Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer önemli bir sorun ise Ürdün Nehri sularının paylaşımıydı.För andra betydelser, se Ekureparu River.
Suların pH'ı 6,5-7,5 arasındadır.Optimalt pH-värde är 6,5 till 7,5.
Büyük bir deprem sonucunda antik kentin büyük bir bölümü sular altında kalmıştır.Внаслідок землетрусів антична частина міста пішла під воду.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.Моцарт помер о 1-й годині ранку 5 грудня 1791 року.
Büyüsün diye her gün “kaynak ağacı”nı sularlar.Щороку від коренів водяного горіха виростають нові пагони.
Birleşik ısı ve güç ısı farkından yararlanarak, şehrin sularını ısıtan enerji sistemidir.Електрику та тепло в місто постачає одна електростанція.
Yüzey suları ve yeraltı suları arasındaki bağlantı karmaşıktır.Interakce mezi podzemními a povrchovými vodami jsou složité.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Duch Boží vznášel se nad vodami.
Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir.Snadno si tak regulujete teplotu vody.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.Bledý šermíř se probudil ze svého spánku.
28 Mart 1970 Saat: 23:00 sularında gerçekleşmiştir.Došlo k němu 31. března 1901 v 7:10:24.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Nedělní mše se koná v 10 hodin.
Ergene Ovası nehrin taşması nedeniyle sık sık sular altında kalmaktadır.Je to z důvodu, že v povodí potoka dochází k pravidelným sesuvům půdy.
Donanma, saat 05:15 sularında bombardımana başladı.Mariňáci měli budíček v 0:45.
Vücut sularını yavaş yitirir ve 10 dakikada yaklaşık 60 litre su içerek kaybettiği ağırlığı yeniden kazanır.Tuto ztrátu dokáže rychle vyrovnat během asi 10 minut tím, že vypije velké množství vody.
Ben Hildebrand ve 12 yaşındaki Eric Kirby Isla Sorna adası civarındaki sularda parasailing yapmaktadırlar.Ben Hildebrand și Eric Kirby, în vârstă de 12 ani, fac parasailing în apele din apropiere de Isla Sorna.
28 Eylül 1970 tarihinde saat 17:16 sularında bir kalp krizinden dolayı yaşamını yitirdi.A încetat din viață la data de 19 martie 2009 la ora 16:05 în urma unei afecțiuni cardiace.
Venedikli amiral, gemisiyle birlikte sulara gömüldü.Obdam a murind sărind în aer împreună cu nava sa amiral.
Termal sıcak sular manto kaynaklıdır.Mitralieră cu jachetă cu apă pentru răcire.
Dünya sularının %20'sini kapsar.Poate lipsi în 20% din cazuri.
Tam bu sıralarda Nil Nehri suları inmeye başladı.Ilyenkor kiárad a Niger folyó.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Apja Nun, a vizek istene.
Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar.Előfordul világszerte a mérsékelt és trópusi óceánokban.
Ayrıca nehrin suları toprak sulamak için kullanılıyor.Folyóvíz alatt mossuk a húsokat is.
Moğolistan'ın tatlı su rezervlerinin %70'ini, Dünya'nın tatlı sularının ise %0.4'ünü oluşturur.Méreteiből adódóan Mongólia ivóvízkészletének 70%-át, a világ ivóvízkészletének nagyjából 0,4%-át tartalmazza.
Sel sularının toplanma alanıdır.Az Olt vízgyűjtő területéhez tartozik.
19. yüzyılda mihrapları daralmaya başlamış, buna karşın suları genişlemiştir.A 19. században végezték el a vizeinek rendezését, addig gyakoriak voltak az árvizek.
Yeraltı kaynak suları denize bu bölgede ulaşır.Így e terület vizei végső soron a Balti-tengerbe jutnak.
Ve yapılan araştırmaya göre bu köyün altında doğal yeraltı sularından oluşan bir nehir bulunmuştur.A víztározó létrehozásával egy folyó menti falu víz alá került.
Suları hafif tuzludur, tuzluluk % 0,20-0,30 civarıdır.Perämeri on lähes suolaton, sen pintaveden suolapitoisuus on vain noin 0,30–0,35 prosenttia.
