sularında ile cümle
sularında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.43
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Il y a une histoire dans la mer, dans les eaux de la mer, dans les sédiments et les roches du sol marin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Je to príbeh v mori, vo vodách mora, v sedimentoch a v skalách morského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.바다의 물과 퇴적층과 해저면 바위들에 관한 이야기입니다.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Máme tu příběh z moře, z mořských vod, v usazeninách a ve skalách mořského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Είναι μια ιστορία στη θάλασσα, στα νερά της θάλασσας, στα ιζήματα και στους βράχους του βυθού.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.В глубинах морей и океанов скрыто много тайн. Их можно найти в расщелинах скал и в донных отложениях.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Има една история в морето, в морските води, в утайките и скалите по морското дъно.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.יש סיפור בים, במים של הים, במשקעים ובסלעים של קרקעית הים.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.هناك قصة في البحر ، في مياه البحر ، في الرسوبيات والصخور في قاع البحر.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.物語が眠っています 驚愕の物語です
Devlet arazi ve sularındaki üretim ruhsatlarının ne kadarını kestiniz?Wie viel Sie schneiden Lizenzen und Genehmigungen auf Bundesland und föderalen Gewässer? \
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.De fapt, nici nu aveţi voie să staţi acolo unde stă domnul, lângă apele spumoase, alunecoase de lângă prag.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.In feite mag je zelfs niet gaan staan waar deze man staat, op de schuimende, gladde wateren bij de drempel.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.사실, 저 신사분이 서있는 거품이 나고, 미끄러운 저 경계에 서있도록 허락되지도 않아요.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Man får inte ens stå- -där den här mannen står- -i det skummande vattnet vid tröskeln.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Non è nemmeno permesso starci , sul quella soglia schiumosa e scivolosa d'acqua.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Ono je vlastně dokonce zakázáno stát tam, kde stojí tento pán. V pěnících a kluzkých vodách na hraně.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Valójában nem is szabad odaállnunk, ahol ez az úriember ácsorog, a szakadék habzó, csúszós vizeibe.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Μάλιστα, δεν επιτρέπεται να στέκεστε εκεί που είναι ο κύριος, στα αφρισμένα, γλιστερά νερά στο όριο.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.למעשה, אפילו אסור לכם לעמוד היכן שעומד האדון הזה, במים המקציפים והחלקלקים של הסף.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.في الواقع، لن يُسمح لكم بالوقوف في نفس موضع هذا السيد، عند هذا الحد المائي الزلق.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.水が泡立ち滑りやすい場所です この断崖の少し上流には フェンスがあって
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.많고 많은 아이들을 목욕시키고, 물론 대단히 많은 사육되거나 야생 상태에 있는 동물들을 먹이고,
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.Korzystają z niej też zwierzęta, zarówno domowe, jak i dzikie.
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.ורוחצים הרבה מאוד תינוקות, וכמובן מאכילים הרבה מאוד בעלי חיים, גם מבויתים וגם פראיים,
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.ويغسل العديد والعديد من الأطفال، وبالطبع يغذي حيوانات كثيرة، الأليفة منها والمتوحشة
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.これは家畜野生を問わずたくさんの 動物たちの食料も提供しています 何千トンもの米を作ってくれるんです
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.이 상어는 지난 8개월 전부를 아일랜드 해역에서
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.A v podstatě strávili celou dobu, tj. posledních 8 měsíců, v irských vodách.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Basicamente ele passou os últimos 8 meses, em águas irlandesas.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.El primero pasó los últimos ocho meses en aguas irlandesas.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Hij bracht de laatste 8 maanden al zijn tijd door in Ierse wateren.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.În mare parte şi-a petrecut tot timpul, ultimele 8 luni, în ape irlandeze.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Ostatnie 8 miesięcy spędził w wodach irlandzkich.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Und er verbrachte all seine Zeit, die letzten acht Monate, in irischen Gewässern.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Và về cơ bản cá mập khổng lồ dành phần lớn thời gian trong năm - 8 tháng cuối năm ở vùng biển Ailen.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.V podstate trávi celý čas za tých 8 mesiacov v írskych vodách.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Πέρασαν λοιπόν όλο αυτό το οκτάμηνο σε Ιρλανδικά νερά.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.По сути, она провела все 8 месяцев у Ирландского берега.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.Прекарала е последните 8 месеца в ирландски води.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.ולמעשה הוא בילה את כל זמנו, שמונת החודשים האחרונים, בים האירי.
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.وقد أمضت مُعظم وقتها ,الثمانية أشهر ألاَخيرة ,في المياه الايرلندية
Zamanının çoğunu, son sekiz ay boyunca İrlanda sularında geçirmiş.クリスマスの日には大陸棚の外側でした