anderes als auf der ganzen Welt.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Sono entrambi un po 'fuori posizione, secondo questa.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez. Şuraya bak.Un passage sans danger ne veux rien dire dans ces eaux
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez."Veilig tussen de wereld over" gaat niet verder in deze wateren.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Είναι και οι δύο ένα κομμάτι από τη θέση, σύμφωνα με την παρούσα.
'Dünyanın her yerinde güvenli' lafı bu sularda sökmez.Вони обидва трохи з положення, відповідно до цього.