Yeni kuyular açılır fakat sular yine acıdır.Metsät eivät ole elpyneet ennalleen, ja vesistöt ovat saastuneet.
Deniz mağaralarının oluşumunu etkileyen bir diğer faktör de yağmur sularıdır.Toinen merkittävä tekijä järvien sijainnille napa-alueilla on sateet.
Gece yüzeye yakın sularda beslenen kriller, gün ışımasıyla birlikte dinlenecekleri derinliğe inerler.Esimerkiksi lyhtykalat käyvät öisin syömässä pinnan lähellää ja palaavat sitten taas syvyyksiin.
Sularda yıkanmayı severler.Αγαπούν το μπάνιο σε νερό.
En önemlisi sıcak sularda yaşayan Mercanlardır.Ζει κυρίως στις θερμές θάλασσες.
Sular yukarıdan gelir.Μετά ξεκινούν να ανεβαίνουν το ποτάμι.
Pasifik'te yapılan sayımda doğu tropik sularda 175,000, batı tropik sularda da 85,000 olduğunu göstermiştir.I Stillehavet er der ved en optælling målt 175.000 individer i de østlige tropiske farvande og 85.000 i vest.
Tam 24 farklı balina türü bu adanın sularında kaydedilmiştir.I alt er der registreret 228 forskellige fuglearter på øerne i området.
Anlamı ak sular, beyaz nehir.For alternative betydninger, se White River.
Copella meyve suları% 100 saf preslenmiş elmalardan üretilmiştir.Fuldkornsmel er mel fremstillet af hele korn med en udmalingsgrad på 100%.
Kuyular yaygın olmasına karşın kaynak suları en çok tercih edilenlerdi.Selv om brønner var utbredt, var kildevann mest foretrukket.
Soğuk Labrador Akıntısı burada Gulf Stream'in sıcak suları ile karışır.Den kalde Labradorstrømmen blander seg her med det varme vannet fra Golfstrømmen.
İlçe dahilinde şifalı maden suları mevcuttur.Fra omtrent samme tid er de første koppergruvene dokumentert.
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.Vannet har tidligere vært drikkevann for deler av Bærum.
Tropik bölgelerde, sığ sularda yaşar.I tropiske hav finnes de bare på svært dypt vann.
"Atlantis adası talihsiz tek bir gecede denizin sularına gömülerek kayboldu."Setelah gagal menyerang Yunani, Atlantis tenggelam ke dalam samudra "hanya dalam waktu satu hari satu malam".
Bu da kentin içme sularını içilmez kılmaktadır.Tidaklah melewati danau kecuali meminumnya hingga habis.
Suları çok berrak ve derindir.Amat murni airnya bening dan dalam.
Etkeni sularda ve toprakta bulunan Legionella bakterileridir..Menangkap mangsa baik yang ada di permukaan tanah dan perairan.
Koy ve açıklarındaki sularda Umuryeri sığlığı adında bir bölge vardır.Di lokasi air tersebut selanjutnya dibuat sumur yang selanjutnya pula disebut Sumur Bandung.
Suları temizleyen teknik önlemler.Công nghệ sản xuất nước mắm.
Yükselen göl sularının engellemesi nedeniyle kazılar 1987 yılında sona erdirilmiştir.Việc cấm tắm tại những hồ trong khu vườn quốc gia đã được hủy bỏ 1987.
Yeryüzünden sızan sular bu alanlarda ısınır.Có nhiều suối nước nóng trong lãnh thổ nước này.
Ölü, bu aşamayı atlatabildiği takdirde, göksel sular üzerinde hakimiyet kurma olanağını edinir.この有為の人物を引き出すことが出来れば、大雨沛然として天下を澤(うるお)すことも出来よう。
Etrafı sularla çevrilidir.周囲を水で囲まれている。
Copella meyve suları% 100 saf preslenmiş elmalardan üretilmiştir.これが100%純粋なピーナッツバターである。
Suların akışına hükmederler.水流を操る。
Maygıl ise suların tanrısıdır.水分神(みくまりのかみ)とは、神道の神である。
Ekonomik değeri yüksek olan balık, derin suları sever ve etçil olarak beslenir.稚魚は浅い水深を好み、成長するに従い深くなる。
Yeryüzündeki sulardan sorumludur.地球での軍事作戦の責任者。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod