Ana içeriğe geç
Sözlük

suların ile cümle

suların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İçine pis suların karışması tehlikelidir.In stromend water kan dat gevaarlijk zijn.
Balıkçılık da önemli bir gelir kaynağı olup, körfez sularında her türlü balık bulunur.Visvangst is hun belangrijkste bron van inkomsten, wat u verzekert van verse vis in alle restaurants.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Njord is de god van de zee.
Batı Büyük Okyanus'un tropik sularında yaşar.Hij komt voor in de tropische wateren in het westen van de Grote Oceaan.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
"Round Midnight" ('Round midnight veya around midnight) Türkçede "gece yarısı sularında" anlamına gelmektedir.Midnight rocks heeft niets te maken met rock rond het middernachtelijk uur.
Bu suların en önemli özelliği kışın sıcak yazın soğuk olmasıdır.Deze waterlaag is in de winter het warmste en in de zomer het koudste.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Op zaterdagen wordt om 15:00 uur de zondag ingeluid.
Tam 24 farklı balina türü bu adanın sularında kaydedilmiştir.Er zijn 202 verschillende soorten vogels waargenomen op het eiland.
Bu kaplıca sularının şifalı olduğuna inanılır.Men gelooft dat het warme water van deze bron geneeskrachtig is.
29 Temmuz: Sabah 1:30 sularında Vincent öldü.29 lipca we wtorek, o godz. 1.30 w nocy Vincent van Gogh zmarł.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Oddzielisz ziemię od ognia, subtelne (lotne) od gęstego, z wolna, z wielką zręcznością.
Göl sularının yüksekliği değişkendir.Poziom wody w jeziorze jest zmienny.
Saat 19:30 sularında gazete binasından çıkan Abdi İpekçi arabasına bindi.Około 23:30 przez bramę placówki wyjechał opancerzony samochód ambasadora.
Köpekbalıkları ve vatozlar Avrupa sularında çok nadir bulunur.To wielkie wydarzenie, bowiem smoki w Europie są bardzo rzadkie.
Atlas Okyanusu'nun batısında, Florida'dan Brezilya'ya kadar uzanan Karayip Denizi sularında bulunur.Zamieszkuje tropikalne wody zachodniego Atlantyku, od Florydy po Brazylię.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Wszyscy zabici i ranni znaleźli się w szpitalu do 21:30.
18 Nisan 1906'da saat 5:12 sularında, büyük bir deprem San Francisco'yu ve Kuzey Kaliforniya'yı vurdu.18 kwietnia 1906 o 5:12 silne trzęsienie ziemi obróciło miasto w ruinę.
Suların efendisi olarak adlandırılır.Nazywany jest Królem Morza.
Salins, adını tuzlu sularına borçludur, banyo ve içme amacıyla kullanılır.Salins har fått sin namn för sitt salthaltiga vatten, använt för bad och som dryck.
Aynı gün saat 16:00'da ilk gemi Juminda Körfezi'nin mayınlı sularına ulaştı.Klockan 16.00 närmade sig det första fartygen Jumindahalvöns hårt minerade vatten.
Çin'in su alanları için yalnızca iç sularını kapsar.Nam Kun är ett vattendrag i Kina.
Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar.Dessa lever ett tag fritt i vattnet (pelagiskt) men senare sjunker de mot botten.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
Sularının pH değeri 8,2'dir..Vattenlösningens pH blir ca 8,6.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Omkring 85 % av vattnet kommer från tillflödeskanalerna, 13 % från nederbörd och 2 % från grundvatten.
Esme sırasında altlarındaki okyanus sularını da sürüklerler.De gömmer sig under tiden i vattendragets botten.
Nehir sonra 290 kilometre (180 mil) çölün içinden kuzeye doğru akar ve Tarım Nehrine sularını boşaltır.Floden rinner därefter 290 km norrut genom öknen och rinner ut i Tarimfloden.
"Şiirin dip sularında, Bütün şiirler-4", Çekirdek Yayınlar.Officiell hemsida på TV4.se ^ ”Hela Sverige bakar”.
Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan, ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.Arten är en djuphavsart som lever vid (och nära) bottnen.
Elverişli kıyı sularında büyük sürüler meydana getirir.Vid kusten kan kraftiga så kallade fallvindar uppstå.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Efter att vattnet drog sig tillbaka sådde man och lät grödorna växa från oktober till februari.
Diğer önemli bir sorun ise Ürdün Nehri sularının paylaşımıydı.För andra betydelser, se Ekureparu River.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.I trakten runt Lōyah Pus̲h̲tah finns ovanligt många namngivna kullar.
Suların pH'ı 6,5-7,5 arasındadır.Optimalt pH-värde är 6,5 till 7,5.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.Моцарт помер о 1-й годині ранку 5 грудня 1791 року.
Chalchiuhtlatonal: Suların tanrısı.Кетцалькоатль, бог ацтеків.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.До 15:50 двох постраждалих, які перебували у важкому стані, почали оперувати в лікарнях.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Ліранан — бог морів.
Suların Efendisi Ulmo, Arda'nın köklerinin altında Vaiya'da yaşar.У Вайе, під корінням Арди, мешкає Улмо , Володар Вод.
Birleşik ısı ve güç ısı farkından yararlanarak, şehrin sularını ısıtan enerji sistemidir.Електрику та тепло в місто постачає одна електростанція.
Mangal kömürleri suların arıtılması ve temizliğinde de kullanılmaktadır.Шлюзи також служать для підняття і опускання води у водосховищах.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Duch Boží vznášel se nad vodami.
Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir.Snadno si tak regulujete teplotu vody.
Suların akışına hükmederler.Ale sledujte průběh toku vody.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.Bledý šermíř se probudil ze svého spánku.
28 Mart 1970 Saat: 23:00 sularında gerçekleşmiştir.Došlo k němu 31. března 1901 v 7:10:24.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Je to vodní bůh.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Nedělní mše se koná v 10 hodin.
Türk birlikleri, topun düştüğü günün gecesinde 4 sularında başlattıkları top atışını saat 6 sularında kesti.Sověti opět zahájili po šesté hodině palbu z děl.
Kovada Gölü'nün sularını da düdenler boşaltır.Problémy vysušuje Aralské jezero.
Donanma, saat 05:15 sularında bombardımana başladı.Mariňáci měli budíček v 0:45.
Vücut sularını yavaş yitirir ve 10 dakikada yaklaşık 60 litre su içerek kaybettiği ağırlığı yeniden kazanır.Tuto ztrátu dokáže rychle vyrovnat během asi 10 minut tím, že vypije velké množství vody.
Dünya sularının %20'sini kapsar.Přidává 20% života.
Bu şehir sularının bolluğu ve toprağının bereketiyle anılır.Místní obyvatelé si stěžují na ubývající množství vody a její znečištění.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.După ce apele potopului s-au retras, sezonul de creștere dura din octombrie până în februarie.
28 Eylül 1970 tarihinde saat 17:16 sularında bir kalp krizinden dolayı yaşamını yitirdi.A încetat din viață la data de 19 martie 2009 la ora 16:05 în urma unei afecțiuni cardiace.
Bu, Güneşin İkinci Çağının sonunda Büyük Deniz Belegaer sularına gömülen büyük ada krallığıdır.Rămâne numai ca o insulă hotelul grav avariat, în mijlocul apelor.
Atık suların arıtılıp sulamada kullanılması.De aceea se recomandă cu insistență folosirea apei îmbuteliate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod