Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Meget vel, sir.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Molto bene, signore.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Mycket bra, sir.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Rất tốt, thưa ông.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>To je vaša ladja. "To je bila Škuna" Hesperus, " in je plula zimskih morje. "
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Veľmi dobre, pane.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Πολύ καλά, κύριε.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Дуже добре, сер.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Очень хорошо, сэр.
Gemi sizin. <i>"Uskunanın adı Hesperus'tu, ve buz gibi sulara yelken açtı."</i>Това е вашият кораб. "Това беше шхуна" Вечерница " и тя отплава зимните морето. "
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Általában egyébként nem szeretik a nagyon zavaros vizet.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Beztak sa zvyčajne vyhýbajú zakaleným vodám.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Chúng không thường xuyên bơi vào vùng nước đục.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.De obicei evită să meargă în ape care sunt mai întunecate.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Généralement, ils n'aiment pas l'eau trop turbide, de toute façon.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.In genere non amano comunque nuotare in acque torbide.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.다 큰 참치들은 일반적으로 탁한 물에 들어가는 것을 좋아하지 않습니다.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Mereka juga tidak menyukai bagian air yang terlalu keruh.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Ne eivät tavallisesti mielellään mene kovin sameisiin vesiin.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Normalerweise moegen sie ohnehin kein truebes Wasser.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Normalmente no les gusta entrar en el agua que está muy turbia de todos modos.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Stejně vesměs neradi jdou do vody, které nejsou čiré.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Zazwyczaj nie lubią wody, która nie jest przejrzysta.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Ze begeven zich meestal niet graag in echt troebel water.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Обикновено не им харесва да влизат в замърсени води.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.Они обычно не любят заходить в мутную воду все равно.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.הם לא אוהבים לצלול במים מעוננים ממילא.
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.وهي عادة لا تحب المياه المعتمة على أي حال
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.佢哋通常都唔鐘意落水 反正天色都唔太好
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.非常に運動神経の良い魚なので
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.De fapt, nici nu aveţi voie să staţi acolo unde stă domnul, lângă apele spumoase, alunecoase de lângă prag.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.In feite mag je zelfs niet gaan staan waar deze man staat, op de schuimende, gladde wateren bij de drempel.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.사실, 저 신사분이 서있는 거품이 나고, 미끄러운 저 경계에 서있도록 허락되지도 않아요.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Man får inte ens stå- -där den här mannen står- -i det skummande vattnet vid tröskeln.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Non è nemmeno permesso starci , sul quella soglia schiumosa e scivolosa d'acqua.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Ono je vlastně dokonce zakázáno stát tam, kde stojí tento pán. V pěnících a kluzkých vodách na hraně.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Valójában nem is szabad odaállnunk, ahol ez az úriember ácsorog, a szakadék habzó, csúszós vizeibe.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Μάλιστα, δεν επιτρέπεται να στέκεστε εκεί που είναι ο κύριος, στα αφρισμένα, γλιστερά νερά στο όριο.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.למעשה, אפילו אסור לכם לעמוד היכן שעומד האדון הזה, במים המקציפים והחלקלקים של הסף.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.في الواقع، لن يُسمح لكم بالوقوف في نفس موضع هذا السيد، عند هذا الحد المائي الزلق.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.水が泡立ち滑りやすい場所です この断崖の少し上流には フェンスがあって
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.(103:13) Ты напояешь горы с высот Твоих, плодами дел Твоих насыщается земля.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.A ki megöntözi a hegyeket az õ palotájából; a te munkáidnak gyümölcsébõl megelégíttetik a föld.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Dalle tue alte dimore irrighi i monti, con il frutto delle tue opere sazi la terra
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Dari langit Kauturunkan hujan di pegunungan, bumi penuh dengan hasil karya-Mu
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Da tua alta morada regas os montes; a terra se farta do fruto das tuas obras.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.De sa haute demeure, il arrose les montagnes; La terre est rassasiée du fruit de tes oeuvres.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Din locaşul Tău cel înalt Tu uzi munţii; şi se satură pămîntul de rodul lucrărilor Tale.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Du feuchtest die Berge von obenher; du machst das Land voll Früchte, die du schaffest;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Du vattnar bergen från dina salar, jorden mättas av den frukt du skapar.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Fra din Højsal vander du Bjergene, Jorden mættes fra dine Skyer;
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.God voorziet de bergen van water. De aarde kan alleen maar vrucht dragen dank zij U.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Han vanner fjellene fra sine høie saler; av dine gjerningers frukt mettes jorden.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.저가 그 누각에서 산에 물을 주시니 주의 행사의 결과가 땅에 풍족하도다
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Kterýž svlažuješ hory z výsostí svých, aby ovocem činů tvých sytila se země.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Który pokrapiasz góry z pałaców swoich, aby się z owoców spraw twoich nasycała ziemia.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.On namaka gore iz hramov svojih, s sadom del tvojih se siti zemlja.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Saleistasi sinä kastelet vuoret, sinun töittesi hedelmistä maa saa ravintonsa.
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Tú das de beber a las montañas desde tus altas moradas; del fruto de tus obras se sacia la tierra
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.Từ phòng cao mình , Ngài tưới các núi ; Ðất được đầy_dẫy bông trái về công_việc Ngài .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod