Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.腳 好像 在 爐中煆煉 光明 的 銅.聲音 如同 眾水 的 聲音
Aynı zamanda, çiftçilere sularını nasıl kullanıldığına dair anlamlı bir ekonomik seçenek sunmak.동시에 농부들에게는 그들의 물을 어떻게 사용할 것인가에 대한
Aynı zamanda, çiftçilere sularını nasıl kullanıldığına dair anlamlı bir ekonomik seçenek sunmak.Landwirten eine echte ökonomische Alternative angeboten wird, wir sie ihr Wasser nutzen können.
Aynı zamanda, çiftçilere sularını nasıl kullanıldığına dair anlamlı bir ekonomik seçenek sunmak.ובו-בזמן לספק לחקלאים ברירה משמעותית מבחינה אקולוגית
Aynı zamanda, çiftçilere sularını nasıl kullanıldığına dair anlamlı bir ekonomik seçenek sunmak.بالتزامن مع اعطاء بديل اقتصادي مجزٍ للمزارعين
Aynı zamanda, çiftçilere sularını nasıl kullanıldığına dair anlamlı bir ekonomik seçenek sunmak.農民たちに水資源の 消費方法に関する意義ある 経済的選択権を与えているのです
Aynı zamanda kirlenmiş sularımızın temizlenmesinde de bize yardımcı oluyorlar.Они также помогают очищать наши загрязненные океаны.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Attraverso accordi di pesca, altri paesi sono autorizzati a pescare nelle acque di Capo Verde.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Gracias a los arreglos sobre la pesca, otros paises estan autorizados para pescar en las aguas de Cabo Verde.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Haie zu fangen ist illegal. Das Verladen von Haien ist illegal.
Ballard'ın masal kahramanı gibi sular altında kalan dünyanın üstünde süzüleceğim.저는 익사당한 세계속으로 부유해 갈 것입니다. J.G. 발라드 소설에서 나오는 사람의 성격같이.
Ballard'ın masal kahramanı gibi sular altında kalan dünyanın üstünde süzüleceğim.JGバラードの小説のようにね 日中に
Ballard'ın masal kahramanı gibi sular altında kalan dünyanın üstünde süzüleceğim.ואני אצוף לי אל עבר העולם השקוע כדמות מתוך ספר של ג'. ג. בלארד
Ballard'ın masal kahramanı gibi sular altında kalan dünyanın üstünde süzüleceğim.وسوف اطوف واغرق في العالم مثل شخصية رواية " جي - بالارد "
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiDe simples microbes auraient tres bien pu se developper dans ces eaux.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdi간단한 생명체들이 그 대양에서 살았을수도 있지요.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiMicróbios simples podem ter evoluído nessas águas.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiMicrobi semplici potrebbero essersi evoluti in quelle acque.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiNhững vi sinh vật đơn giản đã có thể tiến hoá trong những vùng nước đó
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiProste mikroby mogły wyewoluować w tych wodach.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiSimple microbes could've evolved in these waters
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiΜικρόβια ήταν δυνατόν να αναπτύχθηκαν σε αυτά τα νερά.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdiמיקרובים פשוטים יכלו לצמוח בתוך האזורים הימיים.
Basit mikroplar bu sular içinde evrimleşebilirdi手の付けられない温暖化効果が
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Domnule Wright, stau pe canapea, şi apa îmi curge şiroaie în cap."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""라이트 씨, 여기 소파에 앉아 있으려니 제 머리 위로 물이 쏟아져요."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Meneer Wright, ik zit op de bank en er druipt water op mijn hoofd."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Mr. Wright, ich sitze auf der Couch und mir läuft Wasser über den Kopf."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Mr. Wright, saya duduk di sofa, dan air tumpah di kepala saya."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""M. Wright, je suis assise sur mon canapé, et l'eau coule sur ma tête"
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Ngày Wright, tôi đang ngồi trên ghế sofa,, và nước thì đang dội xuống đầu tôi."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Panie Wright, siedzę na kanapie, i mi woda kapie na głowę."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Г-н Райт, седя на дивана, а водата се стича по главата ми."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Мистер Райт, я сижу на кресле, и вода льётся прямо мне на голову!".
