Fakat genelde çok düz olan bu adalar sıklıkla sular altında kalır.Men mycket torra områden undviker de vanligtvis.
Diğer önemli bir sorun ise Ürdün Nehri sularının paylaşımıydı.För andra betydelser, se Ekureparu River.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Hamnen hålls isfri året runt tack vare de varma strömmarna från Nordatlanten.
Gel-gitten dolayı sular bir saatte bayağı yükseldi.På grund av det starka tidvattnet förändras viken timme för timme.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.I trakten runt Lōyah Pus̲h̲tah finns ovanligt många namngivna kullar.
Suların pH'ı 6,5-7,5 arasındadır.Optimalt pH-värde är 6,5 till 7,5.
19. yüzyılda mihrapları daralmaya başlamış, buna karşın suları genişlemiştir.Under 1600-talet försökte man dränera sjön men översvämningarna fortsatte.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Kring vattendragen växer skog.
Aias sularla boğuşurken, tanrıça Athena göğe yükselir ve onun üzerine bir yıldırım gönderir.När Kaká gör mål så pekar han alltid upp mot himlen, för att tacka Gud.
Büyük bir deprem sonucunda antik kentin büyük bir bölümü sular altında kalmıştır.Внаслідок землетрусів антична частина міста пішла під воду.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.Моцарт помер о 1-й годині ранку 5 грудня 1791 року.
Sığ sularda avlanırlar.Полюють в товщі води.
Chalchiuhtlatonal: Suların tanrısı.Кетцалькоатль, бог ацтеків.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.До 15:50 двох постраждалих, які перебували у важкому стані, почали оперувати в лікарнях.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Ліранан — бог морів.
Aynı zamanda buraya kadar olan kısımda kanalizasyon suları da tahliye edilmiştir.Хід до води теж був відремонтований.
Büyüsün diye her gün “kaynak ağacı”nı sularlar.Щороку від коренів водяного горіха виростають нові пагони.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.Також у селі є декілька водоспадів з цілющою, холодною та надзвичайно смачною водою.
Nidir ve Delirmak suları geçilir.Війною й чварами втішаються безумці.
Uzunluğu 10 km, Gölden çıkan sular menderesler çizerek denize ulaşır.Воно на відстані 10 стадій витікає в море.
Yüzey suları, temel su kaynağıdır.Ґрунтові води — джерело водопостачання.
Sulardaki varlıklar yaşlanmazlar, hastalanmaz ve çirkinleşmezler.Ці люди живуть дуже довго, вони ніколи не старіють і не хворіють.
Sessiz ve sakin suları severler.Воліють тихі спокійні місця.
Suların Efendisi Ulmo, Arda'nın köklerinin altında Vaiya'da yaşar.У Вайе, під корінням Арди, мешкає Улмо , Володар Вод.
Birleşik ısı ve güç ısı farkından yararlanarak, şehrin sularını ısıtan enerji sistemidir.Електрику та тепло в місто постачає одна електростанція.
Karadeniz sürekli bir su buharı ve ısı kaynağıdır, suları fazla donmaz.Джерело має потужний напір води і не замерзає взимку.
Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış.Час заснування Водотиїв невідомий.
Suları temizleyen teknik önlemler.Новітні технології водоочищення та водопідготовки.
Mangal kömürleri suların arıtılması ve temizliğinde de kullanılmaktadır.Шлюзи також служать для підняття і опускання води у водосховищах.
Suları çok.Багато водоспадів.
Sodyum sülfatli sulardır.Адияману дуже спекотний.
Çoğu doğada, örneğin atık sularda veya toprakta bulunur.Більшість пояскових живуть на землі, в прісній воді або в океані.
Köyün üç tarafı Van Gölü sularıyla çevrilidir.Місто з трьох боків оточене водами озера.
Sular beş metreye kadar yükseldi.Вода піднялася на 3 метри.
Tüm yıl boyunca açık denizde derin sularda yaşarlar.Живе в глибоких водах, можливо, цілий рік.
Yüzey suları ve yeraltı suları arasındaki bağlantı karmaşıktır.Interakce mezi podzemními a povrchovými vodami jsou složité.
Yeraltı suları, yer yer ortaya çıkar ve bol miktarda bulunmaktadır.Při nárazu na zem se ulomila vrtule a část převodů (viz foto).
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Duch Boží vznášel se nad vodami.
Köyün doğusundan (eski cami yanı) göz göz çıkan sular birleşerek pınar oluşturmaktadır.Prameniště je mokřina, v níž pramení vodní tok (viz též pramen).
Çok kirli sularda yaşayabilir.Dokáže žít i v mírně znečištěných vodách.
Copella meyve suları% 100 saf preslenmiş elmalardan üretilmiştir.Existuje také jablečný mošt, což je 100% jablečná šťáva.
Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir.Snadno si tak regulujete teplotu vody.
Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun karanlık sularıyla dolu olduğuna inanırlardı.Nejdříve byl vesmír naplněn tmavými vodami chaosu.
Suların akışına hükmederler.Ale sledujte průběh toku vody.
Aslan yelesi denizanaları, sıcak sularda yaşayamamaktadır.Tito ptáci mohou pít mořskou vodu bez problémů.)
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.Bledý šermíř se probudil ze svého spánku.
Suları birkaç buzuldan ve küçük derelerden gelerek toplanır.Zleva přibírá vody několika menších pramenů a struh.
Suları oldukça soğuktur ve alabalığın bol olduğu yerlerdir.Voda je značně chladnější a právě zde je znát vliv proudů.
Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekmektedir.Při těžbě dřeva se vyhnout použití těžkých strojů.
Kendisi sulara gömülür.Pohřben je ve Vodňanech.
28 Mart 1970 Saat: 23:00 sularında gerçekleşmiştir.Došlo k němu 31. března 1901 v 7:10:24.
Anlamı ak sular, beyaz nehir.Skládá se říční části a Bílého jezera.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Je to vodní bůh.
Her yer sularla kaplıydı.Veškerý pórový prostor je vyplněn vodou.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Nedělní mše se koná v 10 hodin.
Doğal yaşam alanları ovalar, sığ tatlı sulardır.Jejím přirozeným prostředím je klidné, zarostlé povodí.
Sular altındaki saltanata hükmeder.V Ardě vládne vodám.
Göl suları derin olup kenarları sazlık ve bataklıktır.Jezero je mělké, dno je bažinaté a jílové.
Ergene Ovası nehrin taşması nedeniyle sık sık sular altında kalmaktadır.Je to z důvodu, že v povodí potoka dochází k pravidelným sesuvům půdy.