Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Doğal yaşam alanları ovalar, sığ tatlı sulardır.A természetes élőhelye mocsarak, nedves legelők.
Üreme mevsimi kış boyuncadır ve tropikal sularda gerçekleşir.A párzási időszak télen van, mindjárt a szubtrópusi és trópusi tengerekbe való megérkezéskor.
Kısacası, bu tür yalnızca sakin sularda bulunurlar (Beaufort 0-1).Egyedül a „Nyár” maradt meg viszonylag jó állapotban (Salgótarjáni utca 61.).
19. yüzyılda mihrapları daralmaya başlamış, buna karşın suları genişlemiştir.A 19. században végezték el a vizeinek rendezését, addig gyakoriak voltak az árvizek.
Geçici olarak İsengard sular altında kaldı.Közben Nemecsek véletlenül a vízbe esik.
Çor Gölü'nün suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.Vita van arról, hogy a Cali folyó vize mennyire szennyezett.
Sular İdaresi, İst.A Fújd szárazra, édes!
Yeraltı kaynak suları denize bu bölgede ulaşır.Így e terület vizei végső soron a Balti-tengerbe jutnak.
Yüzey suları, temel su kaynağıdır.Ez után a felszín alatti vizek képezik a legfontosabb édesvíz forrást.
Hepsi sularda yaşarlar.Mindenütt a partmenti vizekben élnek.
Sığ sularda avlanırlar.A sekély vízben vadászik.
Biri Baraj suları altında Biri yapılmaktadır.A vízesés alatt egy lávabarlang található.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Hagen altını kapmak için atılır, suların arasında kaybolup gider.Vera kénytelen begázolni a vízbe, hogy kihalássza.
Ve yapılan araştırmaya göre bu köyün altında doğal yeraltı sularından oluşan bir nehir bulunmuştur.A víztározó létrehozásával egy folyó menti falu víz alá került.
Hurley ve Charlie, Jack'ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler.Hurley ja Charlie haluavat Jackin päättävän, mitä tehdä vähissä olevalle vedelle.
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.Aikaisemmin paikalla oli sijainnut olutpanimo.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Kello 20.50 viimeiset vakavasti loukkaantuneet potilaat oli siirretty sairaaloihin.
Suları hafif tuzludur, tuzluluk % 0,20-0,30 civarıdır.Perämeri on lähes suolaton, sen pintaveden suolapitoisuus on vain noin 0,30–0,35 prosenttia.
Sularda yaşarlar.Ne elävät merivedessä.
Etrafı sularla çevrilidir.Se on vesistöjen ympäröimänä.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hän vie minut vihreille niityille, hän johtaa minut vetten ääreen, siellä saan levätä.
Yeni kuyular açılır fakat sular yine acıdır.Metsät eivät ole elpyneet ennalleen, ja vesistöt ovat saastuneet.
Ayrıca nehrin suları toprak sulamak için kullanılıyor.Joen vettä käytetään myös kasteluun.
Artık bu sular Sultansazlığı'na ulaşamıyor.Nämä järvenosat eivät kuulu enää Kallaveteen.
Suları temizdir.Voiko vettä pestä?
Kış aylarında daha derin sulara göç eder.Talvella ne siirtyvät syvempiin vesiin.
Şehir ismini tedavi edici suları olduğuna inanılan Sarovka nehri yakınlarındaki Sarova Manastırından alır.Kaupunki sai nimensä Sarovkajoen varrella olevan Sarovin luostarin mukaan.
Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır.Osassa huoneiston huoneista lattiataso voi olla vähäisessä määrin maanpinnan alapuolella.
Tatlı sularda yaşarlar ve insanlar gibi ölümlülerdir.Heimoon kuuluu niin meressä kuin makeissa vesissäkin eläviä lajeja.
Deniz mağaralarının oluşumunu etkileyen bir diğer faktör de yağmur sularıdır.Toinen merkittävä tekijä järvien sijainnille napa-alueilla on sateet.
Sıla yine güvenli sularda.Sieltä vedet jatkavat Kuusveteen.
Ayrıca köyün arazileri dahilinde değişik yerlerde kaynak sular mevcuttur.Lisäksi vesialueisiin kuuluvat muut kylien alueilla olevat yhteiset vesialueet.
Gece yüzeye yakın sularda beslenen kriller, gün ışımasıyla birlikte dinlenecekleri derinliğe inerler.Esimerkiksi lyhtykalat käyvät öisin syömässä pinnan lähellää ja palaavat sitten taas syvyyksiin.
Suları ekseriyetle kireçsizdir.Vesi sai jätemassan muuttumaan epävakaaksi.
Ayrıca güzel kaynak suları vardır.Siitä saadaan myös erinomaista polttopuuta.
Beslenmek için sığ suları tercih ederler.Ne suosivat matalia vesiä.
Sularda yıkanmayı severler.Αγαπούν το μπάνιο σε νερό.
Samsat'ın eski kenti 1989'da Atatürk Barajı'nın suları altında kaldı.Η παλιά πόλη βυθίστηκε το 1989 κάτω από το Φράγμα Ατατούρκ.
Oldukça derine dalabilmelerine rağmen sığ sularda avlanmayı tercih ederler.Αν και μπορούμε να τον βρούμε να κυνηγάει σε σχετικά βαθιά νερά συνήθως προτιμάει τα ρηχά.
Suları temizdir.Τα νερά της είναι καθαρά.
Nehrin büyük bir kısmı yağmur sularından oluşur.Πολλές πηγές με νερά σχηματίζουν ποτάμια.
Sıcak ve yumuşak suları severler.Λατρεύει τα ζεστά νερά.
Yüzey suları, temel su kaynağıdır.Πηγή μας είναι τα ύδατά σου.
Buzullaşma süreci boyunca okyanuslardan sular yüksek enlemlere doğru taşınır.Υψομετρικά, κινούνται από το επίπεδο της θάλασσας μέχρι τις υψηλές κορυφές.
Kelbecer metal doğal kaynakları ve maden sularıyla tanınyor.Το εργοστάσιο εμφιάλωνε τόσο φυσικό μεταλλικό νερό όσο και ανθρακούχο.
Nehrin suları yağmur, kar ve kaynaklardan gelir.Ο ποταμός Μόκβι τροφοδοτείται από τα χιόνια, τις βροχές και τα υπόγεια ύδατα.
Gölün suları tatlıdır.Το νερό σε όλες τις λίμνες είναι γλυκό.
Genellikle tatlı sularda ve nemli topraklarda yaşarlar.Αυτά απαντώνται συνήθως σε γλυκά νερά και στο έδαφος.
"Tıva'nın Mineralli Suları (Минеральные воды Тувы)."Η είσοδος της κινστέρνας (υπόγειας δεξαμενής ομβρίων υδάτων).
En önemlisi sıcak sularda yaşayan Mercanlardır.Ζει κυρίως στις θερμές θάλασσες.
Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahiptir.Το νησί έχει τροπικό κλίμα το οποίο μετριάζεται από τη θάλασσα που το περιβάλλει.
Sular yukarıdan gelir.Μετά ξεκινούν να ανεβαίνουν το ποτάμι.
Cosmarium, genellikle tatlı sularda yaşarlar.Ο κροκόδειλος αυτός ζει αποκλειστικά στο γλυκό νερό.
Ne var ki, baraj yapımına ara verilmemiş ve Seuthopolis sular altında kalmıştır.Τελικά η κατασκευή της δεξαμενής συνεχίστηκε και η Σευθόπολις πλημμύρισε.
Bu türlerin 1.200'ünden fazlası derinliği 200 m'yi geçen sularda yaşar.Λιγότερα από 100 είδη απαντώνται σε βάθος μεγαλύτερο των 200 μέτρων.
Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekmektedir.Στην σχάρα της οροφής πρέπει να αποφεύγονται τα μεγάλα φορτία.
Şehrin adı da Tupi yerlisi dilinden gelmektedir ve "Saklı Sular" anlamına gelir.Το όνομα της πόλης προέρχεται από την γλώσσα των αυτοχθόνων Κρι (Cree), και σημαίνει «λασπόνερα».
Geceleyin yaklaşık 20:00 sularında Japon torpido botları ve 21 muhrip Ruslara saldırır.Om aftenen omkring kl. 20 blev 37 japanske torpedobåde og 21 destroyere sendt mod russerne.
Pasifik'te yapılan sayımda doğu tropik sularda 175,000, batı tropik sularda da 85,000 olduğunu göstermiştir.I Stillehavet er der ved en optælling målt 175.000 individer i de østlige tropiske farvande og 85.000 i vest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod