Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Từ phòng cao mình, Ngài tưới các núi; Ðất được đầy dẫy bông trái về công việc Ngài.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Zvlažuješ vrchy zo svojich výšin; z ovocia tvojich diel sýti sa celá zem.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Ο ποτιζων τα ορη εκ των υπερωων αυτου απο του καρπου των εργων σου χορταινει η γη.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Ти си, Който поиш планините от високите Си обиталища, Тъй щото от плода на Твоите дела се насища земята;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.משקה הרים מעליותיו מפרי מעשיך תשבע הארץ׃
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.‎الساقي الجبال من علاليه. من ثمر اعمالك تشبع الارض‎.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.他 從 樓 閣 中 澆 灌 山 嶺 . 因 他 作 為 的 功 效 、 地 就 豐 足
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.他 從樓閣 中 澆灌 山嶺 . 因 他 作為 的 功效 、 地 就 豐足
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.(73:13) Ты расторг силою Твоею море, Ты сокрушил головы змиев в воде;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền năng Chúa mà rẽ biển ra, Bẻ gãy đầu quái vật trong nước.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Chúa đã dùng quyền_năng Chúa mà rẽ biển ra , Bẻ gãy đầu quái_vật trong nước .
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Dengan kekuatan yang dahsyat Engkau membelah laut, dan memecahkan kepala naga-naga laut
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Det var du som delade havet genom din makt; du krossade drakarnas huvuden mot vattnet.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du er den som skilte havet med din styrke, knuste dragenes hoder på vannene.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du kløvede Havet med Vælde, knuste på Vandet Dragernes Hoved;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Du zertrennst das Meer durch dein Kraft und zerbrichst die Köpfe der Drachen im Wasser.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.주께서 주의 능력으로 바다를 나누시고 물 가운데 용들의 머리를 깨뜨리셨으며
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Sinä voimallasi halkaisit meren, sinä musersit lohikäärmeitten päät vetten päällä.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Te hasítottad ketté a tengert erõddel; te törted össze a czethalak fejeit a vizekben.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Ti si razklal v moči svoji morje, razbil si zmajem glave na vodah.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu ai despărţit marea cu puterea Ta, ai sfărîmat capetele balaurilor din ape;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu as fendu la mer par ta puissance, Tu as brisé les têtes des monstres sur les eaux;
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu con potenza hai diviso il mare, hai schiacciato la testa dei draghi sulle acque
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tú con tu poder dividiste el mar; rompiste sobre las aguas las cabezas de los monstruos acuáticos
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tu dividiste o mar pela tua força; esmigalhaste a cabeça dos monstros marinhos sobre as águas.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Ty silou svou rozdělil jsi moře, a potřels hlavy draků u vodách.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Ty si vo svojej sile rozdelil more; skrúšil si hlavy drakom na vodách.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Tyś mocą twoją rozdzielił morze, a potarłeś głowy wielorybów w wodach.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.U hebt de zee gespleten door Uw kracht; U hebt de zeemonsters vernietigd.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Συ διεχωρισας δια της δυναμεως σου την θαλασσαν συ συνετριψας τας κεφαλας των δρακοντων εν τοις υδασι.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.Ти си раздвоил морето със силата Си; Ти си смазал главите на морските чудовища.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.אתה פוררת בעזך ים שברת ראשי תנינים על המים׃
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.‎انت شققت البحر بقوتك. كسرت رؤوس التنانين على المياه‎.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.你 曾 用 能 力 將 海 分 開 、 將 水 中 大 魚 的 頭 打 破
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.你 曾 用 能力 將海 分開 、 將水 中 大魚 的 頭打破
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Batas-batas di sebelah selatan mulai dari tepi Kiryat-Yearim terus ke sumber-sumber air Me-Neftoah
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.De zuidgrens liep van de rand van Kirjath-Baäl, over de berg Efron naar de bron van Mé-Neftoah.
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.남방 경계는 기럇 여아림 끝에서부터 서편으로 나아가 넵도아 물 근원에 이르고
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Miền nam khởi từ đầu Ki-ri-át-Giê-a-rim ; giới_hạn cứ chạy về phía tây , thẳng đến suối nước Nép-thô-ách ;
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Miền nam khởi từ đầu Ki-ri-át-Giê-a-rim; giới hạn cứ chạy về phía tây, thẳng đến suối nước Nép-thô-ách;
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Mutta eteläinen raja lähtee Kirjat-Jearimin laidasta, lännen puolelta, ja jatkuu Neftoahin veden lähteelle.
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Strana pak ku poledni od konce Kariatjeharim, a vychází ta meze k moři, a přichází až k studnici vod Neftoa.
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Strona zasię na południe od końca Karyjat Jarym; a wychodzi ta granica ku morzu, i bieży ku źródłu wód Neftoa.
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Sydgrænsen begynder ved Udkanten af Kirjat-Ba'al, og Grænsen går til Neftoas Vandkilde;
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.Южною же стороною от Кириаф-Иарима идет предел к морю и доходит до источника вод Нефтоаха;
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.ופאת נגבה מקצה קרית יערים ויצא הגבול ימה ויצא אל מעין מי נפתוח׃
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.وجهة الجنوب هي اقصى قرية يعاريم وخرج التخم غربا وخرج الى منبع مياه نفتوح.
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.南 界 、 是 從 基 列 耶 琳 的 儘 邊 起 、 往 西 達 到 尼 弗 多 亞 的 水 源
Güney tarafı Kiryat-Yearimin batı varoşlarından başlıyorfı, Neftoah sularının kaynağına uzanıyordu.南界 、 是 從基列耶琳 的 儘邊 起 、 往西 達 到 尼弗 多亞 的 水源
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Die Tiefsee wird zwar immer noch erforscht, aber man lernt auch noch viel in flachen Gewässern.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Dowiadujemy się wiele nie tylko z wód głębokich. Dowiadujemy się wiele nie tylko z wód głębokich.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Esploriamo sia gli abissi che le acque basse.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Încă explorăm adâncurile, dar aflăm multe și din apele mici.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.깊은 바다에도 배울 게 많지만, 얕은 곳에도 새로운게 없는 게 아닙니다.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Masih menjelajahi perairan dalam, namun mempelajari banyak hal baru dari perairan dangkal.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Míg a mélyebb vizeket még csak most fedezzük fel, addig is rengeteg újat tanulhatunk a sekélyebb vizekből.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Nog steeds ontdekken we diepe wateren, maar ook van de ondiepe leren we een hoop.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Seguimos explorando las profundidades, pero aprendemos mucho en aguas poco profundas.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Še vedno odkrivamo morske globine, a se učimo od območij bližje gladini.
Halen derin denizleri keşfediyoruz, fakat sığ sulardan birçok şey öğreniyoruz.Stále skúmame aj hlboké vody, ale učíme sa veľa nového z plytkých vôd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod