Sulama için bir adet gölet inşa edilmiştir.Für die Wasserversorgung wurde ein Stauteich angelegt.
Modern sulama yöntemleri kullanılmaktadır.Eingesetzt werden dabei moderne Wasserlacksysteme.
İçme ve sulama suyu olarak bu su kullanılır.Das Wasser wird als Trink- und Nutzwasser verwendet.
Dereden sulama amaçlı faydalanılmaktadır.Auf den Genuss folgt also das Leiden.
26.450 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.26,5 Hektar werden weiterhin gemeinschaftlich verwaltet.
Çaygören Barajı'ından ovada 6500 ha alanı sulamaktadır. ^ a b c d Şermin TAĞIL.Auf ihn folgte ab 6000 v. Chr. der La Jolla Complex.
Tarımda sulamaya oldukça ihtiyaç duyulmaktadır.Er stellt Wasser für die Bewässerung in der Landwirtschaft zur Verfügung.
Gelişmiş sulama teknolojileri de kullanılmaktadır.Dies werde auch unterstützt durch die verwendeten Animationstechniken.
Mahallede sulama amaçlı küçük bir göl ve kanal vardır, kanaldan geçensu dereye dökülmektedir.Ein Netz von kleinen Bächen und Kanälen durchzieht das Gebiet.
Eski su ise hala bahçe sulamada kullanılmaktadır.Das Wasser wird auch für die Gartenbewässerung genutzt.
Sulama göletlerinin yapılmasından sonra Pancar ekimi köylünün geçim düzeyini bir miktar artırmıştır.Infolge steigender Sturmflutspiegelstände musste das Niveau der Siedlungen jedoch erhöht werden.
Mahallede sulama amaçlı bir gölet vardır. yazılıdır. ………………………………………………………………………………..Schematisch sieht das (bei einem versweisen Abecedarius) so aus: A........................
Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir.Im Schlichtkleid kann er außerdem mit dem Sandstrandläufer verwechselt werden.
Barajın sulama alanı 183 ha'dır.Die nutzbare Futterfläche der Alpe beträgt 183,4 ha.
Tarım tamamen sulamaya dayanmaktadır.Die Landwirtschaft ist daher auf Bewässerung angewiesen.
1991 yılında yapılmış olup hâlen sulama sevyesine gelememiştir.Er konnte sich aber nie ganz von einer alten Verletzung, die er sich 1997 zu gezogen hatte, erholen.
Sulama programlarının uygulanabilmesi için yerli halka bankacılık hizmetlerinin sunuldu.Die örtlichen Banken haben entsprechende Förderprogramme aufgelegt.
Sulama aralıkları toprak bünyesine göre değişir.Dabei variiert die Länge des Erders je nach Bodenbeschaffenheit.
Bunun dışında uzaktan akrabası Hindistan Cevizinin aksine fazla sulamaya da ihtiyaç duymaz.Sie benötigt anders als der Indische Wasserfreund jedoch eine sehr gute Beleuchtung.
Örneğin 2003'te kuraklık dolayısıyla şehirde sulama kısıtlamaları uygulanmıştır.2003 fand in den Räumen beispielsweise eine Landesausstellung zur Säkularisation statt.
Baraj 4.077 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.Hier befindet sich die Verwaltung des 103.014 Hektar großen Parks.
Mumcular Beldesinde bulunan Sulama Göleti ise sulama ve içmesuyu amaçlı kullanılmaktadır.Ein gemauerter Kellerraum in der Rauchkuchl dient dem Aufbewahren von Speisen und Getränken.
Köyün batısında 700 tonluk bir sulama havuzu vardır.Eine Stunde Fußmarsch westlich befindet sich eine Seidenraupenfarm.
Tarım arazilerini sulamak için 2001 yılında baraj göleti yapılmıştır.SWR 2003 Der Kampf der Bauern um den Schwarzwald.
Mukhamedkhan'ın ötesinde, Murgap suyunun küçük bir kısmı sulama için kullanılır.Au-delà de Mukhamedkhan, une petite partie de l'eau du Murghab est utilisée pour l'irrigation.
Gelişmiş sulama teknolojileri de kullanılmaktadır.Des techniques de compression avancées sont également mises en place.
İçme ve sulama suyu yetersizdir.La nourriture et l'eau potable sont insuffisantes.
1995'te GAP kapsamında ilk sulamaya açılan ovadır.1995, la première bouteille en PET.
Mahallede sulama amaçlı bir gölet vardır. yazılıdır. ………………………………………………………………………………..115 mm * Épaisseur ............................................................
Tarımda sulama yöntemini kullanmışlardı ve şehirler kurmuşlardı.En revanche, ils cultivaient le blé et vivaient dans des villes.
Sulama amaçlı istifade edildiğinden ancak taşkın zamanları Etrak'a dökülür.Dès qu'ils seront en phase avec le temps présent, les Tombeaux du Temps libèreront le Gritche.
Yakınlarında küçük sulama barajı bulunmaktadır.À proximité se trouve le petit hypogée.
2.440 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.D'autre part 2 400 hectares sont utilisés sur domaine privé.
Sulama suyu yetersizdir.Les pompes d'eau sont insuffisantes.
Avustralya'da sulama sisteminin kurulmasında da önemli rol oynadı.Il joua aussi un grand rôle dans le développement de l'irrigation en Australie.
Kanak Çayı ve Yahyasaray sulama barajı sulu tarıma imkan vermektedir.Plan d'eau et digues du Salat au centre-ville.
Baraj 2.741 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.1 742 hectares sont déjà propriété de l’État.
Suyu sulama için kullanıldığından nehrin su seviyesi hatırı sayılır derecede azalmıştır.À la suite des travaux de canalisation, le niveau d'eau de la rivière a beaucoup baissé.
Baraj 14.716 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.Le bâtiment dispose de 74 916 sièges orange qui entourent le terrain.
Ayrıca Köyde 2 adet sulama göleti bulunmaktadır.On trouve également 2 maisons à colombages en centre-ville.
Ovadaki sulama genellikle bu şekilde yapılmaktadır.Les ta’ovala d’uniformes sont généralement fabriquées ainsi.
Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir.De la même manière, il est possible d'allumer un barbecue avec un décapeur thermique.
Düzensiz sulama.Pulpite irréversible.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.L'idée étant de permettre de produire, sur une même surface, des aliments et de l’énergie.
Rahibenin görevi, çiçekleri ve karnabaharları sulamaktır.El deber de la monja es regar las flores y las coliflores.
Mahallede sulama amaçlı bir gölet vardır. yazılıdır. ………………………………………………………………………………..En el ticket estaba escrito:- NOMBRE..................................
Kandil, 2011 yılından 2012 yılına kadar önceden Su Kaynakları ve Sulama Bakanı idi.Qandil fue Ministro de Recursos Hídricos y Riego de 2011 a 2012.
Ayrıca DSİ tarafından sulama amaçlı açılan artezyen kuyuları da mevcuttur.También existen lagos creados artificialmente por la construcción de una presa.
Sulama suyu yetersizdir.El suministro de agua era inadecuado.
Fazla sulama ve gübre ihtiyacı bulunmamaktadır.No se permite emplear aceite ni grasa.
Köylüler kendi imkânlarıyla sondaj kuyusu açarak arazilerini sulamaktadırlar.Si los hombres escupen en el suelo, se escupen a sí mismos .
Nehir sulama faaliyetleri için de kullanılır.Cabe destacar que también se probó su operación en ambientes fluviales.
İlçenin 15 adet sulama göleti bulunmaktadır.El maxilar lleva al menos treinta y cinco alvéolos dentarios.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Existen dos cannañes de riego que cruzan el centro de la ciudad de este a oeste.
Mahallede sulu tarım yapılamamaktadır; Çünkü sulama suyumuz yoktur.Allí no se puede pescar, porque no hay más cardúmenes.
Sulama suyu kooperatifinin bulunduğu köyde sulu tarım yöntemleri uygulanır.Aldea indígena donde se muestra el método nativo para secar salmón.
İlçenin kuzeydoğusunda tarımsal sulama amaçlı bir gölet kurulup 1989 yılından beri kullanılmaktadır.Existen yacimientos de diamantes en el noreste del país, que se exportan desde 1984.
Ovanın tek sorunu, sulama kanalının bulunmayışıdır.Otra singularidad es la ausencia del casco del soldado.
2007 yılında DSİ'nin sulama kanalları açılmıştır.En el 2007 se instaló un sistema de cámaras de seguridad.
Sulama Göleti'nde olta ve ağ balıkçılığı yapılabilmektedir.En Puerto Las Palmas se puede practicar la pesca y ecoturismo.