Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Divise il mare e li fece passare e fermò le acque come un argine
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Er zerteilte das Meer und ließ sie hindurchgehen und stellte das Wasser wie eine Mauer.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Hän halkaisi meren ja vei heidät sen läpi, hän seisotti vedet roukkioksi.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han kløvde havet og lot dem gå gjennem det og lot vannet stå som en dynge.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.han kløvede Havet og førte dem over, lod Vandet stå som en Vold;
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han klöv havet och lät dem gå därigenom och lät vattnet stå såsom en hög.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ia membelah laut, lalu menyeberangkan mereka; air ditegakkan-Nya seperti bendungan
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Il fendit la mer et leur ouvrit un passage, Il fit dresser les eaux comme une muraille.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ketté választotta a tengert s átvitte õket; és felállította a vizeket fal gyanánt.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.저가 바다를 갈라 물을 무더기 같이 서게 하시고 저희로 지나게 하셨으며
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra , làm cho họ đi ngang qua , Khiến nước dựng lên như một đống .
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra, làm cho họ đi ngang qua, Khiến nước dựng lên như một đống.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Razklal je morje in peljal jih čez, in postavil je vode kakor jez.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdělil moře, a převedl je; učinil, aby stály vody jako hromada.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdelil more a previedol ich a postavil vody jako nejakú hromadu.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdzielił morze, i przeprowadził ich, i sprawił, że stanęły wody jako kupa.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Διεσχισε την θαλασσαν και διεπερασεν αυτους και εστησε τα υδατα ως σωρον
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Раздвои морето и ги преведе, И направи водите да стоят като грамада.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.בקע ים ויעבירם ויצב מים כמו נד׃
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.‎شق البحر فعبّرهم ونصب المياه كندّ‎.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將 海 分 裂 、 使 他 們 過 去 . 又 叫 水 立 起 如 壘
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將海 分裂 、 使 他 們過 去 . 又叫水 立起 如壘
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.C'è una storia nel mare, nelle acque del mare, nei sedimenti e nelle rocce sul fondo.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Có 1 câu chuyển dưới biển, trong những dòng nước của đại dương trong những trầm tích và đá của đáy biển
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Er zit een verhaal in het water van de zee, in de sedimenten en de rotsen op de zeebodem.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Es gibt eine Geschichte im Meer, im Meerwasser, in den Sedimenten und Felsen des Meeresbodens.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Este o poveste în mări, în apele mărilor, în sedimentele şi pietrele de pe fundul mării.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hay una historia en el mar, en las aguas del mar, en los sedimentos y en las rocas del suelo marino.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hihetetlen mi zajlik a tengerben, a tenger vizében, az üledékekben, a tengerfenék szikláin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Historia w wodach oceanu, osadach i skałach na dnie.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Il y a une histoire dans la mer, dans les eaux de la mer, dans les sédiments et les roches du sol marin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Je to príbeh v mori, vo vodách mora, v sedimentoch a v skalách morského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.바다의 물과 퇴적층과 해저면 바위들에 관한 이야기입니다.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Máme tu příběh z moře, z mořských vod, v usazeninách a ve skalách mořského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Είναι μια ιστορία στη θάλασσα, στα νερά της θάλασσας, στα ιζήματα και στους βράχους του βυθού.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.В глубинах морей и океанов скрыто много тайн. Их можно найти в расщелинах скал и в донных отложениях.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Има една история в морето, в морските води, в утайките и скалите по морското дъно.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.יש סיפור בים, במים של הים, במשקעים ובסלעים של קרקעית הים.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.هناك قصة في البحر ، في مياه البحر ، في الرسوبيات والصخور في قاع البحر.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.物語が眠っています 驚愕の物語です
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.(32:7) Он собрал, будто груды, морские воды, положил бездны в хранилищах.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Come in un otre raccoglie le acque del mare, chiude in riserve gli abissi
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Ele ajunta as águas do mar como num montão; põe em tesouros os abismos.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.El îngrămădeşte apele mării într'un morman, şi pune adîncurile în cămări.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Él junta como un montón las aguas de los mares, y guarda en depósitos los océanos
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Er hält das Wasser im Meer zusammen wie in einem Schlauch und legt die Tiefen in das Verborgene.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Hän kokoaa meren vedet niinkuin roukkioksi, panee syvyydet säiliöihin.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Han samlar havets vatten såsom i en hög; han lägger djupen i deras förvaringsrum.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Han samler havets vann som en dynge, han legger de dype vann i forrådshus.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Hij brengt het water in de zeeën bijeen en slaat al het water op in Zijn schatkamers.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Hromadí vody mora a stavia ich ako hať; dáva priepasti medzi poklady.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Il amoncelle en un tas les eaux de la mer, Il met dans des réservoirs les abîmes.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.저가 바닷물을 모아 무더기 같이 쌓으시며 깊은 물을 곳간에 두시도다
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Który zgromadził jako na kupę wody morskie, i złożył do skarbu przepaści.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Morske vode zbira kakor na kup in v shrambe deva valove.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Ngài thâu các nước biển lại thành như đống, Và trử những nước sâu trong chỗ chứa.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Ngài thâu các nước_biển lại thành như đống , Và trử những nước sâu trong chỗ chứa .
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Onť shrnul jako na hromadu vody mořské, a složil na poklad propasti.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Összegyûjti a tenger vizeit, mintegy tömlõbe; tárházakba rakja a hullámokat.
Deniz sularını bir araya toplar, Engin suları ambarlara depolar.Semua air laut dikumpulkan-Nya di suatu tempat, samudra raya ditahan-Nya di dalam bendungan
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod