Ana içeriğe geç
Sözlük

sudan ile cümle

sudan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Soğuk hissettirmesinin nedeni sudan yirmibeş kat daha hızlı buharlaşıyor olması.והסיבה שזה מרגיש קר היא שזה מתאדה פי 25 יותר מהר ממים.
Soğuk hissettirmesinin nedeni sudan yirmibeş kat daha hızlı buharlaşıyor olması.والسبب الذي يجعله باردا هو أنه يتبخر 25 مرة أسرع من الماء.
Soğuk hissettirmesinin nedeni sudan yirmibeş kat daha hızlı buharlaşıyor olması.蒸発するからです (笑)
Sömürge döneminden kalma eski bir anlaşma Mısır ve Sudan'a Nil sularının çoğunu kullanım hakkı veriyor.Um velho acordo do periodo colonial permite ao Egito e Sudão o uso da maior parte das aguas do Nilo.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.A potem przy bólu głowy zażywamy łyk tej wody i - voilà! - po bólu.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Aztán amikor fejfájása van vesz egy kortyot ebből a vízből és voila! El is múlt.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Dann, wenn sie Kopfschmerzen haben, nehmen sie einen Schluck von dem Wasser und Voila! Es ist weg.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Ensuite, quand vous avez un mal de tête, vous prenez une gorgée de cette eau, et voilà ! C'est passé.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Khi đó, mỗi lần bạn bị đau đầu, bạn uống một chút nước ở đó và nó biến mất.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.그리고 나서, 여러분에게 두통이 있다면, 그 강물 한 모금 먹고는, 와우, 두통이 낫는다는 거죠.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.loknete si vody z jezera a voilà! Bolest je pryč.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.luați o înghițitură din această apă, și voila! a dispărut.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Om du sedan får huvudvärk kan du ta en smutt av detta vattnet, och voila! så är den borta.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Poi, quando vi prende il mal di testa bevete un sorso di quell'acqua e voilà! È sparito.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Sitten kun päänsärky iskee, otetaan kulaus vettä ja kas niin! Se katoaa.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Smerten er væk.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Y después, cuando tengamos dolor de cabeza, tomamos un sorbo de esta agua y... ¡voilà! Desapareció.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Τότε, όταν έχεις πονοκέφαλο, παίρνεις μια γουλιά από αυτό το νερό, και βουαλά! έφυγε.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.Затем, когда наступает головная боль, вы выпиваете глоток этой воды, и Вуаля! боль исчезает.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.После, когато имате главоболие пиете глътка от тази вода и - оп - готово.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.ואז, כשאתם סובלים מכאב ראש, אתם לוקחים לגימה מהמים האלה, והנה לכם! כאב הראש נעלם.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.ثم، عندما تصاب بصداع، كنت تأخذ رشفة من هذا الماء، وفويلا! يذهب الصداع.
Sonra, başınız ağrıdığında bu sudan bir yudum içiyorsunuz ve... baş ağrınız geçiveriyor.この水を飲むと ほうら 治った (笑い)
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,A to sudańska dziewczynka, kilka chwil przed śmiercią, sęp wyczekujący w tle.
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,다음은 수단 소녀입니다, 죽음의 문턱에 놓여있고 독수리가 뒤에서 맴돌고 있는 사진..
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,Questa invece é una bambina Sudanese, a pochi istanti dalla morte, un avvoltoio già nei paraggi.
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,Următoarea este o fată din Sudan,
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,התמונה הבאה היא של ילדה סודנית, רגעים לפני המוות, עופות דורסים מרחפים ברקע,
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,التالي هو الطفلة السودانية، قبل لحظات من الموت، نسر يحوم في الخلفية،
Sonraki ise Sudanlı kız, ölümünden birkaç dakika önce, peşinde bir akbaba dolanırken,死を迎える数秒前です ハゲタカが後ろを徘徊しています この写真も世界を駆け巡り
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.A fost făcută de Kevin Carter, care s-a dus în Sudan să documenteze foametea de acolo.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Aufgenommen von Kevin Carter, der in den Sudan gereist war, um die Hungersnot dort zu dokumentieren.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Byla pořízena Kevinem Carterem, který odjel do Sudánu, aby zdokumentoval tamní hladomor.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Được chụp bởi Kevin Carter người đã đến Sudan để làm phim tài liệu về nạn đói ở đó.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Elle avait été prise par Kevin Carter qui était allé au Soudan pour faire un reportage sur la famine.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Era di Kevin Carter che era andato in Sudan per documentare la carestia.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Foi tirada por Kevin Carter que foi ao Sudão documentar a fome por lá.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.그것은 그곳의 기근을 취재 문서화하려고 수단에 갔던 케빈 카터에의해 찍혀진 것입니다
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Tomada por Kevin Carter, que fue a Sudán para documentar la hambruna.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Ze werd gemaakt door Kevin Carter, die naar Sudan ging om er de hongersnood te documenteren.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Zrobił je Kevin Carter, który pojechał do Sudanu, aby dokumentować panujący tam głód.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Την είχε τραβήξει ο Κέβιν Κάρτερ ο οποίος πήγε στο Σουδάν να κάνει ένα ντοκιμαντέρ για την πείνα εκεί.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Беше направена от Кевин Картър, който отиде в Судан, за да документира глада там.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Вона відзнята Кевіном Картером, що поїхав до Судану документуючи їхній голод.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.Она была сделана Кевином Картером, который поехал в Судан для описания царившего там голода.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.היא צולמה על ידי קווין קארטר שנסע לסודן כדי לתעד את הרעב שם.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.تم التقاطها من طرف كيفن كارتر الذي ذهب إلى السودان لتوثيق مجاعتهم هناك.
Sudan'a oradaki açlığı belgelemek için giden Kevin Carter tarafından çekilmişti.スーダンでの飢餓を 取材しに行ったときのものです その日以来 この写真を
Sudan) (BİZDEN YÜZBİNLERCESİ)[Instrumental]
Sudan) (BİZDEN YÜZBİNLERCESİ)수단(우리중 수천만명이)
Sudan) (BİZDEN YÜZBİNLERCESİ)سودان - مئات الألوف منا
Sudan bütün mikropları alıyoruz.5、6、7、8つ折♪
Sudan bütün mikropları alıyoruz.Alle Keime entfernen wir aus dem Wasser.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.Chúng ta lấy đi tất cả mầm bệnh từ nước.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.In het water zitten nu geen bacteriën meer.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.Károkozóknak uccu, jaj, futás!
Sudan bütün mikropları alıyoruz.우리가 마시는 물속 모든 세균들.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.Koor: In het water zitten nu geen bacteriën meer.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.On enlève tous les microbes de l'eau.
Sudan bütün mikropları alıyoruz.Toate bacteriile din apǎ le îndepǎrtǎm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod