Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.環境は理想的に聞こえますが問題があります
Bu süre zarfınca soğudu va katılaştı, parçalandı ve battı Bir gün tamamen sulara gömülecekЧерез какое-то время остров начнёт разрушаться волнами океана, погружаясь в пучину.
Bütün o sular nereye gitti?¿A dónde se fue el agua?
Bütün o sular nereye gitti?A kam se ta voda poděla?
Bütün o sular nereye gitti?De volgende dag zag het land er zo uit.
Bütün o sular nereye gitti?Dove era andata a finire l'acqua?
Bütün o sular nereye gitti?Gdzie podziała się cała woda?
Bütün o sular nereye gitti?Hova lett a víz?
Bütün o sular nereye gitti?Ke mana perginya semua air itu?
Bütün o sular nereye gitti?그 물은 어디로 갔을까요?
Bütün o sular nereye gitti?Minne vesi katosi?
Bütün o sular nereye gitti?Où était partie l'eau ?
Bütün o sular nereye gitti?Số nước đó đã đổ đi đâu?
Bütün o sular nereye gitti?Unde s-a dus toată acea apă?
Bütün o sular nereye gitti?Var hade allt vatten tagit vägen?
Bütün o sular nereye gitti?Wohin war das Wasser verschwunden?
Bütün o sular nereye gitti?Πού είχε πάει το νερό;
Bütün o sular nereye gitti?Куда же исчезла вода?
Bütün o sular nereye gitti?Къде отиде тази вода?
Bütün o sular nereye gitti?לאן נעלמו המים?
Bütün o sular nereye gitti?咁啲水去咗邊度呢?
Bütün o sular nereye gitti?洪水よりも
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.A meno hviezdy je Palina, a tretina vôd sa obrátila na palinu, a mnoho ľudí zomrelo od vôd, lebo boly zhorkly.
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.이 별 이름은 쑥이라 물들의 삼분의 일이 쑥이 되매 그 물들이 쓰게 됨을 인하여 많은 사람이 죽더라
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.А ймя звїзди Полин, і стала третя часть вод наче полин, і многі люде померли од води, бо гірка була.
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.А те имаха коса като косата на жените, и зъбите им бяха като на лъв.
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.ושם הכוכב נקרא לענה ותהי שלישית המים ללענה ורבים מבני אדם מתו מן המים כי מרים היו׃
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.واسم الكوكب يدعى الافسنتين فصار ثلث المياه افسنتينا ومات كثيرون من الناس من المياه لانها صارت مرّة
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.這 星 名 叫 茵 蔯 . 眾 水 的 三 分 之 一 變 為 茵 蔯 . 因 水 變 苦 、 就 死 了 許 多 人
Bu yıldızın adı Pelindir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.這星 名叫 茵蔯.眾水 的 三分之一 變為 茵蔯 . 因 水變苦 、 就 死 了 許多人
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.(147:7) Пошлет слово Свое, и все растает; подует ветром Своим, и потекут воды.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.(7)Пак изпраща словото Си и ги разтопява; Прави вятъра си да духа, и водите текат.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Åter sänder han sitt ord, då smälter det frusna; sin vind låter han blåsa, då strömmar vatten.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.A zase keď pošle svoje slovo, topí to; keď zaveje svojím vetrom, tečú vody;
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Besedo svojo pošlje, in vse raztaja; kakor hitro pihne veter njegov, že tekó vode.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.El Îşi trimete Cuvîntul Său, şi le topeşte; pune să sufle vîntul Lui, şi apele curg.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Envía su palabra y los derrite; hace que sople su viento, y corren las aguas
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Er spricht, so zerschmilzt es; er läßt seinen Wind wehen, so taut es auf.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Hän lähettää sanansa ja sulattaa rakeet; hän panee tuulensa puhaltamaan, ja vedet virtaavat.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.han sender sit Ord og smelter dem, de strømmer, når han rejser sit Vejr.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Han sender sitt ord og smelter dem; han lar sin vind blåse, da rinner vannene.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Il envoie sa parole, et il les fond; Il fait souffler son vent, et les eaux coulent.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Kibocsátja szavát s szétolvasztja õket; megindítja szelét s vizek folydogálnak.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.그 말씀을 보내사 그것들을 녹이시고 바람을 불게 하신즉 물이 흐르는도다
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Lalu atas perintah-Nya es itu mencair; Ia meniupkan angin, maka air pun mengalir
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Maar als God Zijn woord stuurt, smelt alles weg. Als Hij de wind laat waaien, stroomt het water weer.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Manda a sua palavra, e os derrete; faz soprar o vento, e correm as águas;
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Manda una sua parola ed ecco si scioglie, fa soffiare il vento e scorrono le acque
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Ngài ra lịnh làm cho tuyết giá tan ra , Khiến gió thổi , nước bèn chảy .
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Ngài ra lịnh làm cho tuyết giá tan ra, Khiến gió thổi, nước bèn chảy.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Posyła słowo swoje, i roztapia je; powienie wiatrem swym, a rozlewają wody.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Vysílaje slovo své, rozpouští je; hned jakž povane větrem svým, anť tekou vody.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Αποστελλει τον λογον αυτου και διαλυει αυτα φυσα τον ανεμον αυτου, και τα υδατα ρεουσιν.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.ישלח דברו וימסם ישב רוחו יזלו מים׃
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.‎يرسل كلمته فيذيبها. يهب بريحه فتسيل المياه‎.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這 些 就 都 消 化 . 他 使 風 颳 起 、 水 便 流 動
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這些 就都 消化 . 他 使 風颳起 、 水 便 流動
Büyük bir sıkıntı içindeydik ve... ...aracımız ciddi bir şekilde sular altındaydı.A seguir havia um grande desnível, e submergimos o veículo.
Büyük bir sıkıntı içindeydik ve... ...aracımız ciddi bir şekilde sular altındaydı.Dann stießen wir auf eine tiefe Senke und haben wortwörtlich den Wagen absaufen lassen.
Büyük bir sıkıntı içindeydik ve... ...aracımız ciddi bir şekilde sular altındaydı.Ei bine atunci am ajuns într-o adâncitură mare, şi am scufundat vehiculul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod