sularında ile cümle
sularında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Donanma, saat 05:15 sularında bombardımana başladı.ロシア艦隊はこの隙を突き、午前5時15分に攻撃を仕掛けた。
ABD Kuvvetleri Gece Yarısı Saat 02:40 Sularında Irak'ın Başkenti Bağdat'ı Havadan Bombalamaya Başladı.午前11時02分、米軍が長崎市へ原子爆弾投下。
Elverişli kıyı sularında büyük sürüler oluştururlar.水辺に大きな株を作る。
Tahrir Meydanı haricinde polis 10:30 sularında sokaklara geri döndü.除了在塔利爾廣場上,各地的警方在晚上10:30左右陸續回到街上。
Amerikan sularından gelen Dresden ve Leipzig orada fırkaya katıldı.在那里,从美洲海域驶来的德累斯顿号和莱比锡号也相继加入了它们的行列。
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.3时50分将伤者送往医院抢救。
Köy içme suyunu dağlardan gelen kaynak sularından temin etmektedir yerelnet天下第十泉: 庐山龙池山顶水。
18 Nisan 1906'da saat 5:12 sularında, büyük bir deprem San Francisco'yu ve Kuzey Kaliforniya'yı vurdu.1906년 4월 18일 오전 5시 12분, 샌프란시스코 지진이 샌프란시스코 시내와 캘리포니아 북부를 강타했다.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.방영 재개 후에는 매주 목요일 오후 10시에 방영되었다.
Köpekbalıkları ve vatozlar Avrupa sularında çok nadir bulunur.דובים ושונר נראים במקרים נדירים.
Gemi 29 Ekim saat 08.00 sularında Gazze'ye ulaştı.יציאה לים - הספינה יצאה לים ב-22 בספטמבר בשעה 08:00.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.8:15 - בתי החולים הסמוכים לפיגועים מתחילים לקלוט את הפצועים באורח אנוש הראשונים.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.מוצרט נפטר בווינה, קרוב לשעה אחת אחר חצות בליל 5 בדצמבר 1791 והוא בן 35 במותו.
Akımıyla yeraltı (45%), kar (35%) ve yağış (20%) sularından oluşur.Подхранването им е смесено: снежно (40%), дъждовно (35%).
Tam 24 farklı balina türü bu adanın sularında kaydedilmiştir.Поне 202 различни вида птици са описани на острова.
Körfezin batı bölgesi Pucka Koyu'nun sığ sularından oluşur.Западната част на Гданския залив е сформирана от плитките води на Пуцкия залив.
Takip, Osmanlı gemilerinin 14:30 sularında Çanakkale Boğazı'na yaklaşmasıyla son bulmuştur.Преследването приключва в 14:30, когато османските кораби са близо до Дарданелите.
"Şiirin dip sularında, Bütün şiirler-4", Çekirdek Yayınlar.4 u izdanju Falšanja Kol'ko'š Records.
Tuzlu sularında ise 250 balık, 2,500 kabuklu ve 700 yumuşakça türü barınır.Tu spada 250 vrsta riba, 4 vrste morskih kornjača, 2500 vrsta rakova i 700 vrsta školjki.
Saat 01:00 sularında operasyonun komuta merkezini oluşturan Blagar gemisi sahile çıkış operasyonunu başlatır.Asi o 1.00 dala veliaca loď Blagar rozkaz k spusteniu hlavnej invázie.
Akımıyla yeraltı (45%), kar (35%) ve yağış (20%) sularından oluşur.Prevláda snehový (36%) a podzemný (30%), ďalej nasledujú dažďový (20%) a ľadovcový (14%).
28 Eylül 1970 tarihinde saat 17:16 sularında bir kalp krizinden dolayı yaşamını yitirdi.Zomrel 5. októbra o 19:50 na zlyhanie srdca.
Pîrî Reis, sonraki yıllarda, güney sularında devlet için çalıştı.Desetletje je delal za “podzemno” vlado na Kavkazu.
Uzak durmaya çalışıyorlar ama çamurlu sular Bernal’ın kaplıcasındaki saydam sularında belirirler.Pietvakariuose išteka upelis link Vernijo ežero intako Termento upelio (Baltosios Ančios baseinas).
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Jumalateenistused on igal pühapäeval algusega kell 10.00 Paide kirikus.
Anktarktik deniz buzlarında ve göl sularında bulunur.Jäätumise tunnuseid on leitud Sahara kõrbes ja mujal.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Kell 13.31 hakkasid kiirabiautod haavatuid ära viima.
Bu antlaşmanın bazı şartları şunlardır: Venedikliler Osmanlı sularında ticaret yapma hakkını kazandılar.Alles saja aasta pärast suutsid Veneetsia kaupmehed saavutada kauplemisõiguse Osmanite riigi sadamates.
Nehrin büyük bir kısmı yağmur sularından oluşur.Enamik jõe veest pärineb sulanud lumest.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Attraverso accordi di pesca, altri paesi sono autorizzati a pescare nelle acque di Capo Verde.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Gracias a los arreglos sobre la pesca, otros paises estan autorizados para pescar en las aguas de Cabo Verde.
Balıkçılık anlaşmaları yoluyla diğer ülkeler, Cape Verde sularında avlanmak için izin sahibi oluyorlar.Haie zu fangen ist illegal. Das Verladen von Haien ist illegal.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.A feminizmus légkörében nőttem föl.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminisme adalah wadah tempat saya tumbuh.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminisme was de atmosfeer waarin ik opgroeide.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminismul a fost apa care m-a udat.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminismus war der Kontext, in dem ich aufwuchs:
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminizm to woda, na której rosłam.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Feminizmus bol vodou, v ktorej som vyrástla.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Il femminismo è stata l'acqua con la quale sono cresciuta.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.페미니즘은 제가 자라온 터전이었습니다.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Le féminisme est l'eau dans laquelle j'ai grandi.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.O feminismo foi a água em que cresci.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Tôi lớn lên trong tinh thần nữ quyền.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Yo crecí en las aguas del feminismo.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Ο φεμινισμός ήταν βούτυρο στο ψωμί μου.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Феминизм был той средой, в которой я росла.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Феминизмът е водата, в която съм израснала
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.Фемінізм був водою, на якій я зростала.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.פמיניזם היה המים בהם גדלתי.
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.كانت الحركة النسوية .. المحيط الذي نشأت فيه
Büyüme sürecinde feminizm sularında yüzdüm.わたしが幼い頃に
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.C'è una storia nel mare, nelle acque del mare, nei sedimenti e nelle rocce sul fondo.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Có 1 câu chuyển dưới biển, trong những dòng nước của đại dương trong những trầm tích và đá của đáy biển
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Er zit een verhaal in het water van de zee, in de sedimenten en de rotsen op de zeebodem.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Es gibt eine Geschichte im Meer, im Meerwasser, in den Sedimenten und Felsen des Meeresbodens.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Este o poveste în mări, în apele mărilor, în sedimentele şi pietrele de pe fundul mării.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hay una historia en el mar, en las aguas del mar, en los sedimentos y en las rocas del suelo marino.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hihetetlen mi zajlik a tengerben, a tenger vizében, az üledékekben, a tengerfenék szikláin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Historia w wodach oceanu, osadach i skałach na dnie.