Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Som i Vandsæk samled han Havets Vand, lagde Dybets Vande i Forrådskamre.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Συνηγαγεν ως σωρον τα υδατα της θαλασσης εβαλεν εις αποθηκας τας αβυσσους.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Той събра като куп морските води, Тури бездните в съкровищници.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.כנס כנד מי הים נתן באצרות תהומות׃
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.يجمع كندّ امواه اليم يجعل اللجج في اهراء.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.他 聚 集 海 水 如 壘 、 收 藏 深 洋 在 庫 房
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.他 聚集 海水 如壘 、 收藏 深 洋 在 庫房
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Avgrunner skjulte dem, de sank som sten i dype vann.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.De övertäcktes av vattenmassor, sjönko i djupet såsom stenar.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Die Tiefe hat sie bedeckt; sie fielen zu Grund wie die Steine.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Elborították õket a hullámok, kõ módjára merültek a mélységbe.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Gli abissi li ricoprirono, sprofondarono come pietra
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Golven bedekten hen, terwijl zij als een steen naar de bodem zonken.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.I-au acoperit valurile, Şi s'au pogorît în fundul apelor, ca o piatră.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.큰 물이 그들을 덮으니 그들이 돌처럼 깊음에 내렸도다
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Las aguas profundas los cubrieron; descendieron como piedra a las profundidades
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Les flots les ont couverts: Ils sont descendus au fond des eaux, comme une pierre.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Mereka ditelan laut yang dalam, dan seperti batu turun ke dasarnya
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Những lượn sóng đã vùi lấp họ rồi ; Họ chìm đến đáy biển như một hòn đá vậy .
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Những lượn sóng đã vùi lấp họ rồi; Họ chìm đến đáy biển như một hòn đá vậy.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Os abismos os cobriram; desceram �s profundezas como pedra.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Priepasti ich prikryly; sostúpili do hlbín ako kameň.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Propasti přikryly je; vpadli do hlubiny jako kámen.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Przepaści okryły je; poszli w głębią jako kamień.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Strømmene dækked dem, de sank som Sten i Dybet.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Syvyys peitti heidät; he vajosivat pohjaan niinkuin kivi.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Valovje jih je zagrnilo, pogreznili so se v globočine kakor kamen.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Αι αβυσσοι εσκεπασαν αυτους ως πετρα κατεβυθισθησαν εις τα βαθη.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Дълбочините ги покриха Като камък слязоха в бездните.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.Пучины покрыли их: они пошли в глубину, как камень.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.תהמת יכסימו ירדו במצולת כמו אבן׃
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.تغطيهم اللجج. قد هبطوا في الاعماق كحجر.
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.深 水 淹 沒 他 們 、 他 們 如 同 石 頭 墜 到 深 處
Derin sulara gömüldüler, Taş gibi dibe indiler.深水 淹沒 他 們 、 他 們 如同 石頭墜 到 深處
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.이건 무슨 말이냐면 가장 깊은 물속에서 석유를 채굴해야 한다는 겁니다, 꽁꽁 언 북극해 같은데요 그런데 여기는 청소란 불가능한 곳이죠.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.וזה אומר קידוחי-נפט במים הכי עמוקים, כולל הימים הקפואים באזור הארקטי ולנקות שם עלול להיות פשוט בלתי-אפשרי.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.石油を採掘することを意味します もしそこから流出すれば 浄化できないでしょう もしくは それまで見たことが無かったような
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.(41:22) Il fait bouillir le fond de la mer comme une chaudière, Il l`agite comme un vase rempli de parfums.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.( 41 : 22 ) Nó làm cho vực sâu sôi như một cái nồi ; Khiến biển trở_thành như hũ dầu xức ,
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.(41:22) Nó làm cho vực sâu sôi như một cái nồi; Khiến biển trở thành như hũ dầu xức,
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.41:23 Er macht, daß der tiefe See siedet wie ein Topf, und rührt ihn ineinander, wie man eine Salbe mengt.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.(41:23) Он кипятит пучину, как котел, и море претворяет в кипящую мазь;
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.As profundezas faz ferver, como uma panela; torna o mar como uma vasilha de ungüento.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Face să clocotească fundul mării ca un cazan, şi -l clatină ca pe un vas plin cu mir.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Felkavarja a mély vizet, mint a fazekat, a tengert olyanná teszi, mint a festékedény.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Hace hervir el abismo como caldera y convierte el mar en una olla de ungüentos
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.깊은 물로 솥의 물이 끓음 같게 하며 바다로 젖는 향기름 같게 하고
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Laut dikocoknya sehingga menyerupai air mendidih; seperti panci pemasak minyak yang berbuih-buih
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Napravlja, da vre v globočini kakor v loncu, da je morje kakor kotel z vročim mazilom.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Καμνει την αβυσσον ως λεβητα να κοχλαζη καθιστα την θαλασσαν ως σκευος μυρεψου.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.Прави бездната да ври като котел; Прави морето като варилница за миро.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.ירתיח כסיר מצולה ים ישים כמרקחה׃
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.يجعل العمق يغلي كالقدر ويجعل البحر كقدر عطارة.
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.他 使 深 淵 開 滾 如 鍋 、 使 洋 海 如 鍋 中 的 膏 油
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.他 使 深淵開滾 如鍋 、 使 洋 海 如 鍋 中 的 膏油
Derin Yeraltı Suları KaşifiDeep Phreatic Thermal Explorer.
Derin Yeraltı Suları KaşifiDeep Phreatic Thermal Explorer.
Derin Yeraltı Suları Kaşifi"Deep Phreatic Thermal Explorer".
Derin Yeraltı Suları KaşifiDeep Phreatic Thermal Explorer.
Derin Yeraltı Suları KaşifiDeep Phreatic Thermal Explorer ( thiết bị nhiệt thám hiểm biển sâu)