Ana içeriğe geç
Sözlük

sular ile cümle

sular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Chalchiuhtlatonal: Suların tanrısı.Кетцалькоатль, бог ацтеків.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.Також у селі є декілька водоспадів з цілющою, холодною та надзвичайно смачною водою.
Sodyum sülfatli sulardır.Адияману дуже спекотний.
Sular beş metreye kadar yükseldi.Вода піднялася на 3 метри.
Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir.Snadno si tak regulujete teplotu vody.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.Bledý šermíř se probudil ze svého spánku.
Kendisi sulara gömülür.Pohřben je ve Vodňanech.
Göl suları derin olup kenarları sazlık ve bataklıktır.Jezero je mělké, dno je bažinaté a jílové.
Tropik sularda, zemine kolayca karışarak saklanabilmektedir.Rostliny při přemíře vláhy v půdě snadno zahnívají.
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.Persanii cereau pământ și apă ca un semn de supunere.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.După ce apele potopului s-au retras, sezonul de creștere dura din octombrie până în februarie.
Venedikli amiral, gemisiyle birlikte sulara gömüldü.Obdam a murind sărind în aer împreună cu nava sa amiral.
Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun karanlık sularıyla dolu olduğuna inanırlardı.Az egyiptomiak hite szerint kezdetben az univerzumot a káosz sötét vizei töltötték be.
Titanyum neredeyse tüm canlı varlıklarda, kayalarda, sularda ve toprakta bulunur.A titán szinte az összes élőlényben, a vizekben, sziklákban és a talajban is megtalálható.
Kış aylarında daha derin sulara göç eder.Télen mélyebb vizekbe húzódik.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.A tengerek sótartalma változó.
Avustralya'nın kuzeydoğusunda sığ sularda yaşar.Az Ausztrália északkeleti részén lévő esőerdőkben honos.
Şehrin adı da Tupi yerlisi dilinden gelmektedir ve "Saklı Sular" anlamına gelir.Neve a tupi indiánok nyelvéből származik, és jelentése: „hamis paka”.
Kruvazör dört dakika içinde sulara gömülmüştür.A romboló kevesebb mint négy perc alatt elsüllyedt.
Üreme mevsimi kış boyuncadır ve tropikal sularda gerçekleşir.A párzási időszak télen van, mindjárt a szubtrópusi és trópusi tengerekbe való megérkezéskor.
Hepsi sularda yaşarlar.Mindenütt a partmenti vizekben élnek.
Ve yapılan araştırmaya göre bu köyün altında doğal yeraltı sularından oluşan bir nehir bulunmuştur.A víztározó létrehozásával egy folyó menti falu víz alá került.
Sularda yaşarlar.Ne elävät merivedessä.
Ayrıca nehrin suları toprak sulamak için kullanılıyor.Joen vettä käytetään myös kasteluun.
Tatlı sularda yaşarlar ve insanlar gibi ölümlülerdir.Heimoon kuuluu niin meressä kuin makeissa vesissäkin eläviä lajeja.
Sıla yine güvenli sularda.Sieltä vedet jatkavat Kuusveteen.
Genellikle tatlı sularda ve nemli topraklarda yaşarlar.Αυτά απαντώνται συνήθως σε γλυκά νερά και στο έδαφος.
Sular yukarıdan gelir.Μετά ξεκινούν να ανεβαίνουν το ποτάμι.
Pasifik'te yapılan sayımda doğu tropik sularda 175,000, batı tropik sularda da 85,000 olduğunu göstermiştir.I Stillehavet er der ved en optælling målt 175.000 individer i de østlige tropiske farvande og 85.000 i vest.
Sıla yine güvenli sularda.Krigsskibene i åbent vand.
Anlamı ak sular, beyaz nehir.For alternative betydninger, se White River.
Hurley ve Charlie, Jack'ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler.Hurley og Charlie vil at Jack skal bestemme hvordan de skal håndtere mangelen på vann.
Suları denize ulaşmaz.Ikke noe av vannet når havet.
Sıcak ve yumuşak suları severler.De foretrekker bløtt, surt vann.
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Skipene i den antikke verden kunne bare operere i relativt rolig vann på sjøen og i elvene.
Ölü, bu aşamayı atlatabildiği takdirde, göksel sular üzerinde hakimiyet kurma olanağını edinir.Dåpsengelen fremstår som en brobygger mellom himmel og jord når han holder frem fatet med dåpsvannet i.
Söylentilere göre Atlantis kıtası da bu depremde yok olmuş, sulara gömülmüştür.Det antas at tidevannet hadde gravd bort grunnen under det.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.De beste svømmerne svømmer i de siste heatene.
Tropik bölgelerde, sığ sularda yaşar.I tropiske hav finnes de bare på svært dypt vann.
"Atlantis adası talihsiz tek bir gecede denizin sularına gömülerek kayboldu."Setelah gagal menyerang Yunani, Atlantis tenggelam ke dalam samudra "hanya dalam waktu satu hari satu malam".
Bu da kentin içme sularını içilmez kılmaktadır.Tidaklah melewati danau kecuali meminumnya hingga habis.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.Pada tanggal 5 Desember 1791, Mozart meninggal, jam satu pagi.
Sessiz ve sakin suları severler.Dia menyukai tempat yang tertutup dan aman.
Sıla yine güvenli sularda.Air terjun Kali Pedati
Ayrıca güzel kaynak suları vardır.Ada juga sumber air kali Logong.
Çünkü suyun yüzey pürüzsüzlüğü karadakinden daha fazladır (özellikle derin sularda).Wahana air yang satu ini sangat seru, karena pengunjung akan tersiram air yang ada.
Evlerinin önü Mersin, Sular içmem kadınım tersin tersin.Ông vội chạy về nhà, lấy nước thanh tẩy bà.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Khoảng cách từ nước ngầm và nước thải hố xí trên mặt đất cần càng xa càng tốt để giảm nguy cơ ô nhiễm.
Geceleyin yaklaşık 20:00 sularında Japon torpido botları ve 21 muhrip Ruslara saldırır.Khoảng 8 giờ tối, 37 tàu phóng lôi của Nhật và 21 khu trục hạm được tung vào trận.
Bazen ekili sebzeleri sular.Đôi khi người ta ăn lê khô.
Yükselen göl sularının engellemesi nedeniyle kazılar 1987 yılında sona erdirilmiştir.Việc cấm tắm tại những hồ trong khu vườn quốc gia đã được hủy bỏ 1987.
Sular birkaç yerden fışkırır.Mực nước dâng vài trượng.
Yeryüzünü tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi sular kaplar.地上に現れる霧の雲(層雲)などはまさに霧状雲である。
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.草々が清海に恋したのも清海に「とおやん」とダブらせたため。
Suları korurlar.水の守護。
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.叢林が浸水したために、残った作物の収穫が10月半ばまで遅れた。
Suların akışına hükmederler.水流を操る。
Gulf Stream Meksika körfezindeki sıcak suları kuzeybatı Avrupa kıyılarına kadar taşır.メキシコ湾流の延長線上にあるノルウェー海流が沿岸を北に流れる。
Kruvazör dört dakika içinde sulara gömülmüştür.遺体は4日後にライドに埋葬されている。
Bu durum bir zamanlar bu bölgenin deniz suları altında olduğunu göstermektedir.これは縄文時代の海進による下総台地の水際であったことを示している。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sular ile cümle - Sayfa 17 - sular kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App