Çevre ve sağlık: İç sularAmbiente e salute: acque interne
Çevre ve sağlık: İç sularEnvironnement et santé : eaux intérieures
Çevre ve sağlık: İç sularKörnyezet és egészség: Belvizek
Çevre ve sağlık: İç sularMedio Ambiente y Salud: Aguas continentales
Çevre ve sağlık: İç sularMediul şi s n tatea: Apele interioare
Çevre ve sağlık: İç sularMilieu en gezondheid: Binnenwateren
Çevre ve sağlık: İç sularMiljö och hälsa: vattenresurser
Çevre ve sağlık: İç sularOkolje in zdravje: celinske vode
Çevre ve sağlık: İç sular:rodowisko i zdrowie: Wody ródldowe
Çevre ve sağlık: İç sularUmwelt und Gesundheit: Binnengewässer
Çevre ve sağlık: İç sularYmpäristö ja terveys:sisävedet
Çevre ve sağlık: İç sularŽivotné prostredie a zdravie: Vnútrozemské vody
Çevre ve sağlık: İç sularŽivotní prost9edí a zdraví:Vnitrozemské vody
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.아동백신을 도입하고 수질을 개선시킴으로써
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.Vacinaram as crianças.
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.Vacunaron a sus niños y obtuvieron mejor agua.
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.Вакцинують дітей, користуються кращою водою.
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.הם חיסנו את הילדים. הם שיפרו את המים,
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.ولقحوا الأطفال. وحسنوا نوعية المياه
Çocukları aşıladılar. Daha iyi sulara ulaştılar.そして乳幼児死亡率を
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.A legtöbb földrengés és vulkáni aktivitás a tengerekben zajlik-- a tenger fenekén.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Der Großteil der Erdbeben und Vulkanausbrüche spielt sich im Meer ab - am Meeresboden.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.In de zee zijn ook de meeste aardbevingen en vulkanen, op de bodem van de zee.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.대부분의 지진과 화산활동이 바닷속에는 일어납니다. 저 바다 밑 바닥에는
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La maggior parte dei terremoti e dei vulcani avvengono nel mare - in fondo al mare.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.la mayoría de los terremotos y volcanes están en el mar, en el fondo del mar.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La plupart des tremblements de terre et de volcans se produisent dans la mer - au fond de la mer.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Majoritatea cutremurelor şi a vulcanilor sunt în mare-- pe fundul mării.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Väčšina zemetrasení a sopiek je v mori - na dne mora.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Většina zemětřesení a vulkánů je v moři - na mořském dně.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Οι περισσότεροι από τους σεισμούς και τα ηφαίστεια είναι στη θάλασσα -- στον πυθμένα της θάλασσας.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Повечето от земетресенията и вулканите са в морето... на дъното на морето.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Почти все извержения вулканов происходят там же — на дне океана.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.רוב הרי הגעש ורעידות האדמה מתרחשים בים בקרקעית הים.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.مُعظم الزلازل والبراكين في البحر -- في منتصف البحر.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.つまり海底にあるんです 海における多様性と生物密度は
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.A sivatag befagy, a vizek forrnak.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Di mana gurun membeku dan air mendidih.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Donde los desiertos hielan y las aguas hierven.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.사막은 얼어붙고, 물은 끓어 넘칩니다.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Nơi đóng băng sa mạc và nước thì sôi sùng sục.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Onde os desertos gelam e as águas fervem.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Pouště tam mrznou a voda se tam vaří.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Qui gelano i deserti e le acque ribollono.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Waar woestijnen bevriezen en wateren kokendheet zijn.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Wo Wüsten einfrieren und die Gewässer kochen.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Όπου οι έρημοι παγώνουν και τα νερά βράζουν.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Здесь замерзают пустыни, а воды закипают.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Където пустините замръзват и водата кипи.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.כאן המדבריות קפואים והמים רותחים.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.حيث تتجمد فيها الصحاري وتغلي المياه.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.熱い温泉が噴き出す 地球というより火星のような場所です
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.(23:2) ибо Он основал ее на морях и на реках утвердил ее.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Bo on na morzu ugruntował ją, a na rzekach utwierdził ją.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Căci El l -a întemeiat pe mări, şi l -a întărit pe rîuri.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Car il l`a fondée sur les mers, Et affermie sur les fleuves.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Denn er hat ihn an die Meere gegründet und an den Wassern bereitet.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.E' lui che l'ha fondata sui mari, e sui fiumi l'ha stabilita
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.For han har grunnlagt den på hav og stilt den fast på strømmer.
Çünkü Odur denizler üzerinde onu kuran, Sular üzerinde durduran.Hij drong het water terug, zodat droog land tevoorschijn kwam.