İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Anda mulai dapat melihat air.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Bạn có thể nhìn thấy nước tràn vào.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Je dis:
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Je ziet het water dichterbij komen.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.강물이 가까이 오고 있다는 것을 알아요.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Lahko vidiš, kako se približuje voda.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Látják, ahogy közelít a víz.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Man kan se vandet nærme sig.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Man kan se vattnet närma sig.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Poți vedea apa pătrunzând.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Puoi vedere l'acqua avvicinarsi.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Ves el agua aproximarse.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Víamos a água a aproximar-se e eu a dizer:
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Vidíte ako sa približuje voda.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Vidíte, jak se přibližuje hladina řeky.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Widzisz zbliżającą się wodę.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Μπορείς να δεις το νερό να πλησιάζει.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Можехме да видим водата пред нас.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Я бачу, що вода все ближче.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.Я вижу, что вода всё ближе.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.אפשר לראות את המים מתקרבים.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.يمكنك ان ترى المياه قادمة.
İçeriye suların dolduğunu görebiliyordun.「爆発してくれ」と思いました
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Apoi apă mai sigură, au eradicat malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Dan mereka mendapatkan air bersih, mereka memberantas malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Dom fick säkrare vatten, dom utrotade malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.És lett biztonságos ivóvíz, a maláriát kiirtották.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.E vieram por aí abaixo, vêem? E obtiveram água mais saudável, erradicaram a malária.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Ils ont eu de l'eau potable, ont éradiqué la malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.In dobili so varnejšo vodo in izbrisali malarijo.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.그들은 안전한 물을 마시게 되고, 말라리아를 근절했습니다.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Luego llegó el agua potable y la erradicación de la malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Otrzymali bezpieczną wodę, wyeliminowali malarię.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Poi arrivò acqua più pulita, e la malaria venne debellata.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Saatiin turvallisempaa vettä, malaria hävitettiin.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Und durch das saubere Waser rotteten Sie Malaria aus.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Và rồi họ có nước sạch hơn, họ chữa trị tận gốc sốt rét.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Voda už nebyla tak nebezpečná, malárie byla vyhlazena.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Zabezpečili čistú vodu a vyhubili maláriu.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Ze kregen veiliger water. Ze roeiden malaria uit.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Και είχαν ασφαλέστερο νερό, εξάλειψαν την ελονοσία.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Вода стала чистіша, було подолано малярію.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.И те получили по-чиста вода, изкоренили маларията.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Появилась более чистая вода, была побеждена малярия.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.והם קיבלו מים בטוחים יותר, הם חיסלו את המלריה
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.عندما حصلوا على الماء النقي .. وتم محاربة الملاريا
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.まさしく成功そのものです
İmzalanan: Sınır Aşan Sular Sözleşmesi (TWC); Endüstriyel Kazaların Sınır Aşan Etkileri Sözleşmesi (CTEIA)Podpisano: Konvencija o čezmejnih vodotokih (TWC); Konvencija o čezmejnih učinkih industrijskih nesreč (CTEIA)
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Come acque profonde sono i consigli nel cuore umano, l'uomo accorto le sa attingere
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Como águas profundas é o propósito no coração do homem; mas o homem inteligente o descobrirá.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Der Rat im Herzen eines Mannes ist wie tiefe Wasser; aber ein Verständiger kann's merken, was er meint.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Isi hati orang ibarat air sumur yang dalam; tapi bisa ditimba oleh orang yang punya pengertian
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.사람의 마음에 있는 모략은 깊은 물 같으니라 그럴찌라도 명철한 사람은 그것을 길어 내느니라
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Kuin syvät vedet ovat miehen sydämen aivoitukset, mutta ymmärtäväinen mies ne ammentaa esiin.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Les desseins dans le coeur de l`homme sont des eaux profondes, Mais l`homme intelligent sait y puiser.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Mély víz a férfiúnak elméjében a tanács; mindazáltal a bölcs ember kimeríti azt.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Mưu kế trong lòng người ta như nước sâu; Người thông sáng sẽ múc lấy tại đó.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Mưu_kế trong lòng người_ta như nước sâu ; Người thông sáng sẽ múc lấy tại đó .
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Planerna i en mans hjärta äro såsom ett djupt vatten, men en man med förstånd hämtar ändå upp dem.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Rada v srdci muža je ako hlboké vody; ale umný muž ju vyváži.