Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Hitro in z očmi zalivanje z zadovoljstvom, je jedel enega za drugim sir, zelenjavo in omako.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.신속하고 만족과 물을 자신의 눈으로, 그는 다른 후 하나를 먹었어요
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Nopeasti ja hänen silmänsä juotto tyytyväisenä, hän söi yksi toisensa jälkeen juusto, vihannekset ja kastike.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rapid şi cu ochii udare cu satisfacţie, el a mancat unul după altul brânza, legumele, şi sos.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rychle a očima zálivku s uspokojením, snědl jednu po druhé sýr, zeleninu a omáčky.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rýchlo a očami zálievku s uspokojením, zjedol jednu po druhej syr, zeleninu a omáčky.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Snabbt och med ögonen vattnas med tillfredsställelse, åt han den ena efter den andra osten, grönsaker och sås.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Snel en met zijn ogen water geven met voldoening, at hij de ene na de andere de kaas, de groenten en de saus.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Szybko i oczami podlewania z satysfakcją, że zjadł jeden po drugim ser, warzywa i sos.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Бързо и с очите си, поливане със задоволство, той яде една след друга сирене, зеленчуци и сос.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Быстро и с его слезящиеся глаза с удовлетворением, он съел один за другим сыр, овощи и соус.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Швидко і з його очі, що сльозяться із задоволенням, він з'їв один за іншим сир, овочі і соус.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.במהירות כשעיניו דומעות בסיפוק, הוא אכל אחד אחרי השני
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.بسرعة وعينيه سقي مع الارتياح ، فأكل واحدا تلو الآخر
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.チーズ、野菜、そして醤油。生鮮食品は、対照的に、味しなかった
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Bà giúp những phụ nữ đó trồng cây mới và chăm sóc chúng, từng chút từng chút một.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Convince le donne a piantare nuovi alberi e ad annaffiarli goccia dopo goccia.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Convinge femeile sa planteze si sa ude noi copaci, strop dupa strop.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ela consegue que as mulheres plantem novas árvores e as reguem, gota a gota.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ella logra que las mujeres planten y que rieguen árboles nuevos. gota a gota.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Elle montre aux femmes comment planter et arroser les arbres, pied à pied.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Hon får kvinnorna att plantera nya träd och vattna dem, droppe för droppe.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Hun får kvinderne til at plante nye træer og vande dem, dråbe for dråbe.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.그녀는 여성들에게 나무를 심고 물을 주라고 하였습니다. 한방울 한방울씩.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Namówiła kobiety na posadzenie nowych drzew i podlewanie ich, kropla po kropli.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Presvedčila ženy, aby nasadili nové stromy a polievali ich, kvapku po kvapke.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Rábeszéli a nőket, hogy ültessenek új fákat és cseppenként öntözzék őket.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Sie bringt die Frauen dazu, neue Bäume zu pflanzen und zu wässern, Tropfen für Tropfen.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ze laat de vrouwen nieuwe bomen planten en water geven, druppel voor druppel.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Ženy přesvědčí, aby zasadily stromy nové a zalévaly je, kapku po kapce.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Παροτρύνει τις γυναίκες να φυτέψουν νέα δέντρα και να τα ποτίζουν, σταγόνα-σταγόνα.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Вона переконує жінок посадити та поливати нові дерева, крапля за краплею.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Она помогает им сажать новые деревья и поливать их, капля за каплей.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.Организира ги да засадят нови дървета и да ги напоят, капка по капка.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.היא מארגת את הנשים לנטוע עצים ולהשקותם טיפה אחר טיפה.
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.فاستطاعت أن تجعل النساء يزرعن الأشجار ويسقينها قطرة بقطرة
Kadınları yeni ağaçlar dikmeye ve onları azar azar da olsa sulamaya ikna eder.木を育てます 5~6年でその土地は森に成長し 土壌は
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Không ai có hứng thú với các dự án thủy lợi.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.아무도 관개(수도) 프로젝트들에는 관심이 없었습니다.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nadie estaba interesado en proyectos de irrigación.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nessuno era interessato a progetti di irrigazione.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Niemand war an Bewässerungsprojekten interessiert.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Niemand was geïnteresseerd in irrigatieprojecten.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nikdo tam neměl zájem o zavlažovací projekty.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nikogo natomiast nie interesowały projekty nawadniania.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nimeni nu era interesat de proiectele de irigații.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Personne n'était intéressé par les projets d'irrigation.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Κανείς δεν ενδιαφερόταν για αδρευτικά πλάνα.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Не было заинтересованных в ирригационных проектах.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Никой не се интересуваше от проекти за напояване.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.לאיש לא היה עניין בפרוייקטים של השקייה.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.لا يهتم أحد بمشاريع الري.
Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.しかも このプロジェクトは
Müşterisi yoktu. Orada kimse elektrik satın almazdı. Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Nem volt ügyfél; senki sem venné meg a villamos energiát, senki sem volt érdekelt öntözési projektekben.
Müşterisi yoktu. Orada kimse elektrik satın almazdı. Kimse sulama projeleriyle ilgilenmiyordu.Tidak ada pelanggan yang akan membeli listrik di sana, tidak ada yang tertarik dengan proyek irigasi.
Özellikle az veya çok düzensiz yağış alan ülkeler genellikle sulama sistemlerine bağımlıdır.Em especial países com pouca chuva ou muito irregular dependem profundamente nos sistemas de irrigação.
Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı?Ali naj se ven razlivajo viri tvoji, po ulicah tvoji potoki?
Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı?Các nguồn của con há nên tràn ra ngoài đường , Và các suối của con tuôn nơi phố chợ sao ?
Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı?Các nguồn của con há nên tràn ra ngoài đường, Và các suối của con tuôn nơi phố chợ sao?
Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı?Ce, vrei să ţi se verse izvoarele afară? Şi să-ţi curgă rîurile pe pieţele de obşte?