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""מר רייט, אני יושבת על הספה והמים מטפטפים לי על הראש."
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""سيد رايت، أنا جالسة على الأريكة والماء ينهمر على رأسي"
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor."水が垂れてくるの」って 「奥様 椅子を動かしてください」って (笑)
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.2点の問題を扱っているところです それは 海面上昇と宗教です
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.A myslím, že je tiež zaujímavé, že sa zaoberá dvoma problémami, stúpaním hladiny vôd a náboženstvom.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.Cred că e interesant faptul că se confruntă cu două aspecte problematice: potopul și religia.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.아마 흥미로울 것이라고 생각이 듭니다. 두가지 해결하기 어려운 문제들을 다루었는데요, 대홍수와 종교입니다.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.Và tôi nghĩ nó cũng hấp dẫn với 2 vấn đề liên quan đến nước và tín ngưỡng.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.ואני חושב שאולי זה גם מעניין שזה מטפל עם שתי נקודות בעייתיות, שהן מים עולים ודת.
Bence aynı zamanda ilginçte olabilir iki problemli konuyla ilgilenmesi, suların ve dinin yükselmesiyle.وأعتقد أن هذا ربما مثير أيضاً لأنها تتعامل مع قضيتين إشكاليتين، وهي إرتفاع المياه والدين.
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.(68:15) извлеки меня из тины, чтобы не погрязнуть мне; да избавлюсь отненавидящих меня и от глубоких вод;
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.(69:15) Retire-moi de la boue, et que je n`enfonce plus! Que je sois délivré de mes ennemis et du gouffre!
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.나를 수렁에서 건지사 빠지지 말게 하시고 나를 미워하는 자에게서와 깊은 물에서 건지소서
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.Potegni me iz blata, da se ne pogreznem, otet naj bodem sovražilcev svojih in iz globočin vodá.
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.Scoate-mă din noroi, ca să nu mă mai afund! Să fiu izbăvit de vrăjmaşii mei şi din prăpastie!
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.Tira-me do lamaçal, e não me deixes afundar; seja eu salvo dos meus inimigos, e das profundezas das águas.
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.Избави ме от тинята, за да не потъна; Нека бъда избавен от ония, които ме мразят, и от дълбоките води.
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.הצילני מטיט ואל אטבעה אנצלה משנאי וממעמקי מים׃
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.نجني من الطين فلا اغرق نجني من مبغضيّ ومن اعماق المياه.
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.求 你 搭 救 我 出 離 淤 泥 、 不 叫 我 陷 在 其 中 . 求 你 使 我 脫 離 那 些 恨 我 的 人 、 使 我 出 離 深 水
Beni çamurdan kurtar, İzin verme batmama; Benden nefret edenlerden, Derin sulardan kurtulayım.求你 搭救 我 出 離 淤泥 、 不 叫 我 陷 在 其中 . 求你 使 我 脫離 那些 恨 我 的 人 、 使我 出 離 深水
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.e disse: ed egli mi ha esaudito; dal profondo degli inferi ho gridato e tu hai ascoltato la mia voce
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.주께서 나를 깊음 속 바다 가운데 던지셨으므로 큰 물이 나를 둘렀고 주의 파도와 큰 물결이 다 내 위에 넘쳤나이다
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.og sa: Jeg kalte på Herren i min nød, og han svarte mig; fra dødsrikets skjød ropte jeg, du hørte min røst.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.ותשליכני מצולה בלבב ימים ונהר יסבבני כל משבריך וגליך עלי עברו׃
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın. Sular sardı çevremi. Azgın dalgalar geçti üzerimden.لانك طرحتني في العمق في قلب البحار. فاحاط بي نهر. جازت فوقي جميع تيّاراتك ولججك.