Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Darnach ließ er eine Taube von sich ausfliegen, auf daß er erführe, ob das Gewässer gefallen wäre auf Erden.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Da sendte han en Due ud for at se, om Vandet var sunket fra Jordens Overflade;
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Depois soltou uma pomba, para ver se as águas tinham minguado de sobre a face da terra;
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Il lâcha aussi la colombe, pour voir si les eaux avaient diminué à la surface de la terre.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.In izpusti goloba od sebe, da bi videl, so li že izginile vode s površja zemlje.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Kibocsátá a galambot is, hogy meglássa, vajjon elfogytak-é a vizek a föld színérõl.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.그가 또 비둘기를 내어 놓아 지면에 물이 감한 여부를 알고자 하매
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Người cũng thả một con bò câu ra , đặng xem thử nước hạ bớt trên mặt_đất chưa .
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Người cũng thả một con bò câu ra, đặng xem thử nước hạ bớt trên mặt đất chưa.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Noè poi fece uscire una colomba, per vedere se le acque si fossero ritirate dal suolo
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Potem wypuścił gołębicę od siebie, aby obaczył, jeźli opadły wody z wierzchu ziemi.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Potom vypustil holubici od sebe, aby věděl, již-li by opadly vody se svrchku země.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Potom vypustil od seba holubicu, aby videl, či ubudlo vody s povrchu zeme.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Så sendte han en due ut fra sig for å se om vannet var sunket bort fra jordens overflate.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Sedan lät han en duva flyga ut, för att få se om vattnet hade sjunkit undan från marken.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Sementara itu, Nuh melepaskan seekor burung merpati untuk mengetahui apakah air itu memang telah surut
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Sitten hän laski luotansa kyyhkysen nähdäksensä, oliko vesi vähentynyt maan pinnalta.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.También envió una paloma para ver si las aguas habían disminuido sobre la superficie de la tierra
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Και απεστειλε την περιστεραν κατοπιν αυτου, δια να ιδη αν επαυσαν τα υδατα απο προσωπου της γης
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Потом выпустил от себя голубя, чтобы видеть, сошла ли вода с лица земли,
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.Тогава изпрати гълъб, за да види дали са престанали водите по лицето на земята.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.וישלח את היונה מאתו לראות הקלו המים מעל פני האדמה׃
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.ثم ارسل الحمامة من عنده ليرى هل قلّت المياه عن وجه الارض.
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.他 又 放 出 一 隻 鴿 子 去 、 要 看 看 水 從 地 上 退 了 沒 有
Bunun üzerine Nuh suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için güvercini gönderdi.他 又 放出 一 隻 鴿子 去 、 要 看看 水 從 地上 退 了 沒有
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Dan dalam proyek ini, kami mengambil aliran keluar dari peternakan ini dan mengubahnya menjadi makanan.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.En wat dit project aan het doen was, was het afval nemen van deze dingen en het veranderen in voedsel.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Et ce projet avait pour objet de récupérer ces effluents pour les convertir en alimentation.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.그리고 이 프로젝트가 했던 것이, 이러한 유출물을 걸러서, 그것들을 다시 양분으로 주는 것이었습니다.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Şi ce făcea proiectul ăsta, era să ia apa uzată a acestora, şi s-o transforme în toată mâncarea asta.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Ta firma zmieniała ścieki pochodzące z hodowli Ta firma zmieniała ścieki pochodzące z hodowli w jedzenie.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Tento projekt bral výtok z těchto nádrží a přetvářel ho na všechno toto jídlo.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Und was dieses Projekt macht, ist die Abwässer davon zu nehmen und sie in all diese Nahrung umzuwandeln.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Và dự án cốt yếu là dùng những chất thải này và chế biến nó thành thực phẩm.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.Y lo que este proyecto estaba haciendo, era tomar los efluentes y convertirlos en toda esta comida.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.И что делал этот проект, так это брал эту грязную воду и превращал всё это в еду.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.ומה שפרויקט זה עשה, היה לקחת את מה שנבע מהן
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.وما يفعله هذا المشروع ، هو أخذ هذه النفايات السائلة ، وتحويلها إلى كل هذا الطعام.
Bu projeyle yapılan şey aslında, bu atık suları alıp, yiyeceğe dönüştürmek.この汚染の流れを取り込んで すべて食物にすることです 彼らは文字通り、汚染物を砂漠の人々の財産にしているのです
Bu soğuk sularda vücut sıcaklığı hızla düşüyorTrong làn nước lạnh lẽo này, nhiệt độ cơ thể nó giảm rất nhanh.
Bu soğuk sularda vücut sıcaklığı hızla düşüyorV těchto chladných vodách rychle ztrácí tělesné teplo.
Bu soğuk sularda vücut sıcaklığı hızla düşüyor,במים הקרים האלה .טמפרטורת גופו צונחת במהירות
Bu soğuk sularda vücut sıcaklığı hızla düşüyorفي هذه المياه المخيفة , تسقط درجة حرارة جسمه بسرعة
Bu sularda,A Maldív-szigeteket és
Bu sularda, Maldivler'in açıklarında ve Hindistan'ı çevreleyen sularda mavi balinalar bulunur.Meillä on sinivalaita näissä vesissä Malediivien lähellä,
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırAcestea sunt unele dintre cele mai bogate mări de la Ecuator.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırĐây là vài trong số những vùng biển giàu có nhất trên đường Xích đạo.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırJsou tu jedny z nejbohatších moří na rovníku.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırΠρόκειται για τις πλουσιότερες θάλασσες του ισημερινού.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırЭто одно из самых богатых морским планктоном мест на экваторе.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırאלו הם הימים העשירים ביותר .באזור קו-המשווה
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırهذه هي البعض من أغنى البحار على خط الإستواء
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.A maior parte desse fluido situa-se nos oceanos que cobrem a superfície da Europa..
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.Hầu hết chất lỏng ở trong các đại dương có thể bao phủ hết bề mặt của Europa.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.그 대부분은 유로파의 표면을 덮고 있는 바다에 있습니다.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.La maggior parte del fluido si trova negli oceani che ricoprono la superficie di Europa.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.La majeure partie de ces fluides se situe dans les oceans qui recouvrent la surface d'Europe.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.Większość tej wody przypada na oceany pokrywające powierzchnię księżyca Europa.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.Η μεγαλύτερη ποσότητα βρίσκεται σε ωκεανούς που καλύπτουν την επιφάνεια της Ευρώπης.
Bu suların büyük çoğunluğu Europa'nın yüzeyindeki okyanuslarda bulunuyor.רוב הנוזלים נמצאים באוקיאנוסים שמכסים את פני הירח.